Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
Boyalı kuş' u okuyorum diyen birine "ne hakkında, nasıl bir kitap" diye sorulsa verilecek muhtemel en kestirme cevap; "soykırım,naziler, yahudilerin yaşadıkları" gibi anahtar kavramlar içeren cümleler olacaktır. Peki bu kitap gerçekten bir soykırım kitabı mı? "Hayır, değil" diyemeyiz bu soruya. Çünkü direkt olmasa da dolaylı olarak soykırım var. Ancak "evet, soykırım kitabıdır" da diyemeyiz. Dersek eğer çok olanı azaltmış oluruz. Yahudi bir çocuğun soykırımdan kurtulma sürecinde yaşadıklarını konu ediniyor. Çocuğun yaşadığı şeyler soykırımın kendisi değil, etkileri, sonuçları. Yaşadığı çoğu şeye onu maruz bırakansa; köylüler. O halde bu kitabı şöyle okusak çok daha doğru olmaz mı? Nazilerin istilasında soykırımdan kurtulmaya çalışan bir çocuk ile polonyalı köylüler arasında geçen olaylar. Daha da özetle bir çocukla köylüler arasında geçen olaylar. Yani merkezde bir çocuk ve köylüler var. Bir yere gelmeye çalışıyorum. Kitap, bir olaydan (soykırım), bir dönemden (II. Dünya Savaşı ve Naziler), kişisel bir tecrübeden (çocuk ve köylüler) çok çok daha fazlasını anlatıyor. Yazar muhtemelen bir çoğu kendi yaşadıkları olan dehşet veren olayları zaman ve mekan üstü bir dille harikulade ele alıyor. Kitapta çocuğun bir ismi, yaşanılan olayların bir yeri, çocuğun çok fazlaca bireysel tepkileri yoktur. Böylece çocuk tüm insanlığın temsilcisi durumuna geliyor. Boyalı Kuş metaforuyla da açıkça anlatıldığı gibi öteki ya da farklı olana toplumun gösterdiği acımasızlığı anlatıyor. Kişiselleştirmeden, zaman ve mekan üstü bir anlatım olduğu için okuyucunun hissettiği acı, çocuğun zayıflığına, köylünün sapkınlığna, bir diğer köylünün zalimliğine dayandırılmadan tamamen savaşın kendisinin ve toplumun öteki olana yaklaşımın bir sonucu olarak hissediliyor. Okunmasını ve filminin izlenmesini tavsiye ederim
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.