Zülfü Livaneli'nin Son Ada kitabından sonra okuduğum en iyi kitabı diyebilirim.
Kitaba bayıldım. Tam Türk dizisi tadında. Kitabı bitirdiğimde gözlerim doldu, ağladım. Nasıl yazdın be üstad! Okurken gerçekten bunu Zülfü Livaneli nasıl yazmış dedim. Gerçekten tebrik ederim büyük yazar.
Okurken adeta yaşadım. Öyle sıradan bir kitap değil, tam kitap adının dibine kadar yaşatması.
Konusuna gelirsek;
Meryem Van gölü kıyısında bir kasabada Allah'ın kendisini sevmesinden başka bir şey beklemeyin 17 yaşındaki bir kız. Şeyh amcasının tecavüzüne uğramış. Bir töre cinayetine kurban gitmek üzere. Profesör Doktor İrfan Kurudal İstanbul'u tanınmış bir aydın. Hayattan hiçbir beklentisi kalmamış sahip olduğu her şey geride bırakarak teknesi de amaçsız bir Ege yolculuğuna çıkıyor. Cemal gabar dağlarında PKK peşinde koşmuş bir komando. Askerliğini bitirip eve döndüğünde ömrünün en zor görev ile karşı karşıya kalıyor: ailenin yüz karası amca kızını töre gereği öldürmesi gerekiyor her biri mutluluğu arayan Meryem İrfan ve Cemal. Ve ortak buluşmaları onları bağlayan buluşturan kaderin devamı bu kitapta...
Bununla kalsa iyi Türkiye gündemi Ortadoğu, Doğu Anadolu her şeyiyle kitap mükemmel bir anlatım sunuyor.
Şiddetle tavsiye ediyorum.