·232 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Ocak 2022 14:19 (Spoiler içerir)
Romanda Norveç gibi ekonomik ve sosyal refah seviyesi imrenilesi bir toplumdaki Komünist Parti’nin yapısından, üyelerinin birbirleriyle ilişkilerinden yola çıkılarak örgüt çelişkileri, gülünçlüğe varan yanlışlar zaman zaman mizahi ama çoğunlukla dramatize edilerek veriliyor. Norveç’teki komünist parti IKP(m-l)’den yola çıkarak bütün KP’lerin yapısındaki çelişkiler veriliyor dahası sosyalist ülkelerdeki çözülmede iktidardaki KP’lerin rolü değerlendiriliyor.
Komünist parti yapısının ve sosyalist toplumlardaki yaşam biçiminin değerlendirildiği bölümlerde kitap, romandan uzaklaşıp uzun bir makale havasına bürünüyor. Sanki yazar hangi türde yazacağına karar verememiş de ortaya roman-makale karışımı uzun bir metin çıkmış gibi. Buraları daha çok sol bir dergide Komünist Partilerin yapısal eleştirisi ve sosyalist toplumlardaki çözülmeyi işleyen analitik bir yazı havasına bürünüyor.
Mahcubiyet ve Haysiyet ile bu roman arasında benzeşen yönler var. İki romanda da başkahraman Norveç Dili ve Edebiyatı öğretmeni. Kişilik yönleriyle de her iki romanın kahramanı benzer özellikler gösteriyor: Öne çıkmayan bağımlı kişilik yapısı; öğrencilerle iletişimde sağlıksız, kusurlu öğeler, çatışmaya giden hatalar vb. Bu benzerliklerden hareketle sık sık yazarın da Norveç Dili ve Edebiyatı öğretmeni olabileceği ya da yakından tanıdığı bir öğretmeni anlatmış olabileceği izlenimine kapıldım.
Çoğu yerde görülen beş sayfa süren paragraflar, bitmek bilmeyen uzun cümleler, romanın hiç diyaloğa dayanmayan anlatımı okumayı güçleştirebiliyor. Olaylar diğer romandaki gibi kahraman bakış açısıyla veriliyor. Bütün bunlara karşın Dag Solstad eserini okutmayı başarıyor hatta kimi bölümlerde roman alabildiğine akıcılık kazanıyor. Yakın tarih konularına ilgi duyanların severek okuyacakları bir roman.