Puan vermedi·516 syf.····Okunma: 12 Aralık 2021 22:37 Nihayet bu kitaba bir inceleme yazabilme gücü buldum. O zaman başlayalım. :)
Not: Yer yer spoiler içerebilir !
Orhan Pamuk'un okuduğum ikinci kitabıydı. Orhan Pamuk'un dilini daha iyi anlamak amacıyla ilk olarak bu kitapla başlanabilir. Fakat zaman ayırabileceğiniz bir dönemde okursanız daha iyi olur. Çünkü ağır seyreden bir yapıya sahip. Şimdi gelelim kahramanlarımıza...
Füsun ve Kemal 70-80 yılları arasındaki Türkiye'nin 2 ayrı sınıfını temsil eden iki karakter. Kitapta bu iki karakterin aşkını ele aldığını söyleyebiliriz. Ama ben bunu pek aşk olarak nitelendiremiyorum. Çünkü aşk denilen kavram, ister insana olsun, ister bir nesneye ya da bir değere olsun fedakarlık isteyen bir olgudur. Bir şeyi tutku ile sevmek yeri geldiğinde fedakarlık yapabileceğiniz, hayatınızı ona adayabileceğiniz anlamına gelir. Ben burada öyle bir fedakarlık göremiyorum. Füsun'un kendini bir anda teslim etmesi fedakarlık gibi gözükebilir ama bu fedakarlığın devamını getiren bir şey de göremiyorum. Belki Füsun'un ağzından olmadığı için hikaye onun duygularını net bir şekilde anlayamıyoruz, ama Kemal'in bize aktardığı hareketlerde de ben beklediğim fedakarlığın bir kırıntısını bile hissetmedim.
Kemal'e gelecek olursak, Kemal bence aşık değil, bir saplantı, bir alışkanlık, bir kaçamaklığın güzelliğini istiyor. Eğer bu kaçamak düzeni sürdürebilseydi Kemal bu düzeni hayatının sonuna kadar gayet rahat sürdürebilirdi. Onu da 185. sayfada belirttiği şu sözlerden anlıyoruz: "...bir gün Füsun'dan haber alacağımı, bir anda eski mutlu günlerimize dönüp gene her gün Merhamet Apartmanı'nda buluşacağımızı, aşk acımdan böylece kurtulduktan sonra da, tabii ki Sibel'le de sevişebileceğimi ve onunla evlenip çocuklu, mutlu normal bir aile hayatı yaşayacağımızı hayal ederdim."
Füsun'un ailesi de, kocası Feridun da bana bir tuhaf geldi. 7 yıl boyunca uzaktan bir akrabanız haftanın 3-4 gecesi sizde yemek yiyecek ve hiçbir şey hissetmeyeceksiniz. Bana bu kısım hiç inandırıcı gelmedi. Biraz Kemal üzerine kurulmuş bir komplo planı vardı. Bu plan da Füsun'un şımarık hareketlerinden dolayı başarısız oldu ve Füsun'un da canına mal oldu.
Kitabın bir müze kurgusu üzerine yazılması ve müzenin kurulması bence çok ince bir hareket. Müzeye hiç gitmedim ama gitmek de çok isterim. Eşyaları gördükçe kesinlikle kitaptaki her satırın bir bir canlanacağını düşünüyorum. Karakterlere yer yer sinirlensem de benim için çok güzel bir okumaydı. Okumak isteyenlere tavsiye ederim. :)