Puan vermedi·304 syf.··
2021 47. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2021 01:19
John Fowles ile tanışma kitabım olan Koleksiyoncu,yazarın da yayımladığı ilk kitabı. Gerçekten kitap çok çok sürükleyici. Bu aralar kitap okuma isteğiniz yoksa Koleksiyoncu'ya bir şans verin, derim. Neyse kitabın konusuna gelelim. Romanda, Ferdinand adında bir kelebek koleksiyoncusu adamın uzun zamandır izlediği güzeller güzeli Miranda'yı kaçırıp mahzene hapsetmesi anlatılıyor. Kitabın başarılı olma sebebi;bana göre yazarın olayları başta Ferdinad'ın gözünden daha sonra da günlüğünü okuduğumuz Miranda'nın gözünden anlatıyor olması. Ferdinand Miranda'ya duygularını açmaktan çekinen özgüvensiz, toplumun dışında kalan sessiz biri. Zaten Miranda bana bakmaz, diyerek de ön yargılı. Parayı bulunca da kızı kelebek gibi koleksiyonuna katıyor. Böylece ona kendini aşık edebileceğini sanıyor. Ferdinand'ın gözünden okuyunca yer yer ona acıdım ama Miranda'dan okuyunca nefret ettim. Maalesef kadınlar bu tip erkeklerden hâlâ çekiyor. Bunları okumak hayatta var olduklarını bilmek çok acı verici. Bir kadının hiçbir hakkı olmadan bir adam tarafından özgürlüğünün alıması kadar kötü bir durum olamaz. Günümüzde bunun örneğini farklı yansımalarla ne yazık ki görüyoruz:( Miranda'nın sanata hayata olan bakış açısına, mücadelesine hayran oldum. Onun kurduğu güzel hayallerden birini şu şekilde kitapta ifade ediyor: "Evlenmek istiyorum, çocuklarım olsun istiyorum, her evliliğin annemle babamınki gibi olmayacağını kendime kanıtlamak istiyorum" Sokakta yürürken öldürülüp hayalleri yarım bırakılanBaşak'tan, Münevver'den, Emine'den, Özge Can'dan ismini sayamayacağım birçok kadından farksız Miranda .Dediğim gibi olaylar farklı olsa da ortak nokta özgürlüklerinin hiç hakları olmayan erkekler tarafından yani Ferdinandlar tarafından alınması. Kitabı roman diye geçmeyin. Okuyun, okutturun. Kitapla kalın.
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202410,9bin okunma
·
605 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.