Çevirisini dört gözle bekleyip daha okumadan sevdiğim, tek solukta okudugum ve okuyunca aşık olduğum bir kitap oldu.
Adam ve Olive çiftine bayildim..Karakter yapilari ve zevkleri zıt olmasina rağmen aralarındaki uyuma mest oldum. En sevdiğim romcom ciftleri arasına girdiler.
Olive o kadar iyi bir insan ki eski sevgilisine aşık olan arkadasi Anh kendini kötü hissetmesin diye başkasıyla görüştüğü yalanını söyler ve randevu diye evden çıkıp doktora yaptığı üniversite laboratuvarında çalışmaya gider. Olive koridorda arkadaşını gördüğünde o kadar panikler ki karşıdan gelen ilk adamin dudağına yapışır. Kaderin cilvesine bakın ki öptüğü kişi üniversitede pislik diye nam salan prof. Adam Carlsen'dir. Ve ikisi de sevgili oldukları yalanını farklı nedenlerle sürdürmeye devam eder.
Kitabin ilk yarısı çok eğlenceli ve tatlıydı. Özellikle Anh, bilmeden çiftin yakınlaşması için elinden geleni yaptı ve beni baya güldürdü. Kitabin diğer yarısında ise Adam'in içinden başka bir şey çıktı. Kitap boyunca kendini nasıl tuttuğunu anlamadığım şekilde ateşli bir beyefendiye dönüştü ama öyle böyle değil. Baslardaki soğuk ve kendini beğenmiş adam gitti, tutkulu bir aşık geldi. Tom'un yaptıklarından sonra olumsuz şeyler yaşansa da sahiplenen adam tutuşunu sergiledi yiğidim.