Yeniden iyi biri olmak mümkün
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
Duyguların allak bullak olduğu, üzülürken kızdığımız, kızarken empati yapmaya çalıştığınız ve içinizin sisle kapanmasını göze alarak okumanız gereken ama kesinlikle okumanız gereken bir kitap. İki çocuğun yaşamını çok iyi anlatıyor. Uzun zamandır bu kadar derinden etkilendiğim bir kitap olmamıştı. Bir kitabı okuduktan sonra böylesine kötü hissettiğimi, ağlamaklı olduğumu, tepkisiz ve sessiz kaldığımı hatırlamıyorum doğrusu. Yazarımız kitabın ilk sayfasından son sayfasına kadar, olayları ve kişileri çok güzel organize etmiş ve birbirleriyle ilişkilendirmiştir. O kadar çok duyguya dokunuyor ki öyle şeyler hissettiriyor ki, zaten her bir olay haber bültenlerinde her akşam var yani hayatımızın tam içi ama çok güzel anlatılmış harika bir eser.(Kimi zaman kızarak kapattım kapağı.) Sovyet işgali, tecavüz, utanç… Bu kitap genel anlamda sessizliği ifade ediyor. Emir’in Hasan’a yapılanlar karşısındaki sessizliği, Hasan’ın kendisine yapılanlar karşısındaki sessizliği, yetimhanede çocuklara yapılanlar karşısındaki müdürün sessizliği, stadyumda kadına yapılanları izleyen seyircilerin sessizliği… Fillerin tepiştiği sırada ezilen çimenlerin acılı hayatları, çaresizlikler, boyun eğişler, kardeş gibi sevmene rağmen arkadaşım dedirtmeyen ayrımcılık, savaş zulmü, haklı olmanın hiçbir anlamı olmayışı, insan hayatının değersizliği , bir babanın içinde yaşadığı fırtına ve yaşattığı ulaşılmazlık... Herkesin hayatında pişmanlıkları vardır. Bazılarımızın pişmanlıkları kitaptaki gibi geri dönüşü yoktur. Altüst olan hayatlar, yıkılan yuvalar, annesiz babasız kalan evlatlar, evladına yiyecek bir şey alabilmek için protez bacağını satmak için pazarlık yapan baba… Keşke her şey bir kitaptan ibaret olsa bunların hiç biri yaşanmamış ya da yaşanmıyor olsa, bunu gibi olayların yaşanmayacağı bir dünyaya uyansak. Gözyaşlarına, acıya tanık olmayan çocuklara… ‘’Bombaların yağdığı, sömürgelerin üst düzey olduğu, tüm ülkelerde çocuk çok ama çocukluk yok.’’ Uçurtma Avcısı, biri efendi diğeri hizmetkar olan iki arkadaşın hikayesini anlatmaktadır. Masum, yetenekli, cesaretli aynı zamanda efendisine sadık olan Hasan’a çok üzülebilirsiniz. Emir ve Hasan arasındaki diyaloglar çok etkileyiciydi. Mesela benim hayatım boyunca unutamayacağım diyalog; Emir, ‘’Benim için gerçekten yerdeki pisliği bile yer misin?’’ diyor. Hasan, ‘’Tabii ki yerim Emir ağa ama asıl sen benden böyle bir şey yapmamı ister misin?’’diyor. Hasan’ın uğradığı tecavüz sonrası ona yardım etmeyen Emir yıllarca bunun vicdan azabını çekerek yaşar. Kabil’de başlayan Emir ve Hasan’ın öyküsü, Amerika’da Emir ve Sohrab olarak bitti. Assef’e olan sinirim öfkem geçmeyecek galiba. Okurken o kadar çok acı içerisinde ölmesini istedim ki bir insan nasıl bu kadar zalim olabilir. Hasan’ı asla unutmayacağım. Dostu için pislik yemeyi bile göze alabilen güzel çocuk, güzel insan, güzel eş, güzel baba. Seni çok sevdim. Şimdi benimde güzel kahramanımsın… Ve son olarak Sohrab’ın da babasının kaderini yaşaması. Cinsel tacize uğramış bir çocuğun aynı şeyleri yaşamak istemediği için intihar etmesi. O kadar çok etkilenip ağladım ki ama ölmediğini yaşama tutunduğunu görmek beni rahatlattı. Canım sohrab’ım…
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2017192,3bin okunma
·
140 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.