·261 syf.····Okunma: 18 Ocak 2022 15:36 İslam felsefesinin, tasavvufun, İslami ilimlerin en ışıltılı dönemlerinden birinde yaşayan İbn Arabi İslam felsefesi ve tasavvufu adına önemli bir yere sahiptir. Fütuhat-ı Mekkiye ve Fususu'l Hikem en önemli eserlerindendir. Aşk Risalesi kitabı da Fütuhat-ı Mekkiye eserinden bir parçadır.
Aşk, tasavvufun çıkış noktasıdır. Sadece tasavvufun mu? Hayır. Yaratılışın bile temelinde aşk vardır. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler, dağlar, taşlar özetle yaratılan her şey hâl diliyle aşkını anlatır. Burada alında insan istisnai durumdur. Mesela melekler sadece aşklarını haykırırken insanlar bu sınıfın dışındadır. Zira melekler aşklarını dile getirmek için programlanmıştır ama Allah'ın insana verdiği cüzi irade ile insan seçim yapma, tercihte bulunma eylemine sahip olduğu için melekler gibi programlama insanlarda yoktur. İnsan tercihen aşkını dile getirir. Aşk bu kadar kısa şekilde anlatılamaz elbette. O yüzden kitabı kendimce incelemeye devam edeyim. Aşk insanlık tarihini meşgul eden en önemli konulardan biridir. Zira tam tanıma sahip değildir. Ve kalpten kalbe yoğunluğu ve hâli değişkenlik gösterir. Hatta insanın yetkinliği de buna etki eder.
İbn Arabi aşkı ilahi, ruhani ve doğal olarak üç kısımda incelemiş. Tek seferde okunup baştan sona anlaşılabilecek bir eser değil. Derinlikleri olan bir kitap. Ancak bir kez okuyanı da eli boş gönderecek bir kitap değil kesinlikle. Günümüzde cıvık ilişkilerin adına aşk konduğu için böyle derin ve gerçek aşkı tartışmak artık zor geliyor. Ancak insanlar insansa da inanmasa da aşk vardır.