En son bitirdiğim kitap ile herkese merhaba.
Kitabın anlatımı, başlangıcı, bitişi, gelişememesi gerçekten yarıda kitap bırakmak istemeyen biri olan bana çile oldu.
Üzgünüm…
Birilerinin belki hayatına dokunmuş, büyük değişiklikler yapmasına olanak sağlamıştır saygı duyarım.
Ancak benim için tam bir hayal kırıklığı.
Sonunda belki beni öyle bir noktaya getirir ki şaşırır vay be derim dedim ama olmadı.
Aniden biten eski Türk filmleri gibiydi. Hani ekranda şak diye “Son!” yazar ya hah işte öyle.
Bir kere her cümlenin sonundaki “!” işaretleri.
Sürekli okurken içimden bağırıyorum. Neden? İnandırıcı olması için ünlemden mi güç alıyoruz burada?
Bir başka sıkıntı sürekli Hasret Kurtuluş’un psikolog, psikolog aaaah psikolog diye cümle bitirişleri.
Bir başka problem tek düze diyaloglar.
Hemen örnek verelim;
-Efendim
-Burak amca, nasılsın?
-İyiyim Efe’ciğim, sen nasılsın?
-Ben de iyiyim, teşekkür ederim.
Bir sonraki sayfa:
Efe, nasılsın evlat?
İyiyim Burak amca, teşekkürler. Sen?
Ben de iyiyim.
Bir diğerine geçiyorum. “İyilik için! İyilik yapmak İçin! İyi insan olduğumdan! “ gibi dümdüz anlatımlar beni iyilikten soğuttu.
Fakat kitabın fotoğrafları her yerde. Özellikle belli bir kesim kapağının renklerinin tatlışlığından mıdır nedir paylaşmalara doyamamış.
Kitabı seçerken beni en çok etkileyen kitabın adı olmuştu. Bana çok dolu gelmişti.
Yazacak daha çok şey var ama çok da antipati yaratmamak adına ikinci baskısı 50.000adet çıkarılmış bir kitabın saygı değer okuyucularına ve her ne kadar bana göre başarısız olsada kitabın sevgili yazarına, kitap için harcanan ağaca hürmeten burada yorumumu bırakıyorum.
Herkesin her kitaptan aldığı duygu ve düşünce farklıdır.
Umarım okuyacak olan kişiler daha yoğun anlamlar keşfedebilir.
Bu arada okuyucu yorumlarına da dikkat edin ya birinci ya ikinci cümleden kopyala yapıştır yapılıp kitap övülmüş.