Bu kitabı okurken genel olarak hissettiğim Feriduddin Attar da inanılmaz bir ölüm korkusu olduğuydu. Hatta bir pasajda diğer kuşları ikna etmek için Huthut kuşunun kullandığı yöntem ölüm korku üzerinden diğerlerini ikna etmekti. Hatta bir ara herşeyin hiçliğe bağlandığı bir nokta oluşturuyordu ölüm üzerinden. Değerlerin degersizligi biraz nihilist bir yaklaşım gibiydi. Birde üzerinde durmak istedigim, kitapta belli hikayelerde escinsel konular vardı. İki erkek arasında ki derin aşk hikayeleri. Ama tasavvufda işlenen "aşk" teması bildiğimiz duyguyla alakalı olmayabilir, yalan olmasin bu yaklaşım hakkında çok bilgim yok maalesef. Son olarak "Seni yaşaman için yetiştirdiler; fakat ölmen için bu aleme getirdiler."