·258 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Aralık 2021 11:08 · Fabl türünde bir okuma beklerken bambaşka bir kitap çıktı karşıma. Soğuk ve karlı kuzey topraklarında yabanıl bir şekilde yaşayan kurt yavrusunun trajik yaşam öyküsü anlatılıyor. Dünyayı onun gözünden görüyor, onun gözüyle anlamlandırıyoruz. Neler hissettiğini, nelerden korktuğunu, diğer hayvanlarla ve insanlarla etkileşimini hep beyaz dişin penceresinden okuyoruz. Asıl şaşırtıcı olanda bu zaten. Yazar bu kalıba kendisini nasıl soktu, bir kurdun neler hissedebileceğini okura nasıl bu kadar olasılığı mümkün bir şekilde, sırıtmadan anlatabildi. Bunu da ancak Jack London’un hayal gücünün gelişmişliği ile yazarlık yeteneğiyle anlatabiliriz.
İnsanların diğer canlılara karşı zalimliğini, insanların bencilliğini, sevgisizliğini kitabın ana teması olarak çıkarabiliriz. Hayvanların ait oldukları doğadan alınması, iklim olarak uygun olmadıkları yerlerde yaşamaya mahkum edilmesi, onlara eziyet edilmesi hatta hayvanat bahçelerine hapsedilmesi, insanların doymak bilmez bir iştahla her şeyin dengesini bilinçli/bilinçsiz şekilde bozması üzücü bir durum. Eğitim şart, ahlak şart.