Selamun aleyküm 1000kitap okurları.
Bugün bir tane daha Yavuz Bahadıroğlu kitabını daha severek okuyup, bitirmiş oldum. Kendisine bu vesileyle Allah'tan rahmet dilerim.
Ben bu kitabı Köprübaşı adı ile okudum. Ama bu kitaba bir nevi Sel kitabının devamı gibi düşünüp SEL 2'de diyebiliriz.
Çünkü yine aynı karakterler ve gelişen olaylar Sel kitabının devamı niteliğinde. O yüzden benim tavsiyem bu kitabı okumadan Sel kitabını okuyunuz. Belki bu seriye bağlı başka kitaplarda vardır ama ben bilmiyorum.
Kitap Halk Partisinden Demokrat Parti'ye geçişin yani Adnan Menderes zaferine varıyor. Yani sene 1950'leri anlatıyor.
Bir tarafta para için, şöhret için, makam için ülkesinin kaynaklarını har vurup harman savuranlar, hatta hainlik yapanlar bir tarafta da vatanı için kalan üç beş kuruşunu da vatana adayacak olanlar var.
Olayların sonunda o kadar çekilen eziyetlerden, acılardan sonra insanı tebessüm ettirecek bazı neticeler yaşanıyor. Belki de Yunanı denize dökmenin, ülkeden gönderdikleri zamanın sevinci gibi...
Tarihimizden çıkaracağımız çok dersler var. Onları unutmamalı, hâkiki geçmişimizi hor ve kusurlu görmemeliyiz.
Hüseyn Hilmi Işık efendinin Dinde Reformcular kitabında yazdığı gibi ; Câhil ve aciz kimselerde yayılmış bir hastalık var; Geçmişleri kötülemek, ecdâdı kusurlu göstermek. #151980422