Puan vermedi·572 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Ocak 2022 14:52 İlk olarak şunu söylemek isterim ki kitabın ismi bile merak uyandırmıştı okumaya başlayacağım zaman. Notre Dame ve Kambur. Kimdi o kambur, neden Notre Dame'indi?Okumaya başladıktan ve Kambur'u yani Quasımodo'yu tanıdıktan sonra,o kadar sevdim ki onu. Ve sanırım çok da üzüldüğüm bir karakterdi. Aslında üzülmemin sebebi her dönemde, insanların en önem verdiği şeyin dış görünüş olması ve bütün yargılarını buna göre yapıyor olmaları...Kitapta dikkatimizi çekmesi gereken en önemli şeylerden biri kesinlikle betimlemeler:Victor Hugo öyle bir şekilde anlatmış ki Notre Dame'i kendinizi kitabı okuduğunuz sürece orada hissediyorsunuz, bazen sokaklarında dolaşıyorsunuz Paris'in, tabii on beşinci yüzyıldasınız ve estetik mimari çok çok önem arz ediyor. İkinci dikkat etmemiz gereken şeylerden bir diğeri ise, Victor Hugo'nun mimari ve matbaa konusunda değinmiş olduğu bölüm. Bölüme "Bu Şunu Öldürecek" başlığı verilmiş ve beni en çok cezbeden bölümlerinden biriydi. Victor Hugo yapıların bir başkaldırı oluşundan, her birinin bir düşünceyi yansıttığından, o dönemde eğer ki yazı yazılmış olsa yakılabileceğinden ama bir yapının başına öyle bir şeyin gelmesinin imkanı olmadığına, mimarların aslında düşünür olduklarından bahsetmiş. Ve matbaanın gelmesiyle birlikte aslında yapının yerini kitapların almasıyla beraber günümüze yaklaştıkça mimarinin eskisi gibi estetik güzelliğinin olmadığına, çünkü düşüncelerin yansıtılmadığına değinmiştir diyebiliriz. Victor Hugo kitabında sınıfsal farklılıklara da sıkça yer vermiş ve kitapta aslında bu da önemli başrol konulardan biriydi diyebiliriz. Kitap her duyguya yer vermiş ve çok da güzel bir şekilde işlenmiş, özellikle Esmeralda'ya olan iki farklı aşkı, belki şunu da söyleyebiliriz aşkın iki farklı halini, o kadar iyi bir şekilde izah etmiş ki okurken çok duygulandığım da oldu, sinirlendiğimde. Victor Hugo'nun,kitabında zıtlıkları işlediğini de görüyoruz, güzellik-çirkinlik, iyilik-kötülük gibi. Bu zıtlıkları karakterler üzerinden işlemiş olması kitabı mükemmel hâle getiren bir diğer ayrıntı. Son olarak kitap içeriğinden şuna da değinmemiz gerekir, dönemin kilise yönetimine bağlı, kilisenin her konuda söz sahibi olduğu bir dönemde olduğunu görüyoruz, Victor Hugo dinin bilime bir karşıt olmadığını zaten öyle bir şeyin mümkün de olamayacağını bazı şekillerde ifade etmiştir. Kitap içerisinden birden çok konuya değinmiş olmasıyla okumamız gereken baş klasiklerden biridir.