Afrikalı bir yazarın Nobel aldığı haberi üzerine doğan merakla, kitap sitelerinde tanıtılan eserlerinden en beğendiğim kitap ismini seçerek tanıştım Gurnah’la.
Kitap tanıtımlarını okuduğumda öykülerinin hepsinin aynı merkezde döndüğünü gördüm; Gurnah, İngiltere’ye göç öykülerinden kombo yapmış diyebiliriz.
İngiltere’ye göçmüş Zanzibar’lı bir tutunamayanın İki uçta gidip gelen yaşam öyküsü konu edilmiş “Sessizliğe Hayranlık”ta da.
İngiltere sömürgesi olduğu dönemdeki ile bağımsızlık kazansa da bir türlü bağımsız olamayan gündelik yaşantısını değerlendirmiş ülkesinin. Hikayede, Afrika’nın makus kaderi üzerine, önce sömürge ülkeleri sonra da kendi yöneticileri tarafından uğradığı ihanetten bir alt zemin oluşturulmuş. Kahraman da halkının yaşadığı sefalet ile İngiltere’de kendi yaşadığı konfor alanını karşılaştırırken kendini haklı çıkaran bir savunma mekanizması kurmuş romanda. Sanki İngiltere’deki hayatı yaşadığı zorluklar karşısında ona hediye olarak sunulmuş gibi.
Bir İngilizle beraber yaşıyor, melez bir kız çocuğu var ama hayatından dışlanmış hissediyor kendini. Okura sürekli açıklamalar yaparken, bir değersizlik hissi taşıyarak kendi kendisiyle konuşur gibi varoluşunu sorguluyor. Sürekli geçmişe giden, çok parçalı çocukluğunda sonlanan hikayeler iç içe geçmiş anlatım tekniğinde.
Uzun yıllar sonra ülkesine yaptığı ziyaret adeta pişmanlığa dönüşen bir geri dönme isteği ve yeniden İngiltere’ye sığınma tutkusu uyandırıyor kahramanımızda. Uçağa koşarcasına biniyor ve sifonu çekmek kadar kolayca kurtuluyor geride bıraktıklarından ve tıkalı tuvaletleri ile baş başa bırakıyor onları. Geri döndüğünde onu kucaklamasını, sarıp sarmalamasını istedikleri hâlâ orada mı acaba?
Sonunu söylemeyeyim, ayıp olur. Okursanız öğrenirsiniz;
Göçmen ruhunun yanan kanatlarla uçmaya çalışırken nasıl da acı çektiğini.
Kendinden başka sığınacak yeri olmayanların dünyayı gezip durmaları, umutsuzca; suçlanabilir mi?
Bence hayır.
Arayış çaresizlikten kaynaklandığı sürece birazcık masumiyet barındırır kanımca.
Ne dersiniz?
Keyifli okumalar dilerim… Sessizliğe Hayranlık