1000Kitap Logosu
Resim
Yavuz Bahadıroğlu

Yavuz Bahadıroğlu

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
7.7
7,7bin Kişi
30,1bin
Okunma
1.885
Beğeni
42bin
Gösterim
Tam adı
Niyazi Birinci
Unvan
Yazar
Doğum
Pazar, Rize, Türkiye, 1945
Ölüm
İstanbul, Türkiye, 22 Ocak 2021
Yaşamı
Yavuz Bahadıroğlu; yazar, tarihçi, gazeteci, radyo programcısıdır. Gerçek adı Niyazi Birinci'dir. Evli ve üç çocuk babasıdır. 1971′de İstanbul'da gazeteciliğe başladı. Muhabirlik, araştırma-inceleme, röportaj ve fıkra yazarlığı yaptı. Gazete, dergi ve şirket yöneticisi olarak çalıştı. Gazeteciliğini muhabir ve röportajcı olarak sürdürürken, çocuklara yönelik eserler üretti. Yüzlerce çocuk romanı, hikaye yayınlandı. Aynı dönemde bir gazetede Şeref Baysal ve Veysel Akpınar isimleriyle iki köşe yazısı yazdı. Asıl çıkışını Yavuz Bahadıroğlu ismiyle yazdığı romanlarla yaptı. İlk romanı "Sunguroğlu" ve ardından yazdığı "Buhara Yanıyor" romanı ülkenin en çok satan romanlarından oldu. Genelde Osmanlı'nın çeşitli dönemlerini ele alan otuzu aşkın romanı vardır, bunlardan biri "Biz Osmanlıyız". Yavuz Bahadıroğlu; roman, çocuk kitapları, hikaye, araştırma, oyunlar, film yapılmış senaryolar ve fikri eserler olmak üzere yüzlerce çalışmaya imza attı. Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli konularda binlerce konferans verdi, çeşitli kurum ve kuruluşlardan ödüller aldı, iki kitabı Kültür Bakanlığı tarafından yayınlandı. Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden yazarın cenazesi Eyüp Sultan Camisi'ndeki hazireye defnedildi.
94 syf.
·
Puan vermedi
Tuhaf Çocuk Hikayenin kahramanı çocuk, doğduğunda ilk kez, ağlaması gerekirken o gülmüş, bu yüzden de annesi onun adını "Tuhaf Çocuk" koymuş. Yazar da tarih, kırsal kesim, din, etik ahlaki değer gibi konuları bu çocuğun üzerinden vermeye çalışıyor. 🔹 Aslına bakarsanız, hikaye okuyucuyu hiç sıkmıyor. Ama nedense bana hikayede çocuğun, aslanlarla kapışması, aslanı hançerlemesi; onları öldürmesi gibi şiddet içerikli olayların yer alması; bana hikayenin çocuk gelişimine pek uygun olmadığı kanaatini getirdi. Dolayısıyla bunun için; ilk işim hikayenin, kitap kapağına bakıp, pedagog onaylı olup olmadığını kontrol etmek oldu. Maalesef değildi. O yüzden, bu hikayeyi çocuklardan ziyade yetişkinler okumasının daha uygun olacağını düşünüyorum. ๑ ◕‿◕ ๑
Gizemli okur
Okuyacaklarıma Ekle
220 syf.
·
5 günde
·
Puan vermedi
"Malazgirt Zaferi" İki kelime ama barındırdığı anlam kelimelerle ifade edilecek türden değil. KPSS çalışırken bu kadar heyecanlanmamıştım. Kitabı okurken kendime hakim olamadım. Bir yanım "Bir an önce oku ne olmuş öğrenelim" derken bir yanım "Koskoca Malazgirt zaferi; acelen ne, tadını çıkara çıkara oku" diyor. Evet sonunda şanlı bir zafer var ama nasıl gelindi oralara kadar. Hepsi çok kıymetli. Bir yandan Sultan Alparslan bir yandan kararlı, özü sözü bir Türk ordusu. Tabi aynı zamanda İslamdan aldıkları güç. Bir gayeye inandıktan sonra gerisinin bir önemi var mı? Türk milleti sabırsız, Anadolu'yu düşlüyor. Sultan Alparslan gönlünü vermiş bu ideale. Peki ya karşıda? İhtişamı seven Romen Diyojen ve Türklere oranla sayıca fazla ordusu. Sayıca diyorum çünkü sayıların yetemediği durumlar da var. Birlik ve beraberliğin, inancın, gayretin, dürüstlüğün, cesaretin, merhametin örneklerini göreceksiniz kitabı okurken. Savaşta komutana olan güvenin önemi bir hayli ön planda. O güveni hissettiremeyen Romen Diyojen de bunun farkında. Arkasında ordu değil de çapulcu sürüsü var. Çapulcu diyorum çünkü öyle bir güvensizlik var ki herkes kendi derdinde, kendi çıkarını gözlüyor. Dediğim gibi Romen Diyojen de bunun farkında ama teselli vereni bulunca görmezden geliyor gerçekleri. Kim bu teselli verenler acaba? Tabiki yanında bulunan adamları. Bu sefer de insanın aklına şu soru geliyor. Ordusu böyle olan komutanın eli kolu dediğimiz adamları ne haldedir acaba? Cevap şaşırtmıyor. Çoğunluğu çıkarcı insanlar. Böylece olunca bir savaş baştan kaybedilmiş olmaz mı? Harp sadece meydanda olmuyormuş. Yavuz Bahadıroğlu bu noktaya çok güzel dikkat çekmiş. İçten çürüdüğünü görmezden gelen Romen Diyojen göze görünür şeylerin varlığına aldandı. Yani kısacası ders çıkarmak isteyenler için çıkarılacak ders bir hayli çok. Yavuz Bahadıroğlu kitapta; "özünü kaybetme" mesajı verir gibiydi. Evet bir savaş yaptık ama bir savaş attan, kılıçtan ibaret değil diyordu. Ne olursa olsun değerlerini unutma diyordu. Ayrıca romanda bir baba oğulun hikayesine de yer verilmiş. Özellikle beni etkileyen yerlerden birisi de bu oldu. Ama bu konu hakkında ipucu vermek istemiyorum. Kitabın dili gayet açık. Yavuz Bahadıroğlu okuyanlar bilir. Sizi yoracak bir durum yok bu konuda. Sayfa sayısı da fazla değil yani okumakta zorlanacağınızı düşünmüyorum. Biraz kafam dinlensin beni yormayacak ama okuduğuma değecek bir kitap istiyorum diyorsanız gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz. #Sultanalparslanınaslanları #Yaşasınırkımızçinebedelkırkımız #edhoromendiyojen Hashtaglar kardeşimin özel isteği:D
Okuyacaklarıma Ekle
224 syf.
·
Puan vermedi
Mustafa Armağan, Mehmet Şevket Eygi, Kadir Mısırlıoğlu, Necip Fazıl Kısakürek, Rıza Nur bu gibi adamların yazdığı kitaplar ve söylediği sözler malesef ki tarihe geçiyor ve 100 sene sonra Türkiyede gerçek tarih gibi okutulacak. Bu isimler ünvanları ne olursa olsun güdümlü ve yandaş tarih yazan ve doğrusunu biz yazıyoruz diyerek insanları kandırmaya çalışan kişilerdir. Ağızları ve kalemleri çok iyi iş yapıyor özellikle Mustafa Armağan tam bir Twitter tarihçisi, olayları çarpıtarak, yalan yanlış şeyler söyleyerek, resmi hiç bir kaynak göstermeden şundan duydum şundan gördüm diyerek tarih yazılmaz. Bir konunun birden fazla kaynağı olacak ki gerçek olduğuna şüphe olmasın uydurulan resmi belgeler ile olmaz bu işler. Bir de tarih yazmasa insan hatırlar kimden duydunuz benim dedemi istiklal mahkemesinde asmışlar diye yada dedeme şunu yapmışlar diye hepsi yalan unutmayın bir yalan ne kadar büyük olursa inananı o kadar çok olur. Bende bir tarihçi olarak diyorum ki tarih asla tek bir kaynaktan öğrenilmez olaylarının devlet arşivleri, dönemin hatıratları ve yazılı metinlerinin hepsini okuyup analiz etmeniz lazım ki hangisi yalan hangisi doğru ortaya çıksın. Kitle psikolojisinde bir sav vardır bir şeyin gerçek olması önemli değil dir önemli olan gerçek gibi algılanması dır.
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.