“Vardır cümle alem insan içinde, sen de varsın cümle aleme bir ayna mahiyetinde…”
Merhabalar.
Bugün sizlere, daha önce “Ruhum Mutlu Kal” kitabıyla kalemine hayran kaldığım Ahi Aratoğlu’nun “Yeryüzü Şahitleri” kitabının yorumunu getirdim.
Bazen okuduğun bir kitap sana bilmediğin şeyleri öğretmez; zaten inandığın ve yaşamaya çalıştığın değerleri yeniden hatırlatır. “Yeryüzü Şahitleri” benim için tam olarak böyle bir kitaptı.
İlk sayfadan itibaren insanın bu dünyada yalnızca yaşayan bir varlık olmadığını; yaptığı her davranışla, söylediği her sözle ve hatta sustuğu yerde bile şahitlik ettiğini hatırlatan bir eserdi.
İçeriğinde, merhametli, dürüst, sabırlı, yardımsever, ahlaklı, tutarlı, ölçülü ve cömert birey olmanın ne anlama geldiğini ayetler, hadisler ve düşündüren özlü sözlerle anlatılıyor. Sayfalar arasındaki zarif çiçek çizimleri ve sade anlatımı ise okumayı daha da huzurlu hâle getiriyor.
Ben zaten inancını önemseyen ve bu değerlerin hayatın merkezinde olması gerektiğine inanan biriyim. Bu yüzden kitap bana yeni bir yol göstermekten çok, yürüdüğüm yolu yeniden hatırlamamı sağladı.
Fakat okurken sürekli şu düşünceye döndüm: Bugün gençlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey belki de sadece başarı değil; yönlerini kaybetmemelerini sağlayacak en büyük gücün, sahip oldukları değerler olduğunu fark etmeleridir. Modernleşmek ile değerlerinden vazgeçmek arasındaki ince çizgiyi görmeleri ve insanı insan yapan merhameti, vicdanı, dürüstlüğü, ahlakı her koşulda korumaları gerektiği bilincinde olmalarıdır.
Bu nedenle kitabın özellikle genç okurlarla buluşmasını çok isterim. Çünkü bazen uzun nasihatlerden daha etkili olan şey, insanın kendi kendine sorduğu tek bir sorudur: “Ben bu dünyadan nasıl bir iz bırakarak geçiyorum?”
Altını çizdiğim çok fazla cümle oldu ve her biri bana