·632 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Ocak 2022 16:24 Çok etkilendiğim, çok sürükleyici bir eser olan İstanbul Hatırası eserini okudum. Bu kitapta mükemmel bir olay örgüsü var. Kitabın olay örgüsü konusunda bir anlatımda bulunmayı düşünmüyorum. Değinmek istediğim konu; kitabın içeriği, hissettirdikleri ve bana kattıklarıdır. Öncelikle İstanbul hakkında çokça şeyler öğrendim. Farkında olmadığımız zenginliklerimizin, tarihi geçmişimizin bilincine vardım. İstanbul birçok medeniyetin tarihi miraslar bıraktığı mükemmel bir metropol. Bu şehre; günümüzde yapılan binalarla, şehrin dokusuna uygun olmayan yapılarla, tarihi dokusuna verdiğimiz zararın farkına varmak beni hüzne boğdu. Ayrıca bu roman İstanbul'da gezip görebileceğimiz tarihi mekanların ne kadar çok olduğunu tanımamı sağladı. Bu mekanları not defterime not aldım, hem haklarında belgeseller izlemeyi hem de ileri zamanlarda ziyaret etmeyi planlıyorum. Ayrıca İstanbul'un Roma dönemi öncesinde ilk adının Byzantion olduğunu bu kitapta öğrendim. Tarihi dokuları, mekanları içine alan, tarihi olaylar ile ilişkili cinayetler silsilesini araştıran komiser Nevzat ve ekibinin mücadelesini anlatan bu eser eminim yaşatacağı heyecan yanında çok güzel tarihi bilgiler edinmenizi de sağlayacak. Bu kıymetli eseri okumanızı tavsiye ederim.
Ölüm, kötüyü aklamaz Ali komiser. Kötüyü aklayacak tek şey iyiliktir. Yaptığın kötülükten daha fazla iyilik yaparsan aklanırsın ancak.
Ne yapalım, kendi kanımızı sunduk İstanbul'a hatıra diye...
Hayat, canlılara öncelik tanırdı. Ölenlerin görüntüleri, sesleri, kokuları, anıları, izleri ağır ağır silinir giderdi. Acı ama galiba başka yolu da yoktu. İnsan pek de vefalı bir varlık değildi. Önemli olan ölenleri tümüyle unutmamak, ruhlarından bir parçayı benliğinize katarak, onların gönlünüzde yaşadığına kendinizi ikna etmekti. İkna etmekti, diyorum çünkü zamanla yüzlerini bile hatırlamakta güçlük çekeceğimiz sevdiklerimizin ruhumuzdaki etkileri, yaşamın canlı görüntüleri, sarsıcı olaylarıyla ağır ağır silinip giderdi belleğimizden.
“Romalılar yedinin kutsal ve uğurlu bir sayı olduğuna inanırlardı. Muhtemelen İyonyalı Pisagor'un mirası. Yedi kritik olayların sayısıdır. Gizemi ve gücü temsil eder. Yedi gün, yedi ay, yedi yıl... Bu nedenle olsa gerek, Konstantin başkentini Roma'da olduğu gibi yedi tepe üzerine kurdu. Sarayındaki büyük salonunun adını 'Yedi Kandil koymuştu. İmparatoru korumakla görevli 'Yedi Muhafız Alay' ı vardı.
Bildiğiniz gibi, Müslümanlıkta da yedi sayısı önemlidir. Kuran'da Mülk Suresi'nde göğün yedi katlı olduğundan söz edilir. Haç sırasında Kâbe'nin etrafında yedi kez dönülür. Aslına bakarsanız, bütün kültürler birbirlerinin devamıdır Nevzat Bey. Hiçbiri ötekinden bağımsız değildir.