Herkese merhaba, bir yıla yakın süredir İnstagramda gulsahokurken hesabım üzerinden kitap yorumlarımı paylaşıyorum. Bazı incelemelerimi burada da sizlerle paylaşmak istedim ve sevdiğim yazarlardan biri olan Tolstoy ile başlıyorum :)
Tolstoy, eserine Beethoven'a ait meşhur sonatın ismini vermişse de hikayenin ekseni müzik değil evlilik arkadaşlar.
Tolstoy evliliğinde mutlu değildi. Eşi Sophia ile ciddi görüş ayrılıkları vardı. Eşine sık sık hayatın anlam ve amacını taban tabana zıt anladıklarını söylerdi. Evliliği Tolstoy'a her geçen gün acı ve ızdırap vermekteydi. Oysa eşi Sophia, Tolstoy'a belki başka hiçbir kadının veremeyeceği kadar çok değer veriyor ve onu seviyordu. Her türlü zorluğa katlanarak kendisini kocasına adamıştı. Sophia, eşinin yardımına ihtiyaç duyuyordu, onu anlamak istiyordu fakat Tolstoy ona beklediğini hiçbir zaman veremedi.
"Bilmem hangi gerçekleri tüm dünyaya anlatmaya çalışan kocam, her zaman olduğu gibi, çocuklarına bir şey söylemek veya karısına yol göstermek yeteneğine sahip değildi."
48 yıl süren evliliğinin verdiği ıstıraba daha fazla katlanamayan Tolstoy, 82 yaşındayken hayatın anlam ve amacını bulmak üzere ve son günlerini tek başına geçirmek için eşini terk etti. Tolstoy kaçmıştı. Ne yazık ki yazar yolculuk esnasında hastalandı ve hayalleri de böylece yarım kaldı. Tolstoy, hasta yatağında yatarken, haberi alan eşi veda etmek için yazarın baş ucuna geldi, sevecenlik dolu sözlerle kocasına veda etti ve karşılığında aldığı yanıt; birkaç iç çekmesinden ibaretti...
Sevgili Tolstoy, evlilik, sadakat, ihanet üzerine birçok eser yazdı. Bunlardan biri de Kroyçer Sonat... Yazar, bu eserinden insanların bir ders çıkarmasını istemiş olacak ki, sonunda eserden çıkarılacak dersler başlığı altında kendi görüşlerini ifade etmiş.
Eser bir tren yolculuğu ile başlıyor ve trendeki bir adamın evliliğine dair anılarını anlatması ile devam ediyor. Şöyle diyor adam evliliğini anlatırken; İşte halimizin ne olduğunu göremediğimiz bir sisin içinde yaşıyorduk. Aynı prangaya bağlı, birbirine lanet eden, hayatı birbirine zehir eden ve birbirinden kurtulmaya çalışan iki kürek mahkumu gibiydik." Size de tanıdık geldi mi?
Kitap, yazarın kendi hayatından ve tecrübelerinden yola çıkarak yaptığı derin tespitlerden oluşuyor. Tolstoy'un evliliği eksenine alan birçok eseri var ve her bir eserinde kendi hayatından izler görüyoruz zaten.
Tolstoy Severlere tavsiyemdir. Herkese keyifli okumalar dilerim :)