Petrikor

Jonah Axon
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 12 dk.
Sayfa Sayısı:
254
Basım Tarihi:
Nisan 2026
Yayınevi:
Limera Yayınları
ISBN:
9786259241647
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
Selam. Normalde kitap yorumlarımı bu üslupla hazırlamam. Ama Petrikor bende öyle bir iz bıraktı ki, bu kez okurken zihnimden geçenleri sanki bir dış ses anlatıyormuş gibi yazmak istedim. #kitapyorumu Okur, kitabı en güvenli alanında; evinde, sakinliği bulduğu ilk fırsatta, köpüklü orta şekerli kahvesi eşliğinde okumaya başladı. İlk işi kitabın adı olan Petrikor’un anlamına bakmak oldu. Sonra kendisinin de bir pluviyofil olduğunu öğrendi ve sayfaların arasına daldı. Metaforlar, iç monologlar ve adamla kadını sembolize eden gezegen paradoksu arasında kayboldu. Sanki her cümlenin altında başka bir cümle, her paragrafın içinde keşfedilmeyi bekleyen yeni bir anlam saklıydı. Neden yazar mahlas kullanmıştı? Okurun kafasında sayısız teori oluştu. Ayrıca kitaptaki adam ve kadın karakterlerin bu obsesif tavırları gerçekten nevrotik bir zihin yapısından mı kaynaklanıyordu, yoksa bunun altında bambaşka bir sebep mi vardı? Okurun zihni sürekli Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi’ne gidiyordu. Oradaki, sevdiği kadının dokunduğu her nesneye anlam yükleyen, aşkı giderek bir takıntıya dönüştüren karakteri hatırladı. Bu kitaptaki adamda da aynı durum mu söz konusuydu? Bu yüzden kitabı sık sık elinden bıraktı. Düşündü, analiz etti, hissettiklerini kendi içinde tarttı. Kitap okuru yoruyordu ama okur Başak burcuydu; detayları, ince ipuçlarını ve satır aralarına gizlenen anlamları seviyordu. Okur, okuduklarının yaşanmış hislerin izlerini taşıdığını daha ilk sayfadan itibaren sezmişti. Bu yüzden zihni hiç susmadı. Sayfalar ilerledikçe gerçekler tüm çıplaklığıyla karşısına çıktığında, kitaba bambaşka bir yerden bakmaya başladı; daha çok hissederek, daha çok empati kurarak, daha çok insan olmanın kırılganlığını düşünerek… Finali ise taş basamakların üzerinde, şehre kuşbakışı bakan masmavi
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
9/10
·254 syf.··
2026 73. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 16:30
Öncelikle hepiniz Yokluk Ülkesine hoş geldiniz. Yazar önsöz de herkesin bir kez bu ülkeye uğradığını söylüyor ki bence haklı. Kitaba hiçbir beklentim olmadan başladım ve inanın konusuna tam hakim değildim. Sıfır beklenti ile başladığım kitapları bu kadar sevmek beni çok mutlu ediyor. Hani bazı kitaplar vardır, bittiğinde sadece hikâyesi değil hissi de sizde kalır...Petrikor benim için tam olarak öyleydi. Kitabın adına anlamını veren o yağmur sonrası toprak kokusu, hikâyenin her satırına sinmiş gibiydi. Okurken sürekli içimde hafif bir melankoli dolaştı ama bu kötü bir his değildi. Aksine insanın içine işleyen, sakin ama derin bir duygu bıraktı. Altı çizili cümlelerim ve gece okuduğum için ara ara duvara bakarak düşüncelere dalmam kaçınılmaz oldu. Yazarın anlatımı aşırı süslü değil ama duyguları çok temiz geçiriyordu. Karakterlerimiz isimsiz olmaları beni gerçekten çok etkiledi. Ayrıca karakterlerin kırgınlıkları, suskunlukları, birbirlerine yaklaşırken yaşadıkları o iç çatışmalar gerçekten hissediliyordu. Çiftin arasında ki çekim baştan sona çok iyi işlenmişti. Özellikle bazı diyaloglar vardı ki altını çizmemek için kendimi zor tuttum. Malum kitabı karalama defterine çevirdim. Sanırım kitap bağırarak değil, usul usul etkiliyor insanı demem doğru olacaktır. Kitapta en sevdiğim şey ise atmosfer oldu. Yağmur, sessizlik, yalnızlık hissi… Sanki kitabı okumadım da yaşadım diyebilirim. Bazı bölümlerde karakterlerin çaresizliğine sinirlendim, bazı yerlerdeyse sadece sarılmak istedim. Lakin tam da bu yüzden gerçek hissettirdi zaten diye düşünüyorum. Çünkü yazar karakterlere isim vermeyerek kendinizi bulacağınız bir alan oluşturmuş gibiydi. Bence kitabın romantik tarafı abartılı değildi. Daha çok yaralı insanların birbirini anlama çabası gibiydi. Duygusal yoğunluğu sebebiyle
1000k
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
Selam kitap dostları! Bugün sizi ruhunuzun derinliklerine dokunacak, her satırında taze toprak kokusu alacağınız büyüleyici bir eserle tanıştırmak istiyorum: Petrikor. İsmini o hepimizin sevdiği yağmur sonrası toprak kokusundan alan bu kitap, sadece bir hikaye değil; gökyüzü ile yeryüzünün o mistik buluşma anına davet eden bir yolculuk. Modern bir anlatımla kaleme alınmış olsa da, okurken kendimi bir "modern klasik" atmosferinde buldum."Deneme-roman" tadındaki derin anlatımlardan keyif alanlar kaçırmasın derim. Yazar; yağmuru, toprağı ve gökyüzünü öyle ustalıkla kullanmış ki, dışarıdaki hava durumu sanki sizin iç dünyanızın bir yansıması haline geliyor. Kitapta karakterlerin sadece "Adam" ve "Kadın" olarak geçmesi bence eserin en güçlü yanı. Bu sayede hikayenin içine hapsolmuyorsunuz; aksine, kim olmak istiyorsanız o karakterin yerine kendinizi koyabiliyorsunuz Yazarın bölümler arasına yerleştirdiği gezegen anlatıları da ayrı bir keyif veriyor. Lapis ve Oasis, birbirine yaklaşmaması gereken iki gezegen. Tıpkı yeryüzündeki Adam ve Kadın gibi, bu gezegenlerin de yörüngesinden çıkamayan, birbirine kaçınılmaz bir yaklaşma içinde olan ruhların sessiz savaşına tanık oluyoruz "Gökyüzü ile yeryüzünün ortak kokusu", aslında hayatımızdaki zıtlıkların muazzam uyumunu simgeliyor. Hayaller ve gerçekler, hüzün ve huzur... Bunlar birbirine ne kadar uzak görünse de, aslında bir "koku" kadar yakın ve iç içe. Kitap, bu ince çizgide yürümenizi sağlıyor. Eğer sakin bir tempo, güçlü bir edebi dil ve insanın ruhuna dokunan bir 'kendini bulma' yolculuğu arıyorsanız; Petrikor tam size göre.
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
#fundaokuyupyorımluyor Gökyüzü ile yeryüzünün ortak kokusu... "Benim olamazsın ama yine de kal. Yanımda kalma ama içimde kal. Hayatımda kalma ama bende kal Gitme demiyorum ama kal." Vücudumuzdaki organların çoğu çift yaratılmışken kalbin tek yaratılması tesadüf müdür? Belki de kalbin tek oluşu, muhatabın bir tane olduğuna işarettir. Belki de kalbin arayışı bundandır. Kendisine karşılık gelebilecek titreşimini tamamlayabilecek bir frekans arar durur. Burası “Yokluk Ülkesi” buradaki karakterlerin ismi yok. Adam ve kadın diye bahsediliyor. Bu bir hikaye, arınma, anlam bulma hikayesi. Yokluk ülkesi diye tarif edilen yer ise aslında hepimizin hayatında bir kez olsun uğradığı o görünmez duygu hali. Birinin eksikliği, yarım kalmış bir konuşma, söylenememiş cümleler, geç kalınmış ihtimaller… Kitap, yokluğu sadece fiziksel bir eksiklik olarak anlatmıyor. Bazen bir sandalyenin boş kalışı, bazen susan bir ses, bazen de yan yana dururken bile birbirine ulaşamayan insanlar üzerinden insanın içindeki kırılganlığı çok güçlü hissettiriyor. Özellikle “Hatırlamak iyileştirmez, unutmak kurtarmaz.” cümlesi kitabı tek başına anlamlandırmaya yetiyor. Okurken gerçek ile hayal arasındaki çizginin silinmesi de çok etkileyiciydi. Çünkü insan bazen yaşadıklarından çok, yaşayamadıklarıyla yoruluyor. Belki de bu yüzden kitap yalnızca bir hikâyeden bahsetmeyip kayıplar, ihtimaller ve insan zihninin kendini koruma biçimi üzerine psikolojik bir yolculuk hissi veriyor. Kitap, okuru iç dünyasıyla yüzleştiren, bir o kadar sakin, olaylar karmaşasına mahal vermeden ağır bir tempoda ilerliyor. Kişinin duygusuna dokunan karakter ile ilişki kuran bir anlatım tarzı var. Psikolojik derinliği yüksek, güçlü tahlilleri ile ayrı bir tarzı yakalamış yazar. Karakterleri yaşatmıyor adeta sorguluyor, bütün
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
9/10
·254 syf.·
2026 44. kitabı
Yağmurun toprağa düştüğü an Petrikor.. Eserde bir “Adam” ve bir “Kadın” var. İsimleri yok. Karakterler bu şekilde ilerliyor çünkü hissettiğiniz satırlarda kendinizi bulmanız, kendi isminizi yerleştirebilmeniz adına. Bu seçim kitaba çok büyük güç katıyor: Okuyucu kendini kolayca yerlerine koyabiliyor. Hikâye bir ofis ortamında başlıyor, kadın ve adamın arasında güçlü bir çekim oluşuyor. Ama kitap olaylardan ziyade duygulara, iç çatışmalara, suskunluklara ve yarım kalmışlıklara odaklanıyor. Gökyüzü-yeryüzü metaforları, Lapis ve Oasis gibi gezegen imgeleri üzerinden insan ruhunun kozmik boyutunu anlatıyor. Aşk burada sadece iki insan arasında değil; varoluşsal bir çekim, aidiyet arayışı ve yokluk ülkesi'ne yapılan yolculuk gibi işleniyor. Kadın ve adam birbiri için hissettiklerini anlamlandırırken Lapis ve Oasis gezegenlerinin çekim alanları bazen yaklaştı bazen uzaklaştı. Her gezegenin kendine ait bir karakteri, bir ruh mührü vardı: kimi ateşten doğmuş, kimi rüzgarın sırrını taşıyor, kimi karanlığında gölgesindendi, kimi ışığın kendisiydi. Hayatta hissettiğimiz duygu durumlarını, ikili ilişkileri, gururu, inadı, yalnızlığı, hüznü her duyguyu barındırıyor Petrikor içerisinde. Okurken sakinlik hissi ile birlikte çoğu kısımlarda hayatın içerisinde inişli çıkışlı yaşadığımız duygu durumları oldukça samimi tanıdık geldi ve çabuk okuyabileceğiniz hislere, duygulara dayalı bir eser.
İnceleme
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
9/10
·254 syf.··
2026 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 18:10
İlk elli sayfa toksik bir ilişki mi okuyacağım yoksa dedim sonra ki yüz sayfa neden bir kısır döngü içindeyiz dedim. Devam ettikçe bir yerde anlatılmaya çalışılan bir yara var dedim. Son sayfalara geldiğimde ise şimdi oldu dedim şimdi anlaşıldı gelgitler, şimdi anlaşıldı korkular.. Bir adam ve bir kadın aynı işyerinde çalışıyorlar, aralarında bir çekim oluyor olmasına amaa ömrü dolmuş kara deliğe çekilen bir gezegen gibi öyle aceleci öyle umutsuz... İkili ilişkilerde kırılma noktalarını göstermiş bize yazar. Yağmur kokusu bu ilişkinin neresinde? Adam ile kadın neler yaşadı? Sonunda neler oldu da şimdi oldu dedin derseniz okuyun derim.
1000Kitap
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
Petrikor
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 12:34
JONAH AXON - PETRİKOR Merhaba arkadaşlar Haziran ayına bu güzel kitap ile giriş yaptım. Sevgili @. kaleminden çıkmış bir eser. Birkaç alıntı ile giriş yapmak istiyorum.. ‘Mesajlaşma tarihinin en tartışmalı kelimelerinden biri, belki de küçücük bir kelime olan tamam’dır.’ ‘Sanki ne zaman bir araya gelseler, yağmur ‘Ben de geldim’ der gibi arkalarından koşuyordu..’ ‘Kadının okuduğu kitapları, kadının haberi bile olmadan, gizli bir ajan ciddiyetiyle kitapçılardan alıp okumaya başlamıştı. ‘’Bir cümlenin ağırlığı, söyleyenin kim olduğuna bağlıymış.’ Eser 254 sayfadan oluşuyor. Çok akıcı bir dili ve içine çeken konusu var. Petrikor nedir? Öncelikle bundan bahsedelim: PETRİKOR : Yağmur damlaları kuru toprak yüzeyine çarpar ve burnumuza çok güzel bir toprak kokusu gelir ya işte ona Petrikor deniyormuş. ( Bende kitap sayesinde öğrendim ) Size bir Yokluk Ülkesi’nden bahsedeceğim. Haritalarda bulunmayan bir ülke.. Bu hikayede isimler yok. Sadece Kadın ve Adam var. Sebebi; kendimizi onların yerine koyalım diye Olaylar da yok. Sadece his var. (Tabi bu his bana genel olarak sinir olarak yansıdı ) Hikayemiz genelde ofis ortamında geçiyor. Adam kadına aşık, kadının ne hissettiği (bana göre) belli değil Kadın ve adamın hislerine göre ise Lapis ve Oasis gezegenleri hareket etti… Kitap çok ilgi çekici, gerçekten farklı bir konusu var. Adam her zaman kadına yaklaşmaya çalışırken, kadın bir o kadar kalın duvarlar ördü, gururundan ölecekti…ve bu beni aşırı sinirlendirdi, kitabın başında gülerken birden üzüldüm birden kızdım..yazarımızın yapmak istediği tam da bu his değişimi Aşk için kendini bu kadar küçültmek sizce doğru mu İnsanın içinde yaşadıkları mı daha gerçektir, yoksa dışında yaşadıkları mı Yorumlara cevaplarınızı bekliyorum.. Yorumumu okuduğunuz için
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Herkese merhaba, bugün Jonah Axon’un Petrikor kitabı ile geldim. Kitabımız, adını hepimizin sevdiği Yağmur sonrası toprak kokusundan alan bu kitap, gökyüzü ile yeryüzünün buluşma anına giden bir yolculuk. Gökyüzü ile yeryüzünün ortak noktası aslında hayatımızdaki zıtlıkların uyumunu simgeliyor. Birbirine uzak görünen her şey aslında çok yakın, iç içe. Kitap, bu noktada ilerliyor. Kitapta karakterlerin adı sadece “Kadın” ve “Adam” olarak geçiyor. Okurken gerçek ile hayal arasındaki çizgi göremiyorsunuz. Hikayemiz bir ofis ortamında başlıyor. Karakterlerimiz olan kadın ve adamın arasındaki çekim anlatılıyor. Kitabımız olaylar haricinde duygulara, iç çatışmalara ve yarım kalmışlıklara değiniyor. Ayrıca gezegen isimleri üzerinden insan ruhunu anlatıyor. Her gezegenin de kendine ait bir karakteri bir ruhu var. Aralarında kuvvetli bir çekim olmasına rağmen kavuşamayan iki kişiyi konu alan bu kitap sonuyla sizi fazlasıyla şaşırtacak. Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
Adam ve Kadın
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Bir yanda bir kadın ve bir adam bir yanda Oasis ve Lapis… Söylenenler, söylenecek olanlar, söylenmesi imkansız görünenlerin gölgesinde süzülen iki ruh misali yolları kesişen iki gönül, küçücük selamlaşmaların, kahve alırken edilen iki kelamın hayatın akışına etkisini satırlarda bulduğumuz roman… Büyük büyük olaylar, kaoslar değil de bir bakışın, kısacık bir “nasılsın?” Sorusunun derin hislere yelken açtığı bir roman… Yüz yüze gelince aklın ve kalbin yolunu şaşırması mı dersiniz yoksa asıl olanı bulması mı dersiniz bilinmez lakin suretin ve rujun isimlerden sıyrılıp aidiyete doğru kendini konumlandırdığı ılık ılık saran cümleler var burada… Anlamlandırma arayışından ziyade iki insanın ritmik çekimi var… Başta hissedilen o yakınlığı… Ardından gelen inkar ve takip eden istemsiz bir yakınlık… Yazar okura fısıldıyor: “Adam artıydı, kadın eksi; aralarındaki denge tam da buydu…” Onlar bu dünyada iki dürüst ancak gururlu gezegen misali… Çekim alanları bir bağ mı yoksa yıkımın habercisi mi dersiniz? Bir kadın ve bir adam… Atılan mesajların niyetler ile savaştığı, kaçışların sonunda gelen kavuşmaları akıcı ancak sade bir anlatımla bulmak benim için çok keyifliydi. Tam bir Mayıs romanı okudum. Yer yer ılık esintiler bazen üşüme hissi… Huzuru veren o hafif sıcaklıktan saç diplerinizin dahi aldığı soğuk duş sızısı… Adam ve kadın, kendi yüreklerinin ve zihinlerinin ördüğü duvarları yıktı mı? Yoksa bir tuğla daha mı koydu? Birbirlerine dağ olup omuz mu verdi yoksa yürek burkan bir anı olarak mı kaldı diye merak edenleri “Petrikor” bekliyor… Hayatınızın akışına bir dinginlik katacak ilişkileri ve kendinizi eleştiri süzgecine alacak türden isimlerin değil hislerin romanı olarak okuru bekliyor… Şimdiden keyifle okumanızı dilerim… Not: Japon ve Kore edebiyatı çok sevdiğimden
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
8/10
·254 syf.··
2026 27. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 15:21
Kitaptaki karakterlerimizin isimleri yok. Aslında yazarımız belki de hissettiğimiz yerlere kendi ismimizi yazmamızı istiyordur belki de. Bir de duygularımızı anlatırken iki gezegenimiz var Qasis ile LapisBiraz karışık anlattım gibi görünse de kitapta duyguları gezegen hareketleri ile keyifli bir şekilde bağdaştırmak da yazarımızın kabiliyeti Adam kendi halinde, kitap okumayı seven, pozitif, samimi, bireysel iletişimde başarılı ve yanlızlığı seven biridir. Ama bu yanlızlığıni zamanla aynı işyerinde çalışan bir kadın bozdu. Kadın ise mesafesini korumaya çalışan, adam ne zaman yakınlaşsa araya duvarlar ören biridir. Burası yokluk ülkesiydi.Bu sadece adamin hikayesiydi. Çünkü kadın hikayenin içinde hic başrol olmak istemedi. Hep duvarlar ördü, adamı hep engelledi. Tek başına aşkı bu kadar güzel yaşayan bir adam Kitapta zaman zaman kendimizi sorguladığımız zamanlar da oluyor. Aşk için bu kadar fedakarlik yapmak, kendini yok saymayarak adam kendine ihanet mi etti? Kaya gibi sert durarak aşkı kaybetmek ne kadar üzücü. Kitapta zaman zaman mutlu gibi görünseler de adam ile kadın asla bir bütün olamadı. Ben mutlu son beklemiştim Kitap hiçbir zaman sıkıcı olmadığı gibi çok akıcı ilerledi. Keyifle hafta sonu kahvenizi yanınıza alıp okuyacağınız güzel bir kitap.
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
Reklam