Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
201
Basım Tarihi:
1977
Yayınevi:
Yeni Asya Yayınları
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·201 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2021 02:17
Kitap, kurtuluş savaşı sırasında Yunanlılar tarafından işgal edilen İzmir ve Aydın halkının yaşadıkları acı, zulüm ve işkenceleri, verdikleri mücadeleleri yine onların gözünden anlatmış. Genç, yaşlı, kadın, erkek  kendi imkanları ile silahlanarak dağlara çıkmaları, milli mücadele için yaptıkları kahramanlıkları ve düşmanla işbirliği içinde olanları, kendi halkına vicdanı hiç sızlamadan zulm edenleri, fakat bunun yanında düşman birliklerinin içinden çıkan yapılan eziyet ve zulme vicdanı elvermeyip karşı çıkanları da es geçmemiş yazar. Tüm bu mücadele de yer almış olan Kerami Efe ile  vatanını, milletini iki kuruşa satan, düşmanla işbirliği yapan Davut Ağanın, güzel ve cesur, kızı Meryem'in aşkı hüzünlendiriyor insanı. Bazen gözyaşlarımı tutamayarak, bazen sinirden elim ayağım titreyerek okuduğum tarihi bir kitaptı. O dönemi anlatan pek çok kitapta olduğu gibi bu kitapta da ülkenin sosyolojik durumu, halkın psikolojisi de aktarılmış okuyucuya, takıldığım bazı konular üzerinde de  kitabı bitirdikten sonra uzun uzun düşününce haksızlık ettiğimi, farklı bir bakış açısı ile bakmam gerektiğini kabul ettim. Belirli bir düzen içinde ; örf adet ve gelenekleri ve inançları doğrultusunda yaşayan toplumun, getirilen yeniliklere tepki göstermesi, kabul etmek istememesi doğaldı. Bugün bu topraklar üzerinde böyle özgür ve rahat yaşıyabilmemizi, bu vatan için, namusu için, dini için canlarını, gözlerini bile kırpmadan verenlere borçluyuz. Hepsini Rahmet ve Minnetle anıyoruz.
Edebiyat
SelYavuz Bahadıroğlu · Yeni Asya Yayınları · 1977211 okunma
Kazandık mı? Kaybettik mi?
10/10
·201 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2022 17:47
Selamun aleyküm 1000kitap okurları. Bugün bir tane daha Yavuz Bahadıroğlu kitabını daha severek okuyup, bitirmiş oldum. Kendisine Allah'tan rahmet dilerim. Kitabın içeriği Kurtuluş Savaşı zamanındaki Aydın ve İzmir yöresinin durumlarını aktarıyor. Bir tarafta Din-i İslâm uğruna canımız feda! diyen Ahmet Gazi'ler, Hafız Murad'lar, Kerami'ler, Deli Hakkı'lar, Tekgöz Hamdi'ler, Yörük Ali'ler, Binbaşı İzzet Bey'ler,Halime Hala'lar, Meryem'ler varken bir tarafta vatanımızı işgal eden, türlü eziyetler yapan, haksız yere masumları katl eden Markos, Papadopulos, Alfredos, Apostol gibi hainler var. Birde bu hainler yetmezmiş gibi içimizde olan hainler de cabası.Bunun en büyük örneği de Davut Ağa. Aynı zamanda bu vatanın nimetlerinden fazlasıyla faydalanıp, savaş durumunda bu zamana kadar Osmanlı tarafından yapılanların %1'ini görmeyen Ermeni Dimitri ve Nikola gibi hainleri de var. Bu arada Meryem'de Davut Ağa'nın kızı. Kerami'ye öyle yardımlar da bulunuyor ki sanırsınız bu adamın kızı değil.Adam dedim ama lafın gelişi. İşte bu yüzden bir elin parmakları bile birbirine benzemezken insan kendi canından olandan da bazen farklı olabiliyor. Bundan böyle ders çıkarıp herkese de aynı bakmamak gerekiyor. Mücadele veren yiğitler, mücadele veren şerefli kadınlar türlü hainliklerden, türlü işkencelerden sonra kutlu zaferin sevinciyle dolarken bazı öz hakları,hürriyetleri elinden alınmaya çalışılıyor. Tabii ister istemez şu soru da onlar da oluşuyor. Biz Yunanlıları, Gavur ordusunu yendik mi, yoksa biz kaybettik mi?
1000Kitap
SelYavuz Bahadıroğlu · Yeni Asya Yayınları · 1977211 okunma
Sel hakkında
Puan vermedi
İmam-Hatip'de okuduğum yıllarda bir büyüğümün tavsiyesi üzerine okumuştum bu romanı... O günlerde bende etki bırakmış olmalı ki, biraz da nostalji olsun diye internet üzerinden arayarak bir sahaftan satın aldım ve yeniden okudum... Ortalara geldiğimde biraz baydı beni, sonunu zor getirdim... Her ne olursa olsun, bir kitabı yarıda bırakmak gibi bir huyum yoktur... Sona yaklaşırken, zaten ortalarında yazılış amacını hissettiğim kitabın sonunda net olarak anladım... O yıllarda hayranı olduğum Yavuz Bahadıroğlu'nu son yıllarda yeniden değerlendirmiş ve okumaya değmez sonucuna varmıştım... Dedim ya, biraz da nostalji olsun diye yeniden okumak istemiştim, çünkü bu günlerde, 33 yıl aradan sonra o kitabı okuduğum şehirdeyim... Sonuç olarak, kitap tamamen, sinsice Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı amacıyla, bir kahramanlık hikayesi üzerinden kaleme alınmış... Bizi de o yıllarda milli ve dini motifleriyle etkilemiş demek ki... Lâkin, tabiri caizse, artık yemiyoruz bunları... Bir kez daha anlıyorum ki, milletimizin kafası bunun için karışık; en hassas olduğu yerlerden yakalıyorlar insanlarımızı...
SelYavuz Bahadıroğlu · Yeni Asya Yayınları · 1985211 okunma
Puan vermedi·218 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2025 23:41
Bir millet kurtuluş savaşı vermişse ve bunu sadece fiziksel anlamda yorumlanıyorsa bu o kadar şehide hakarettir.Yavuz Bahadıroğlu bu kitabına kurtuluş savaşının verildiği dönemde halkımızın sosyal ve psikolojik durumunu ele almış.Onları bu denli birleştiren temel değerleri anlatmaya çalışmış.Bu kitabı okuduktan sonra bu değerlerin kaybedildiğini daha iyi anlıyoruz.Her kesimden her yaştan özellikle gençlerin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum...
Tarih
SelYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 2011211 okunma
10/10
·218 syf.·
2021 5. kitabı
Kurtuluş Savaşındaki acıları ,zulümleri, işkenceleri, onemsemedigimiz değerlerimiz için insanların canlarını nasıl feda ettiğini anlatmıyor yaşatıyor. Tarihi roman sevmeyenler bu kitapla başlayabilir bence.Sonra hep tarihi roman okumak isteyeceklerine eminim Kitapta beni üzen şeylerden birisi de değerlerimiz için de savaşıp savaşı kazanıp değerlerimizi kaybetmemizdi
SelYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 2011211 okunma
6/10
·218 syf.··
Beğendi
·
2023 82. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2023 00:00
Dikkat spoiler içerir. Ege bölgesinde Seyitköy köyüne bir sene önce gelen Davut Ağa, suyun aktığı yerden bir arazi almıştır ve köylüye artık suyu haftada sadece 3 gün vereceğini söylemeye gelmiştir. Aynı gün İstanbul'un düşman tarafından işgal edildiği bilgisi gelmiştir. Köyün imamı Hafız Ahmet bu duruma isyan eder. Ertesi gün Yunan askeri tarafından götürülür. Kerami de kardeşi Fatih sapanla Davut Ağa'nın saatini kırdığı için götürülür. Köylü arasında para toplayıp ikisini de kurtarır. Kerami Efe olur ve dağlara çıkar. Yörük Ali Efe ile isyan eder. Davut Ağa'nın kızı Meryem, babasının tam zıttı görüşlere sahiptir. Evlerine karakol kuran Yunanlıları hiç sevmez. Binbaşı İzzet bey efeler organize eder ve topluca saldırılara geçerler. Aydın'ı geri alırlar ama ertesi gün yine ellerinden çıkar. Davut Ağa'nın konağında Yunan işgal planları vardır. Kerami, Halime Hala ve Meryem ile işbirliği yaparak bu planları yüzbaşı Alfredos da dahil kaçırır. General ise köydeki tüm çocukları yakarak öldürür. Aydın'a eczacı kör Apostol gibi isimler de hainlik eder ama cezalarını bulur. Gün gelir savaş biter ve Türkler kazanır. Cumhuriyet kurulur. Kerami köye muhtar olup Meryem ile evlenmiştir. Acaba bundan sonra ne olacaktır? Şapka kanunu, Latince harfler, medrese kapatılması köylünün hoşuna gidecek midir? Davut ağa bu işten sıyrılabilecek midir? Kerami vatanı kimin kurtardığını düşünür? Cumhuriyet düşmanlığı olmasa güzel bir kitap aslında.
SelYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 2011211 okunma

Yazar Hakkında

Yavuz BahadıroğluYazar · 201 kitap
Yavuz Bahadıroğlu; yazar, tarihçi, gazeteci, radyo programcısıdır. Gerçek adı Niyazi Birinci'dir. Veysel Akpınar, Şeref Baysal, Bahadır Alp, Nurcan Sevinç müstear isimleri altında da yazıları, Hayreddin Sağbaş adı ile kitapları vardır. Evli ve üç çocuk babasıdır. 1971′de İstanbul'da gazeteciliğe başladı. Muhabirlik, araştırma-inceleme, röportaj ve fıkra yazarlığı yaptı. Gazete, dergi ve şirket yöneticisi olarak çalıştı. Gazeteciliğini muhabir ve röportajcı olarak sürdürürken, çocuklara yönelik eserler üretti. Yüzlerce çocuk romanı, hikaye yayınlandı. Aynı dönemde bir gazetede Şeref Baysal ve Veysel Akpınar isimleriyle iki köşe yazısı yazdı. Asıl çıkışını Yavuz Bahadıroğlu ismiyle yazdığı romanlarla yaptı. İlk romanı "Sunguroğlu" ve ardından yazdığı "Buhara Yanıyor" romanı ülkenin en çok satan romanlarından oldu. Genelde Osmanlı'nın çeşitli dönemlerini ele alan otuzu aşkın romanı vardır, bunlardan biri "Biz Osmanlıyız". Yavuz Bahadıroğlu; roman, çocuk kitapları, hikaye, araştırma, oyunlar, film yapılmış senaryolar ve fikri eserler olmak üzere yüzlerce çalışmaya imza attı. Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli konularda binlerce konferans verdi, çeşitli kurum ve kuruluşlardan ödüller aldı, iki kitabı Kültür Bakanlığı tarafından yayınlandı. Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden yazarın cenazesi Eyüp Sultan Camisi'ndeki hazireye defnedildi.