Bu kitabı seneler önce hayata karşı umutsuz ve mutsuzken okumuştum. Küçük Prens, Simyacı ve Martı Jonathan üçlemesi yaparak ufak bir kür ile tedaviye aldım kendimi. Hala umutsuz hissettiğim vakitlerde Martı’dan alıntılar okumaya çalışırım, aklıma getirdiğim sahneleri ile hayata bir nebze daha tutunurum. Hatırlamayı en sevdiğim parça ise bazı arkadaşlıkların zamanın ve mekanın üstüne olduğudur. Bu sayede birçok kırgınlık kısa sürede son buluyor. Zamanın ve mekanın ötesinde arkadaşlıklar kurabilmek dileğiyle. Keyifli okumalar…