·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Ocak 2022 14:26 Nükleer savaş sonrası yaşlı bakım merkezine sığınan ve Hugo adında birinin yönetiminde yaşamaya çalışan insanların hikayesini distopik roman türü ile anlatıyor yazar. 1984’ü okuyanlar varsa ortak noktalar bulmak mümkün.
Distopyanın çocuklara uygunluğu beni hep düşündürürdü lakin yazarın üslubu ve kullandığı teknikler bu türün kapılarını çocuk ruhuna açıyor diyebiliriz.
Burada bütün evler aynı ve herkes aynı şekilde giyinir. Kimse kitap okuyamaz, yeteneklerinizi gösteremez, yeni bilgiler öğrenemez, akşam istediğiniz saatte dışarı çıkamaz, arkadaşları ile bir araya gelemez ve kurallara karşı çıkamaz . Eğer karşı çıkarsa radyasyon dolu duvarın ardına gönderebilirler. Nanis’in babası gibi… geçmişi hatırlayamazsınız, hatırlamamanız için Hugo’nun her akşam yemeğin yanında verdiği hapı almalısınız. Çünkü hatırlar birbirinizi sevmenize ve sevdiklerinizi korumanıza sebep olurdu.
Fito, Nanis ve Pika ailesi ile birlikte bakım merkezinde yaşamaktadır. Ailelerinin garip davranışlarından kuşku duyan çocuklar bu duruma tepki gösterseler de Fito’nun annesi anlamalarına yardımcı olacaktır.Ailelerinin onlar için düşündükleri gelecek bambaşkadır.
Hep yetişkinlerin hem çocukların sıkılmadan , eşsiz benzetmeler içine dalıp yazarın merak uyandırıcı sorularıyla silkeleneceği, devamı olmalı diyeceği enfes bir distopya sizi bekliyor.