10/10
·168 syf.··
2022 4. kitabı
Yazarımız önsözünde “bu hareket, bir yandan İsrail kabilelerini bir araya toplama ve Siyon’u yeniden canlandırma gibi Yahudi söylemlerini, diğer yandan da Mesihi Çağ’ın gelmekte olduğu, İsa’nın kurtarıcılığı ve tanrılığı gibi Hıristiyanlığa özgü kavram ve söylemleri bir araya getirerek Yahudilik ile Hıristiyanlık karışımı bir dinsel düşünceye öncülük etmiştir” ifadesi ile bu hareketin ortaya çıkış serüvenini en iyi şekilde özetlemektedir. Ayrıca, bu Kilise mensuplarının kendilerini “Mesih İsa’nın Son Gün Azizleri” olarak adlandırdıklarını ve “Mormon Kilisesi” adını pek tercih etmediklerini ifade etmektedir. Eserin giriş kısmında ise “Mormon Kilisesi’nin Ortaya Çıktığı Dönemde Amerika’daki Siyasi, Sosyal ve Dini Yapı” başlığı ile Amerika kıtasında ekonomik ve sosyal kriz ile bunun tetiklediği büyük dini canlanmadan ve farklı Protestan grupların birbirinden mensupları kapmaya yönelik mücadelelerini ele almaktadır. Yine giriş kısmında ele alınan “Mesih İsa’nın Son Gün Azizleri Kilisesi’nin Kurucusu Joseph Smith’in Kimliği ve Kişiliği” başlığında ise Joseph Smith’in hayatı ve kişiliği ile ilgili yazılmış kaynakların şüpheli olduğu vurgulanmakta ve Yazar, bu durumun temel nedenini Joseph Smith ve taraftarlarının dini inanış ve uygulamalarına dayandırmaktadır. Kitabın devamında yazar, Joseph Smith'in vizyonları, Mormon kitabının ortaya çıkışı, Kilise’nin tarihsel gelişimi ve kurumsallaşması, Joseph Smith’in öldürülmesi ve sonrasındaki gelişmelerden bahsedilmektedir. Mesih İsa’nın Son Gün Azizleri Kilisesi, “kuruluşunun temellerini Joseph Smith’in görmüş olduğu vizyonlarına dayandırmaktadır.” Joseph Smith’in, olağanüstü bir tecrübe süreci olan ilk vizyonunda Baba Tanrı ve Oğul İsa olduğunu ima ettiği iki kişiyle karşılaştığını ve onların kendisine mevcut Hıristiyan mezheplerinin hepsinin sapkın olduğu ve herhangi bir mezhebe katılmaması gerektiği uyarısı üzerine hiçbir mezhebe katılmadığı ve bağımsız kalmayı tercih ettiğinden söz etmektedir. Daha sonraki ikinci vizyonunda ise melek Moroni ile Joseph Smith'in diyaloğu ile ilgili bilgiler verilmektedir. Kendisini Tanrı’nın elçisi olarak tanıtan melek Moroni, ikinci vizyonda Joseph Smith’e adının tüm milletler arasında bilineceğini söylemiştir. Mormon Kitabı’nın ortaya çıkış süreci ile ilgili göze çarpan başka bir detay da Joseph Smith’e verilen bu tabletlerin, yani Mormon Kitabı’nın, Mesih İsa’nın Son Gün Azizleri tarafından Kitabı Mukaddes ile eşdeğer hatta ondan daha otantik olduğunun kabul edildiğidir.  Devamında Mormon Kilisesi’nin ortaya çıkışı ve kurumsallaşma süreci hakkında detaylı bilgiler verilmektedir. Joseph Smith ve taraftarlarının 1830’da New York’ta toplanarak Mormon Kilisesi’nin temellerini atmalarından ve bunun sonrasında yaşanan gelişmelerden bahsedilmektedir. Ayrıca Joseph Smith taraftarlarının gittikleri yerlerde Kilise kurarken sürekli eleştirilmeleri, bulundukları bölgede hükümet tarafından baskılanmaları gibi nedenlerle sürekli yer değiştirmek zorunda kalmaları hakkında bilgiler verilmektedir. Mesih İsa’nın Son Gün Azizleri Kilisesi'nin kurumsallaşma sürecinde etkili olan "Navuvoo Dönemi ve Siyon'u Oluşturma Çabaları" alt başlığında, Amerika’da müstakbel Siyon’u oluşturma arayışı ele alınmaktadır. Bu anlayışla Amerika’nın değişik yerlerinden harekete katılanların Nauvoo’yu toplanmaya başladığı, Joseph Smith ve taraftarlarının kısa bir süre içerisinde bu kasabanın denetimini ele geçirmeleri, birtakım siyasi taleplerde bulunmaları ve ilk Mormon Üniversitesini inşa etmeleri açısından bu yer oldukça dikkat çekicidir. Yazar, Navuvoo bölgesinde Joseph Smith’in Siyon’u oluşturma çabası ve şehri yeniden inşa etmesi hakkında bilgiler sunmakta ve Joseph Smith’in öldürülmesi ve sonrasındaki gelişmelerden söz edilmektedir. Nauvoo döneminde Mormon Kilisesi taraftarlarının başlattıkları yenilikler özellikle çok kadınla evlilik uygulaması, kendi içlerinde huzursuzlukların ve cemaatten ayrılmaların yaşanmasına sebep olmuştur. Joseph Smith muhalif bazı şahısların şikayetiyle hakkında dava açılıp tutuklanmış ve devlet denetiminde olan hapishanede linç edilerek öldürülmüştür. Bu olayın ardından Bringham Young öncülüğündeki Kilise, yapılan baskılar üzerine o dönemde Birleşik devletler denetiminde olmayan Utah bölgesine yerleşmiştir. Yazar, Utah bölgesindeki Mormon Kilisesi taraftarlarının yaşam döngüsü içerisindeki portresini okuyucuya ana hatları ile sunmaktadır. Mehmet Katar, ikinci bölümde “Mormon Kilisesinin İnanç, İbadet ve Ritüelleri” ana başlığı ile konuları ele almakta ve süreç içerisinde bunların nasıl ortaya konulduğu hakkında bilgiler vermektedir. İsa'nın ikinci gelişi ile oluşacak Tanrı Krallığı'nın Amerika'da gerçekleşeceği ve Kudüs'ün (Siyon'un) burada kurulacağı öğretisini aktardıktan sinra bu düşüncenin temelinin Mormon kitabında işlendiği ve buradaki Siyon'un Orta Doğu'daki Kenan toprakları gibi seçilmiş olduğu, Mesih İsa’nın Son Gün Azizleri tarafından kabul edilmektedir. Daha sonra Joseph Smith’in 13 maddelik inanç amentüsü’nün Mesih İsa’nın Son Gün Azizleri Kilisesi’nin temeli olduğu belirtilmektedir. Ayrıca Mormon Kilise’sinin ilk insan Adem’le birlikte ortaya çıktığına inandığı ruhbanlık kurumunun, İsa döneminden sonra ortadan kalktığına ve bu kurumun Joseph Smith’le birlikte dünyanın sonuna kadar yok olmamak üzere tekrar tesis edildiğine inandığı bilgisi sunulmaktadır. Sonrasında yazar, Mesih İsa’nın Son Gün Azizleri Kilisesi’nin misyoner karakterli olması meselesi ile ilgili açıklama yapmaktadır ve bu Kilise’nin misyon faaliyetlerinde etkili olmasında Mormon Kilisesi’nin ikinci kurucusu olarak kabul edilen Brigham Young’ın şu sözlerinin; “Ben temeli atıyorum, siz binayı kuracaksınız; krallık sizin omuzlarınız üzerine kurulacak.” etkili olduğunu ifade etmektedir. Young'ın bu sözlerinin yanı sıra oluşturulan göç fonu, misyon sürecinin verimli bir şekilde devam etmesine katkı sağlamıştır. Yazar, Mormonlar tarafından son dönemlerde Türkiye'de misyonerlik faaliyetlerinin yürütüldüğünden de bahsetmektedir. Özellikle Mormon Kitabı’nın, Türkçe'ye çevrilmesinin bu faaliyetler kapsamında örnek gösterilebileceğinin altını çizmektedir. sonunda da Mormon Kilisesi taraftarlarının ölmüş yakınları ve akrabaları için vekaleten yaptıkları vaftiz ayini ve evlilik törenleri hakkında bilgiler verilmektedir. Ayrıca Mesih İsa’nın Son Gün Azizleri cemaatinin tarih sahnesine çıktıkları ilk günden, günümüze kadar büyük tartışmalara konu olan çok kadınla evlilik uygulaması üzerinde durulmaktadır. Tartışmaların odak noktasını oluşturan bu uygulamanın Joseph Smith’e gelen vahiylerle ilişkilendirildiği ve yapılan bu evliliklerin Tanrı’nın takdiri olarak telakki edildiği zikredilmektedir. Sonuç olarak Mormonluk 19. yüzyılın ilk çeyreğinde ABD’nin New York eyaletinde Manchester’de Presbiteryen bir ailenin oğlu olan Joseph Smith adlı bir Amerikalı tarafından kurulmuştur. Mensuplarına “Ahir Zaman Azizleri” adını veren Mormonluğun, alkol, tütün ve kafeini yasaklayan yalın yaşam biçimi, çoğul eşliliğe izin vermesinin yanı sıra, kapalı örgütlenme ve disiplinli hayat tarzları ile ün kazandılar. Mormon kilisesi, önceleri İbrahimî din geleneğinin bir devamı olduğunu öne sürmekte iken, günümüzde mevcut Hıristiyanlığın en doğru yorumuna sahip bir kilise olduğu iddiasındadır. Bu dini hareket triniteryan (üçlü) bir teolojiyi savunmasına karşılık, kutsal kitapların birliği düşüncesini öne sürer. Bu bağlamda peygamberlik müessesesinin ve vahyin devam ettiğini, tarihsel süreç içerisinde tahrifata uğramış olan kutsal kitapların ve dinlerin Joseph Smith’le yenilendiğini savunur. Amerika’da ortaya çıkmış olan bu dini hareketin, kendinden önceki dinlerin özellikle de Yahudilik ve Hıristiyanlığın bütün tecrübelerinden faydalanmış olan seçmeci unsurlara dayalı yeni bir dini hareket olduğu söylenebilir. Günümüzde 80’i aşkın ülkede üyelerinin olduğu belirtilmektedir. Bu anlamda, dünyada 10 milyonun üzerinde Mormon olduğu öne sürülmektedir.
İnanç
Mesih İsa'nın Son gün Azizleri MormonlarMehmet Katar · Eskiyeni Yayınları · 20179 okunma
107 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.