·288 syf.····Okunma: 28 Ocak 2022 00:00 Günay Gafur un ismini polisiye sever birkaç arkadaştan duymuş ama kitaplarını okumamıştım. Yakın bir zamanda kitap elime geçince hiç vakit kaybetmeden başladım. Arka kapak tanıtımdan sıradan bir seri katil hikayesi beklerken kitap kendine özgü bir anlatımla harmanlayarak sıradanlıktan uzak bambaşka bir hikaye ile çıktı karşıma. Hikaye şiirle başlayıp şiirle devam ediyor ve bunu yaparken gayet karamsar hatta gotik bir havayla okuyucuyu içine alıyordu. Başta çok çelişkiye düştüm. Çünkü şiiri polisiyesi ile pek icsellestiremedim. Ama konu zaten şiirdi ve azcik ilerleyince kitap resmen yağ gibi aktı ve bitti.
Bu arada kitapta gereksiz betimleme veya fazladan bilimsel bilgilendirme yok. Hatta Bahçıvan lakaplı seri katilin hikayesi en başından değil baya dördüncü cinayetinden başlıyor. Başkomiser Yavuz ve arkadaşları genel bir gözden geçirme yaparlarken başa doğru dönüp diğer maktul hikayeleri öyle anlatılıyor. Aynı anda birden fazla şüpheliye sahip olurken, kitap devam ederken aynı anda tüm şüphelilerden şüphe etmeye devam ediyorsunuz. Komiserin yaşadığı buhranlar ise öyle iyi serpiştirilmis ki, aradaki geçişler sizi olaylardan koparmıyor, tam bir bütünlük sağlanıyor. Kitabın sonunda ise final üstüne final yapmış yazar. Yani ben üç diyorum ama aslında dört ayrı final var da diyebiliriz. En son final sonrası bir devam kitabı gelir mi diye düşünmedim değil.
Sonuç olarak şiirsel kısmından pek emin olamasamda kitabı beğendim hatta yazarın tarzını sevdim. Bu yüzden diğer iki kitabını da okumak istiyorum. Eğer sizde özgün bir polisiye okumak isterseniz Yargıç' ı mutlaka tavsiye ederim.