Hayat sürekli bir yolculuktur, kitap okumak da hem yolculuğa çıkmak hem de başkalarının yolculuğuna şahit olmaktır. Bu sefer Çehov bizi Yegoruşka' nın yolculuğuna misafir etti.
Dayısı okuması için Yegoruşka'yı ailesinden uzak bir yere götürüyor. Betimlemelerle uzun sayılabilecek bir yolculuk. Gerek dayısının gerek diğer yoldaşların öğütleri oluyor. Herkes kendinden bir öğüt veriyor çoğu yaşayamadığı hayalini kurduğu yaşam için veriyor bu öğüdü.
Bozkır'da evinden uzaklaşan küçük Yegoruşka için kitabın isminden de anlaşıldığı gibi bir yolculuk hikayesi okuyoruz. Okumanın o zamandaki anlamını çeşitli Halk tabakasından ve mesleklerden karşılığını da gözler önüne sermiş Çehov bizim için. Rusya da okumanın çeşitli diller öğrenmenin ve konuşmanın değeri de kitapta aktarılmış.
Kitabın uzun ve ayrıntılı betimlemeler ve yolculuk üzerine olması bana Cengiz Aytmatov'un Gün Olur Asra Bedel kitabını anımsattı. Henüz bu kitabı okumayanlar için de naçizane bir öneri olsun :)