·432 syf.····Okunma: 24 Ocak 2022 21:11 Uzun zamandır bir kitaptan bu kadar tat almamıştım. Sana geciktiğim için özür diliyorum. Şimdi gelelim kitaba…
Nietzsche; hasta, yalnız, sürekli bir kaçış halinde. Daha iki kitabı olan tanınmamış bir filozof.
Breuer Avusturya’da mesleğinde oldukça iyi bir teşhis uzmanı. Bir şekilde ikisinin yolları kesişiyor. Bu kesişme ise tam bir satranç müsabakasına dönüyor. Doktor - hasta ilişkisi ilerleyen sayfalarda boyut değiştiriyor. Kafalar iyice karışıyor, kim doktor? Kim hasta? Piyonlar oynandıkça doktor hasta kavramı da sürekli yer değiştiriyor. Müsabaka devam ettikçe siz de hayattaki var oluşunuzu, kendi ruh halinizi sorgulamaya başlıyorsunuz. Biz mi bu hayatı seçtik yoksa hayat mı bizi seçti? Küllerinden doğmanın felsefik açıklaması yapılıyor: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz?
Her iki karaktere de yer yer üzülüp onlarla bir oluyorsunuz, zaman zaman gözyaşlarınızın süzülmesine engel olamıyorsunuz.
Bu arada kitapta Sigmund Freud da yer alıyor, çok genç, 26 yaşında ama geleceğinin parlak olacağına dair sinyaller veriliyor.
Dili ise çok akıcı, oldukça rahat okunuyor. Felsefeye ve psikolojiye de ilginiz varsa çok rahat okuyacağınıza eminim.
Son bir soru. Hiç gözyaşlarınızı konuşturdunuz mu? Konuşturun, belki de cevap oradadır..