·318 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Ocak 2022 00:00 Semerkant - Amin Maalouf
.
Puanım: 9/10
.
"Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz: Kuklacı Felek Usta, kuklalar da biz. Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer; Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz."
Ömer Hayyam
.
Ömer Hayyam Rubaiyatı üzerine kurulmuş bu romanın yorumuna en sevdiğim Hayyam'ın rubaisiyle başlamak istedim. Daha önce sizlerle Alamut'un yorumunda bahsetmiştim, benzerlikleri bulunan bambaşka kitaplar ikisi de. Alamut'tan bahsettim zaten daha önce, şimdi Semerkant'tan konuşalım:
.
Semerkant, birbiriyle bağlantılı iki hikayeden oluşan bir roman. Dört bölümden oluşuyor, ilk iki bölümde özellikle Ömer Hayyam'a odaklanan ama bunun yanında Hayyam'ın Nizamülmülk ve Hasan Sabbah'la hayatlarının kesiştiği zamanları anlatıyor.
Üç ve dördüncü bölümde ise Maalouf bizi Hayyam'ın yazmasının peşinde İran devrimi yıllarına götürüyor. Oradan da Titanik'e bağlanan beklenmeyen bir son...
.
Kitabın arka kapağında yazan şu cümlelerse kitabı özetliyor: "Amin Maalouf, Doğu'ya, İran'a bakıyor. Ömer Hayyam'ın Rubaiyatının çevresinde dönen iç içe iki öykü.
1072 yılında, Hayyam'ın Semerkant'ında başlayan ve 1912'de Atlas Okyanusu'nda bit(mey)en bir serüven... Bir el yazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran'ın tarihinin de okunuşunun öyküsü/tarihi..."
.
Syf: 318
Çeviren: Ali Berktay
Yapı Kredi Yayınları