Puan vermedi·516 syf.····Okunma: 15 Ocak 2022 22:28 Öncelikle dönem ve nostaljiye merakı olan biriyseniz, masumiyet müzesi tam da okumanız gereken kitap. Kitabın dili çok akıcı.Dizi izler gibi gözümde canlandı tüm sayfalar. Uzun zamandır uykum gelmesine rağmen elimden bırakamadığım nadir kitaplardan diyebilirim...Betimlemeler bazen uzasada o kadar gerçekçi o kadar hayatın içinden ki çok başarılı buldum.
Ancak gelelim eleştirilere..(Spoi içerebilir!)
Kemal karakterine ne kadar üzülsemde bazen o kadar baydı ki beni offf anladım yahu dedirtti.Bazen aşk değil ulaşılamayanın ,yarım kalmışlığın verdiği takıntı gibi geldi. Füsun ise bilmiyorum bir türlü masum bulamadım.Kemal'e bir aşkı olduğunu da hissedemedim. Gözü yükseklerde zenginlik, ünlü olma derdi olan birazda kendince komplekslere giren taşra güzeliydi.Ne sevimli geldi ne masum... Sadece obsesif kompulsif bozukluğu olan bir gencin hayatıni kendini yipratarak geçirmesi içimi burdu... Hayat bu yahu beyhude geçmiş gibi hissedip sonunda "Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım" demesi... Mutluluk göreceli yani bu konu üzerinde biraz daha derin düşüneceğim...
Bir de kitabın başında "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." sözü çok etkiledi. Gerçekten üzerinden zaman geçince, o geçen anın aslında ne kadar mutlu bir an olduğunu anlıyor insan. O yüzden bu sözü unutmayacağım. Şu an yaşadığım an belki de hayatımin en mutlu anı farkındalığı kulağıma küpe oldu...
Keyifle okudum Masumiyet Müzesi'ni umarım ilk fırsatta müzenin kendisini de görürüm.. Eminim okuyanlar, farklı bakış açılariyla da yorumlanmaya açık bu kitaptan zevk alacaklardır.