Puan vermedi·487 syf.··
2022 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2022 12:32
İncili okumak bir Müslüman için cesaret gerektiren bir iştir. Çünkü Müslüman toplumu Kuran dışında diğer ilahi kitapları okunmasını hoşgörmez. Gençlerin okuyunca sapıtıp doğru yolundan uzaklaşacağına inanır. O yüzden fellik fellik incil'den uzaklaştırır gençleri. Ancak şöyle bir durum var ki öncelikle büyüklerimiz bile Kuran'ı hak edilen şekilde doğru dürüst anlamamışken gençlerden ne bekler onu da anlamış değilim. Neyse o başka bir konu aslında. Ama yine de bana göre incili okumadan önce Müslüman biri öncelikle bir vahiy kültürü bilgisine sahip olmalı diye düşünüyorum. Zira incili okurken incil'in bozulmuşluğunu, insan eliyle insan sözlerinin çokça eklendiğini bizzat görecektir her okuyan. Müslüman olmayan da Tevrat ve İncil ile beraber Kuran'ı samimi, iyi niyetli okursa ancak o zaman aradaki farkı görür. Aslında İncili okurken, doğru ve dürüstlüğü halkına öğüt veren, çıkarcı din adamlarını yerden yere vuran, sevgi şefkat iyilik tavsiyelerinde bulunan, hatta çok daha ileri giderek kötü nankör olana dahi iyilik ve sevgiyle yaklaşmayı tavsiye eden bir İsa Nebi tanırsınız. " sizden nefret edene iyilik yapın, Size lanet edenler için iyilik dileyin, Size hakaret edenler için dua edin, Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızıda çevirin. Sizi seveni sevmek Size ne övgü kazandırır. O nankör kötü kişilere karşı iyi yüreklidir siz de olun. " Lula 6/ 27-36 Ama başka bir yerinde " Yeryüzüne barış getirdiğimi sanmayın. Barış değil Kılıç getirmeye geldim. " (Matta 10/34 ) cümlesi, kılıç hakkından söz edilmesi, vahiy okuma kültürünü bilmeyen, inanmamaya şartlanmış kişi için son derece çelişki gibi görünür. Tanrı istediğinin kalbini yumuşatır istediğinin kalbini katılaştırır. İstediğini cennete istemediğini cehenneme götürür gibi Tanrı ile ilgili yanlış bilgileri okumak, Tanrı böyleyse, adil değilse, kişi niye inansın ki diyerek kişiyi isyan eşiğine getirebilir. Bu şekil okumalar, İnsan iradesi ile yaratılışı atlanmış, bütüncül okunmadan yoksun, vahiy bütünlüğünü kavramama olarak söylenebilinir. Aslında insana imanı anlatmak, vahyi bütüncül okunmasını söylemek soyut bir kavram olduğu için zor bir iştir. Maalesef Kimilerine anlatılamaz. Ayrıca, Kuran vahyi ile uyuşan bazı ilkeleri görmek mesela, Sadaka verme ile ilgili toprak kaya benzetmeleri, verilme gizliliği, iyi olandan verilmesi gerektiği gibi bölümlerle karşılaşmak hoş bir his bırakır insanda. ====" sadakalar sessiz olsun. Siz sadaka verirken sağ elin sol elinin ne yaptığını bilmesin. " Matta 6/ 1-4 Ayrıca, ====" Orucu sadece Allah için yapın. Perişan bir halde görünüp de oruç tuttuğunuzu belli edecek durumlara girmeyin. " Matta 6/ 19 =====" Buyrukların en önemlisi nedir? Tanrımız Rab tek Rab'dir. Bütün canınla kanınla Onu seveceksin. Tanrı tektir, O'ndan başkası yoktur." (Markos 12/32 33) gibi Tevhid inancı da gözlemlenen bir durum olarak karşınıza da çıkar. Ve daha buraya alıntılanamayan bir çok benzerlikte Kuran'ın vahiy kırıntılarına rastlaşabilir insan. ====İsa'nın Çarmıha Gerilmesi == Ancak İsa'nın çarmıha gerilmesi, çarmıha gerilmeden önce tokatlanması, dövülmesi taşlanması, başına dikenli taç ve mor kaftan giydirilmesi, Kuran'la örtüşmese de Kudüs valisi Pilatus'un İsa ile konuşup onun masumiyetini ikna olup da gözleri nefret, hırs kıskançlık bürümüş dönemin din adamlarına bırakacağını da düşünmeyenlerdenim. Fısıh bayramında adet üzere bir mahkumun serbest bırakılmasını Barabba eşkıyasının üzerine kullanan vali Pilatus' a karşı başkahinlerin isa'yı çarmıha gerilmesini istemelerini bir kurguya, oyuna getirmesi olarak düşünüyorum. İsa'yı ve ailesini hicret ettirmek için, güya İsa öldükten 3 gün sonra dirildi, kurgusunu çok iyi kuran bir Kudüs valisi Pilatus var incil'de. İsa'ya olan bağlılığını, sevgisini İsa yerine neden eşkıya Barabba' yı çarmıha gerdirterek göstermesin ki. Valinin zekice bir oyunla başkahinleri alt etmesini, İsa sandıkları eşkıyayı, çarmıha germe gösterisini ayarlamasını Valinin İsa Nebiye büyük bir sadakat, sevgi ve bağlılığının göstergesi olarak görüyorum. Zira İsa'nın öldükten 3 gün sonra 40 gün elçilerle konuşması ve görüşmesi zaten incil'de anlatılır. Böylelikle İsa'nın annesi, eşi ve çocukları ile hicret etme ortamı hazırlanmış, diğer elçiler da dört bir yana dağılarak İsa'nın sözleri ulaştırılması sağlanmıştır. Ben bunları da gördüm incil'de. Bir de bu bakış açısı ile okunulsa diye düşünüyorum. Gerçeği bulma çabası ve gayreti olan, doğruyu keşfetmekten bıkmayan, önyargısız, anlamaktan usanmayan, inadına hak ve hakikat aşığı herkese tavsiyemdir. Okunmalı ama biraz Kuran vahyi bilgisi ışığında. Yoksa özellikle Tevrat bölümlerinde peygamberler zaman zaman hile yapar, yalan söyler, oğullarının arasını açar, kızlarıyla ensest ilişkiye girer görürsünüz. İncil'de elçilerin işlerindeki gibi bölümlere.. dalarsanız da doğa üstü sihire, büyüye cinlere kaptırırsınız kendinizi. Bir dinin peygamberi böyle yaparsa inananı ne yapmaz der ya ateist ya deist olabilirsiniz. Hele bir de incili veya Tevratı laf olsun diye okuyup, gerçeği bulma çabası ve isteği bulunmazsa, Tanrı tanımaza doğru giderken bulur kendini insan adeta. Allah korusun ki olmadı değil. İyi okumalar.....
İncilKolektif · Kitabı Mukaddes Yayınları · 20202,357 okunma
·
286 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.