Gönderi

Puan vermedi·68 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
Okudum, bitirdim ve kitabın o kasvetli atmosferiyle boğuşuyorum. Erkek bir yazarın kadın duygularını böylesi ifade edişi karşısında saygıyla eğiliyorum lakin okurken, "Ciddi olamazsın! Bu kadarı da pes!" dediğim onlarca satırdan geçtim. Bu sabrediş, içten içe büyüyen bir sevginin karşısında kayıtsız duran R. isimli kişinin bilinmeyen kadından bihaber yaşamı... Belki bazı okurlar için büyüleyicidir bunlar ama kendim için konuşursam böylesi dışa vurulmamış bir sevgi beni ancak rahatsız eder. Acınası bir kadının, hasta bir kadının hikayesinde dışarıdaki bir gözdüm. Zweig bizlere aşkın duygusal tarafından ziyade hastalıklı, saplantılı yönünün de ne kadar güçlü olduğunu, yıkımının neler yaptırabileceğini en güzel bu şekilde anlatabilirdi. Ölü bir çocuk, beyaz güller, adamın yalnızca bir rüya gibi hayatından geçip giden hiç tanınmayacak bilinmeyen bir kadının mektubu... Duygusal, düşündürücü, alıp götüren bir eserdi. Okurken yalnızca tek bir eser dinledim. youtube.com/watch?v=8NOBBvQ... Şimdi dinlerken; her bir saniyesinde, bilinmeyen kadından çıkan kelimelere akıtılan gözyaşlarıyla dağılan mürekkep izinin hatırasını buluyorum.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma
·
69 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.