·192 syf.····Okunma: 12 Ocak 2022 01:05 Belki her ebeveynin saf niyetinde geliştiren bir anne baba olabilmek yatar. Niyetlerde sorun olmasa da uygulama kısmına gelince işler biraz zorlaşır. Çocuk yetiştirmek düzensizlik ve belirsizlikle baş etme sınavıdır diyebilir miyiz? Bence diyebiliriz. Ebeveyin olmaya karar vermiş her birey çocuğun gelişimsel dönemlerine yakından şahitlik edecektir. Doğan hoca bize bu kitabında gelişim psikolojisinin aşamalarından bahsetmiyor tabi ki. Gelişim dönemleri, ayrı bir kitap yazılacak derinlikte. Şimdi dönelim kitabımıza. Yazar bize bu kitapta geliştiren anne baba olabilmenin yolcuğundan bahsediyor. Bu yol nedir, yolda bizi neler bekliyor, bu yolculuğa ne kadar hazırız ve yol dediğimiz şeyden anladığımız nedir? gibi sorulara cevaplar buluyoruz. Bana kalırsa ne kadar okursak okuyalım ebeveyinliğe tam olarak hazır olamayız. Çocuğunuzla birlikte siz de yeniden büyüyecek, öğrenecek ve keşfedeceksiniz. Ancak kişi önce kendi gelişimiyle ilgilenmiş, kendine gereken özeni göstermiş olmalı çünkü kendi gelişimini önemsemeyen biri gerçekten gelişimin ne olduğunu anlayamaz. Kültürel kalıplarımız soluduğumuz hava gibidir. Bu kalıplara o kadar alışırız ki varlığını dahi farkedemeyiz. Çocuk yetiştirirkende kendi aile yapımızıdan gelen kültürel birikimlerimizi sorgulamadan aynen çocuğumuza uygularsak aslında kendi büyüdüğümüz ortamın bir benzerini çocuğumuza yaşatırız. Böylece farkında olmadan bir kısır döngüye girilir. Klonlaşmış aile yapıları sarar etrafımızı. Kültürümüzü bilinç süzgecimizden geçirmeliyiz. Çocuğunuzdan beklentileriniz nelerdir? Sadece yapılan davranışla mı ilgilenirsiniz yoksa çocuğun özüyle mi? Sorularını bir daha düşünmeliyiz. Bir çocuğun davranışı değil, çocuğun kendi terbiye edilmelidir. Aksi takdirde disiplin ve otoriteyle çocukta oluşturulmaya çalışılan öz denetim gerçek olmayacaktır. Ezberden gelen bir öğrenim ortaya çıkar. Gerçekten vicdan sahibi bireyler yetiştirmek öz denetim duygusunu kurmaktan geçer. Şimdi gelelim kitabın son bölümüne. Burada ki konumuz Doğan hocamızdan gelen bir tavsiye: Aile toplantıları. Yönetici bazen çocuğunuz olacak bazen de siz. Herkes sadece sırası geldiğinde konuşacak ve toplantı günleri ailenin en sevdiği yemekler hazırlanacak. Sizce de kulağa sıcacık gelmiyor mu? Doğan hocamız bunu ailesiyle sürekli yapıyormuş. Mekanı cennet olsun. O belki sadece çocuklarına baba olduğunu düşünse de Türkiye'ye de babalık yapmış çok değerli bir insan. Geride bıraktığı eserlerini şimdi daha çok kalbime dokunarak okuyorum.