Puan vermedi·100 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Ocak 2022 19:55 Birkaç ay önce Beyoğlu’nun izbelerinde gezinirken, Galata’nın dik yokuşlarından birinde ünlü Sen Piyer Han’ın sokağına düştü yolumuz. Hanın demir kapısı her zamanki gibi kapalıydı ama yine de ittirdik. Şans bu ya, açıldı. Birkaç çıplak ampulün cılız ışığına tutunmuş muhteşem bir harabe serildi önümüze. Karanlık geçitlerini, yosun tutmuş duvarlarını, zarif tırabzanlarını hayranlıkla izlerken güvenlik görevlisinin ikazıyla gerisin geri dışarı çıktık. Girişteki tabelayı da o zaman gördük. Yazılanlar, 250 yıllık hanın restorasyonunu müjdeliyordu. Mal sahibi ise ilk günden beri değişmemişti; hâlâ Dominiken rahipleriydi… Çok geçmeden fotoğrafçı Kurtuluş Arı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin handaki şantiye turuna katılma ve aynı gün Sen Piyer Kilisesi’nde bir Dominiken rahiple tanışma şansımız oldu. Rahip Claudio Monge bir yandan tamirat işleriyle uğraşıyor, bir yandan Noel hazırlıklarına koşturuyordu. İşi başından aşkın olsa da kendisine şehir efsanesine dönüşen konuyu sorduk: Fransız şair André Chénier gerçekten de Sen Piyer Han’da mı doğmuştu? Rahip Monge, e-posta’mı aldı ve bir-iki güne cevabını şairin vaftiz belgesiyle verdi. Fakat bir uyarısı vardı: “Hatıra levhasında kesinlikle bir yanlışlık var. André 20 Ekim 1762’de doğmuş ve 30 Ekim 1762’de vaftiz edilmiş olmalıdır.” Yani Chénier dünyaya geldiğinde, bugünkü Sen Piyer Han henüz inşa edilmemişti. Peki, bu hata akademik tezlere bile nasıl girebiliyordu? Sebebi, rahibin de sözünü ettiği, hana asılı bir mermer levhaydı... Üzerinde Fransızca şunlar yazıyordu levhanın: “André Chénier 30 Ekim 1762’de bu evde doğmuştur.” Chénier, Fransız İhtilali sırasındaki korkusuz tavrıyla giyotine sürüklendiğinde sadece 31 yaşındaydı. Kısa ömrünün yalnızca ilk üç yılını Galata’da geçirmiş olsa da, kendisini Sorbonne Üniversitesi şeref listesine “Constantinopolitanus”, yani “İstanbullu” diye kaydettirecek bir romantikti o. Son ağıtlarından birinde de doğduğu şehri selamlıyordu: “Galata, gözlerimin uzundur hasret kaldığı!” Chénier Galata’da bir ahşap evde doğmuş, İstanbul’u unutmamıştı. Stamboul gazetesi sahibi Regis Delbeuf, İstanbullular da onu unutmasın diye bu levhayı yaptırmış, ünlü mimar Alexandre Vallaury levhayı hana yerleştirmiş ve 19’uncu yüzyıldan bugüne küçük bir bilmece bırakmışlardı