Puan vermedi·237 syf.····Okunma: 16 Ocak 2022 15:11 Sait Faik Abasıyanık'ın çeşitli eserlerinden seçme öykülerin yer aldığı bir kitap. Aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığının ortaöğretim öğrencileri için belirlediği 100 Temel Eser’den biri. Kitapta başta Son Kuşlar, Semaver, Sarnıç, Havada Bulut, İpek Mendil olmak üzere birçok hikaye mevcut.
Öncelikle yazarın hayatından bazı kesitler sunmak isterim: 1906 yılında Sakarya’da doğdu. Kültürlü ve ilgili bir ailede büyüdü. Kırk sekiz yıllık hayatında ailesi maddi ve manevi olarak hep yanında yer aldı. Belki de bu rahatlıktan dolayı avare bir hayatı oldu. Kurtuluş Savaşı nedeniyle kesintiye uğrayan lise öğrenimini ancak 1928’de tamamlayabildi. Babasının desteğiyle İsviçre ve Fransa’da eğitim gördü ama bitiremeden yurda döndü. Bir okulda Türkçe öğretmeni olarak göreve başladı fakat sınıf disiplinini sağlayamadığı ve derslere geç geldiği için buradan ayrılmak zorunda kaldı. Ticaret hayatına atıldı; zarar ettiği için işi bıraktı.
Onun en iyi yaptığı iş yazmaktı. “Yazmasam deli olacaktım!” diyecek kadar yazmaya tutkundu. Çok iyi gözlemciydi. Hayatı ve insanları severdi. Sait Faik’in öykülerinde öyle olağanüstü, dramatik, çok komik, çok etkileyici olaylar ve durumlar göremeyiz. Macera, hareketlilik, heyecan, sürpriz rastlantılar yoktur. O sıradan yaşantıları, sıradan kişileri yalın ve basit bir şekilde anlattı. Her gün rastladığımız insanların göremediğimiz yönlerini anlatarak bir “farkındalık” oluşturdu.
Onun işi “küçük insanların” hayatına dokunmaktı. Kimler yoktu ki bu mahallede! Balıkçılar, tren yolcuları, parkta geceleyen kimsesizler, köylüler, çingeneler, işçiler ve daha nice insanların günlük yaşantılarına ortak olduk onun sayesinde.
Malum olduğu üzere Sait Faik Abasıyanık durum öyküsünün öncü ismi. Dolayısıyla onun hikayelerinde öyle düzenli bir olay akışı yok. Klasik serim, düğüm, çözüm bölümleri bulunmaz. Yazar adeta damdan düşer gibi pat diye başlar öyküye ve betimlemeler, iç konuşmalar, diyaloglar şeklinde öykü ilerler.
Bu arada bir not: “Parkların Sabahı, Akşamı, Gecesi” hikayesinde yazar park kelimesi için “millet bahçesi” tabirini daha güzel buluyor. Bu ifade günümüz yöneticilerine de ilham kaynağı olmuş sanırım.
Hayatı ve insanı keşfetmek, ayrıntıları fark etmek ve küçük şeylerden mutluluğun kapısını aralamak için Sait Faik’in hikayeleri okunmaya değer.