"Hayatın sana acımasız davrandığını mı düşünüyorsun; tek doz kemoterapi al, şükretmeyi öğren."
Okurken bile kanser kelimesi bizleri rahatsız ederken yazarımız bu gerçekle karşı karşıya kalmış.
Eşi ve iki kızı ile birlikte huzurlu bir hayat sürerken bir anda meme kanserine yakalandığını öğrenmiş. Uzun ve yorucu bir tedavi sürecinden sonra çok şükür ki sağlığına kavuşmuş.
Yaşadığı bu zorlu süreci; başkasının hayatına sihirli bir dokunuş yapabilimek, farkındalık yaratabilmek, bir kişiye bile umut olabilmek adına ve "Seni herkese anlatacağım, hiç kimsenin canını yakamayacaksın." diyerek kaleme almış. Çocukluk yıllarından okul yıllarına, arkadaşlıklarına ve evlenip çocuk sahibi olduğu yıllara da değinmiş yazarımız. Arkadaşlarının tesellileri, eşinin, çocuklarının, sevdiklerinin desteği ile güç almış ve "Sen ters ektiğin o soğandan öğrenmedin mi pes etmemeyi?" diyerek meme kanserini yenmeyi başarmış.
Farkındalık adına yazılan, erken teşhisin önemini de vurgulayan, gerçekte yaşanmış ve verilmiş bir mücadeleyi anlatan bu kitabı herkese tavsiye ederim.
Ayrıca yazarımızın son söz bölümündeki çağrısını buradan da duyurmak istiyorum.
"Bana bir şey olmaz demeyin, meme demeye utanmayın, erkeklerde bile görülebileceğini bilin, en kısa zamanda muayenenizi yaptırın. Hatta haydi, ne duruyorsunuz? Hemen, şimdi..."
"Çok meraklı, muzip ve neşeli bir çocuktum. Bir gün annemin, evimizin bahçesine domates, soğan, salatalık gibi sebzeler ettiğini görünce aklıma bir fikir geldi; soğanı ters ekecektim. Soğanın başını aşağıya kökünü yukarıya bakar şekilde toprağa gömdüm Çok merak ediyordum, ne olacaktı? Gökyüzüne doğru değil de toprağın altına doğru nasıl ilerleyecekti. Ama umduğum gibi olmamış soğan bir yolunu bulmuş yine başına göğe çıkarmıştı."
"Ben başardım sizde başarabilirsiniz yeterki UMUT olsun."
Sevinç Ergin