·572 syf.····Okunma: 21 Aralık 2021 23:22 Kitap başlangıçta biraz ağır ilerliyor. Oldukça uzun betimlemeler mevcut. Yazar Paris şehrini özellikle mimari olarak detaylarıyla anlatmıştır. Bana çok sıkıcı gelmemekle birlikte son kısımlarına doğru bir an evvel konuya geçse dediğim oldu. Sıkıcı bulanlar olabilir. Ancak hem Paris'i, hem de Notre Dame Kilisesini içerisine hikaye yerleştirilerek anlatılması güzeldi. Zaten konuya girdikten, olaylar başladıktan sonra ise kitap sürükleyici bir hal alıyor.
Notre Dame'ın Kamburu yani Quasimodo, yaratılıştan kusurlu, fakat temiz bir kalbe sahip olan kilisenin zangocudur. Çirkinliği yüzünden toplumda hor görülen ve sevilmeyen Quasimodo, insanların dış görünüşü hakkındaki çirkin yorumlarından kaçmış, yaşadığı Notre Dame Kilisesi'nin ruhu olmuş durumdadır. Karakter, Esmeralda'ya olan aşkı ve Rahip'e olan sadakatinin ikileminde kalsa da iyi tarafı temsil etmektedir. Kendisini koruması altına alan rahip Claude Frollo ise topluma örnek olması gerekirken, Esmeralda'ya beslediği duygular ile çığrından çıkan ihtiraslarıyla kötü bir karaktere dönüşmektedir. Bu iki karakterin hayatında büyük değişikliklere yol açan Esmeralda ise sokaklarda keçisi Djali'yle dans edip geçimini sağlayan çok güzel, hayat dolu bir çingene kızıdır. Kitapta Esmeralda'nın hayatıyla ilgili bambaşka bir hikayeye yer veriliyor. Benim en duygulandığım, en etkilendiğim kısım özellikle burası oldu.
Halk büyüye, cadılığa, kötü ruhlara ve şeytana takmış durumdadır ve bu hâlleri Ortaçağ'ın öne çıkan özelliklerinden birini vurgulamaktadır. Ben kitabı sevdim. Her kitap severin okumasını, başlayıp devam edemeyenlerin sabırla okumayı sürdürmesini tavsiye ediyorum. Şimdiden iyi okumalar.