Şairlerin mektupları, hele ki sevdâlı olduklarına mektupları, edebiyat araştırmacıları için büyük bir nimet olsa da biz okurların okumasını hiç etik bulmuyorum. (Böyle diyip ne kadar aşk mektubu varsa okuma isteğimi bastıramamın acısını onları okurken çekiyorum.)
Söz gelimi büyük bir şairim, aramıza yolların girdiği bir sevdiğim var yahut yakınımda fakat bana yüzü değil de sırtı dönük ve ona mektup yazıyorum. Mektubum elbette ki duygularımın aktarıcısı olur, dokunulan her satırda bir parçam bulunur, dünyayı görme açım belli olur. Daha da önemlisi ki "etik" konusunun devreye girdiği mesele, mektubu okuyan üçüncü şahıs benim sevdiğime, benim gözümden bakma imkanı bulur. Özelimi görür ve o da dokunur, eller. Benim olan kutsiyet mağdur olur, zarara uğrar, aitliğim olmaktan çıkar. Bununla da kalmayıp belki (aslında çok yüksek ihtimalle) yazdıklarıma, duygularıma dair yorumlarda bulunur, sevdâmı, sevme biçimimi eleştirir. Sözün bittiği yer tam da burası zaten.