Gönderi

Gezi Olayları eşliğinde Çağlar ın başından geçenler
7/10
·351 syf.··
2021 50. kitabı
17 yaşlarında bir ilçede yaşayan bir gençtir Çağlar İyice. Babası evi terk etmiştir. Annesi bu terk edişi psikolojik olarak atlatamamıştır. Tutku derecesinde bağlı olduğu ve sevdiği Kız kardeşi ile beraber yaşamaktadır. Dedesi eski bir belediye başkanı ve siyasetçidir. Dayısı ise dedesinin isminden yararlanarak siyasete girmiş kendi çarkını döndürmeye çalışan bir karakterdir. Ana konu Çağlar ın yaşadığı ilçe ye yetenek yarışması gelmesi ile başlar. Sonradan kilo sorunu olduğunu öğrendiğimiz Çağlar ın kız kardeşinin dans tutkusunu ve becerisini geniş kitlelere ulaştırma hevesi yarışmada dereceye girememesi ile son bulur. Dayısı siyasi imkanlarını kullanır ancak bir sonuç alamaz. Bu sırada Çağlar ile kız kardeşinin sevgisine, abi kardeş dayanışmasına ve desteğine çok net ve etkileyici şekilde şahit oluyoruz. Dedesinin ölümünden sonra Çağlar ın tek dayanağı olmuştur kız kardeşi. En yakın arkadaşı Cengiz ile Çiğdem in hayallerini gerçekleştirmek için ellerinden geleni yaparlar. Internete yükledikleri videolar tam karşılık bulacakken gezi olayları patlak verir taksim de ve günden birden bire değişir. Bu kaosu fırsata çevirmek için bir TOMA önünde moonwalk yapacaktır Çiğdem. Ancak Çağlar bunu tehlikeli bulunca kız kardeşi ve Cengiz tek başlarına bu planı gerçekleştirmek isterler. Geri kalan romanda gezi olaylarının ortasında gelişen olaylara tanıklık ederiz. Gezi ruhu, partizanların iç dünyası, gerçekte neler konuşulduğu, doğru bilinen yanlışlar, yanlış adı altındaki doğrular, umut, umutsuzluk ne varsa gezi olayları süsü ile verilir. İlk 100 sayfada , ilçede kendi aurasında yaşayan , dayısının gölgesinde rahatını sağlamış, kız kardeşinden başka tutkusu olmayan siyasi kimliği bile tam anlaşılamayan bir genci tanıyoruz. Okulu, en yakın arkadaşı, unutamadığı kız arkadaşı, dayısı ve annesi. Çiğdem in kaybolması ile başlayan yüzleşmeler ile özellikle de dayısı ile yaptığı konuşma ile roman bir boyut atlıyor. Babası ile , dayısı ile, annesi ile , Cengiz ile ayrı ayrı açılmaları oluyor psikolojik olarak. Tüm bu açılmalarda ana tema gezi olayları. Bir gezi olayının hiç alakasız bir olaya ve hayata nasıl etki ettiğini görünce ben de üzüldüm doğrusu. Roman boyunca en sevdiğim kısımlar parti isimleri, kurum ve bina isimleri ve hatta başkan ve yetkili isimlerinin dolaylı olarak tamlamalı anlatılması oldu. Bir de konuya yardımcı olarak aktarılan durum betimlemeleri çok güzeldi. Limandaki bir yük gemisi, madene giren bir çalışan, gökte uçan martı, gezi parkındaki farklı kişilik yada bir patron konuya yardımcı olan betimlemeler ile aktarılmıştı, ben çok sevdim. Edebi olarak doyurdu beni bu kısımlar. Özellikle dayısı ile , babası ile ve cengiz ile yüzleşmelerinde keyif aldım. Zira kitabın ilk 90-100 sayfası bana biraz durağan gelmişti anlatım olarak. Sonradan tempolandı sanki. Gezi olayları kısımları bana biraz fazla geldi. Hikayenin sonlarına doğru cengiz in çiğdeme duygularını da yine abartılı buldum. "Erken kaybedenlerde" hissettiğim duyguyu burada da hissettim. Tüm kahramanların yaşları 3-4 yaş büyütülse sanki her şey daha bir yerine oturacak sanki. Okurken tereddütlerim olsa da romanı bitirdiğimde iyi ki okumuşum dedim kendi kendime. Sadece babasının hikayesi biraz yüzeysel kalmış. Roman boyunca martılardan dert yanan Çağların roman kapanışında ölen martı ile dertleşmesi güzel bir final olmuş. Kahramanların yaş ayarlaması dışında ben okuduğum 2. romanı ile emrah serbes i beğendim. Dili hareketli, anlatımı sade. Betimlemeleri yerinde ve etkili.
Roman
DelidumanEmrah Serbes · İletişim Yayıncılık · 20205,1bin okunma
·
136 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.