Birincil karakterler
Louis Lambert
Matmazel Villoenix
Anlatıcı
Louis, 1797'de Paris'in 241 Km güneyindeki küçük Montoire kasabasında doğdu,
Babasının bir tabakahenesi vardı babası da Louisin bu işte olmasını umut ediyordu, fakat Louis farklıydı.Louis beş yaşındayken Eski ve Yeni Ahit'i okumaya başlamış ve bu iki Kitap, birçok kitap da dahil olmak üzere onu değiştirmişti, kitaplara bir sevgi beslemiş ve dünyasında, bu yoldan gitmeye başlamıştı. Komşu Mer bölgesinde bir bölge rahibi olan amcasının yanına, kilise için eğitim alması gönderilmişti ve böylece askere gitmeyecekti. Mer'de kalan Louisin düşünceleri ve ufku çok genişlemişti. Rahip amcası bir hatipti Devrimden sonra çevredeki şatolardan ve manastırlardan en iyi kitapları seçerek iki veya üç bin kitap edinmişti. Anlatıcı burada İncil'e erken giriş yapmasının ve Louis'in amcasının kitaplarına maruz kalmasının onu mahvettiğini düşünüyordu, ancak gerçekten de, erken yaşlarından bile çok hızlı öğrenmesi ve iyi şekilde özümseme tutkusuna sahip olduğu gerçekti. Louis fotoğrafik bir hafızaya sahipti ve onunla geçirdiği üç yıl içinde amcasının tüm kütüphanesini silip süpürdü. Başka bir şey bulamayınca sözlük okumaya bayılırdı.Amcasıyla geçirdiği zamanın sonuna doğru, Louis her zamanki gibi ormanda yürüyordu ve bu vesileyle Cennet ve Cehennem'in bir çevirisini okuyordu. Napolyon'la olan anlaşmazlıklar nedeniyle Paris'ten sürgün edilen tanınmış bir yazarın kitabını okuyordu (Corinne) ünlü Madame de Stael'e rastladı. Madame de Stael okuduklarına şaşırdı ve çünkü 13 yaşında ki bir çocuğun böyle şeyler okuması çok ilginçti- ve ona okuduklarını anlayıp anlamadığını sordu. Louis ona Tanrı'ya dua edip etmediğini ve eğer öyleyse O'nu anlayıp anlamadığını sordu. Madame de Stael, Louis'den o kadar etkilenmişti ki, Louis'in eğitimi o için arkadaşı Mösyö de Corbigny'ye talimatlar ve fonlar bırakır. Ve ona bir üniversite eğitimi vererek Louis'i İmparator'a veya Kilise'ye hizmet etmekten kurtardığını ve onun görkemli bir geleceğe sahip olacağını düşündü.
Madam ayrılmıştı ve Louis onu bir daha görmedi Louis ona iki defa mektup yazdı fakat cevap gelmemişti ve sonunda anlaşılmıştı ki Madam ölmüştü.
Louis'in Vendome'daki (bir kolej) Lisesi, bazıları kadar kötü olmasa da biraz sertti. Eğitimin üç yılı boyunca öğrencilerin tatile eve gitmelerine asla izin verilmedi. Okuldaki erkekler çoğunlukla kendi koşullarına adapte olurlar ve ona göre yaşarlardı. Güvercin yetiştirirler, kendi bahçeleri vardı ve karmaşık bir yiyecek takas sistemleri mecvuttu.Kısacası okulda küçük bir devinim sistemi vardı herkes bir kural belirler ve ona göre yaşamaya başlarlardı,Louis diğer öğrenciler gibi değildi her zaman fiziksel olarak zayıf ve dayanıksızdı, Louis daha çok hafıza olarak daha iyiydi diğerlerinden daha zekiydi ve onlarla anlaşamıyordu bazen kendini böyle olduğu için suçluyordu. Okulun ilk gününde öğrenciler Louis'in etrafında toplandılar ve merakla onu sorguladılar, ama Louis -ya sabırsız ya da şaşkın şekilde hiçbir soruya cevap vermedi. anlatıcı ile dostluğu başlıyordu. Anlatıcı Müdür Mösyö Mareschal'ın tavsiyesine rağmen çoğunlukla kötü şiirler yazmaktaydı ve şiir yazmakta ısrarcı olması nedeniyle Şair olarak adlandırılmıştı Louis'e de Pisagor demekteydiler. ikiside cezalarını birlikte çekerler ve bu tür cezalar ve yakınlaşmalar onları sıkı bir dost yapar.Louis ve arkadaşı anlatıcı (“şair”), “İradenin incelemesi kağıdı üzerinde çalışıyorlar. Aslında işin çoğunu Louis yapar ve arkadaşı onun fikirlerini dinler ve onunla tartışır. Anlatıcı, Louis'in ne dediğini anladığından tam olarak emin değildir, ancak zamanının ötesinde bir dahi olduğunu biliyordu. Ne yazık ki, okul yetkilileri tarafından el konulan kağıt üzerinde ciddi bir çalışma başladıktan kısa bir süre sonra, Louis ve arkadaşı, kendilerini okul çalışmalarına vermek yerine böyle bir çürüme üzerinde çalıştıkları için cezalandırıldılar ve kağıt atılır. Birkaç ay sonra anlatıcı, ebeveynleri tarafından sağlık nedenleriyle okuldan alındı ve böylece sevgili arkadaşı Louis'den ayrıldı. ( burada Şair olarak Balzactan soz edilebilir okul okuduğu zamanda (kötü) “şair” olarak adlandırılmıştı.) Louis bu durumdan sonra felsefi çalışmalar yapar, felsefe üzerine çok yoğunlaşır ve onunla ilgilenir.Louis, on sekiz yaşında okulundan mezun oldu ve küçük bir miras üzerinde tutumlu bir şekilde düşünmek ve yaşamak için Paris'e gitti. (burada tekrar felsefi çalışmalar yapmaktadır, felsefi düşüncesi aşırı yoğundur) Louis belli bir süre Pariste kalır ve amcasının yanına tekrar dönerek Paristen uzaklaşır. Amcasının yanında yaşayan Louis Çok geçmeden zengin bir Yahudi varis olan Matmazel Pauline de Villenoix ile tanışır ve sırılsıklam aşık olur. Pauline görünüşe göre Louis'i ve felsefesini anlıyordu. (Anlatıcının Louis'in amcasının evindeki odasında bulunan taslaklardan mektup parçaları aracılığıyla flörtlerinin ilerleyişini görüyoruz.) ve ikisi birbirine evlenmek için sözleşiyorlar. Fakat Louis delirmeye başlamıştı bilgisi ve düşünceleri ona çok ağır gelmeye başlamıştı, bu çağ ona çok geri geliyordu ve günler geçtikçe delirmeye başlıyordu. Fakat Pauline, Louisin deli olduğunu hiç düşünmüyordu, onu iyleştireceğine inanıyordu. ve Louisin amcası anlatacıya mektup yollayarak Louisi görmesini istedi, anlatıcı gelmişti fakat arkadaşı çok hasta düşmüştü, Anlatıcıyı tanımamıştı bile ve Louis, Paulie'nin kollarında yirmi sekiz yaşında ölmüştü. adı bilinmeyen bir yerde mezarının ismi olmayacak şekilde onu gömdüler.
Kitapta iki karakter aslında Balzac olarak adlandıralabilir, Balzac zamanının en aktif yazarlarından biriydi. yaşadığı dönemde tam tamına 85 eser ve 50 tamamlanmamış roman bırakmıştı geriye. Çok geçmeden zengin bir Yahudi varis olan Matmazel Pauline de Villenoix ile tanışır ve sırılsıklam aşık olur. Pauline görünüşe göre Louis'i ve felsefesini gerçekten anlıyor. Anlatıcının ("şair") Louis'in amcasının evindeki odasında bulunan taslaklardan yeniden oluşturduğu mektup parçaları aracılığıyla flörtlerinin ilerleyişini görüyoruz. ve ikisinin de birbirleri ile sözleşip evleneciklerine dair söz verirler. Fakat Louis delirmeye başlamıştır, düşünceleri ve fikirleri onu günden güne çökertmekte ve dibe batırmaktaydı. Fakat eşi Pauline onun deli olmadığını ve onun sevgi ile iyileşeceğini düşünüyordu, Louis günden güne kötü olmaktaydı, Louisin amcası, Anlatıcıya mektup yollayarak buraya gelmesini rica etti, Anlatıcı gelmişti fakat Louis çok kötü olmuş ve arkadaşını bile hatırlamayacak seviyeye gelmişti. Louis, yirmi sekiz yaşında Paule'nin kollarında ölmüştü. Bilinmeyen bir yerde ve ismi belli olmayacak şekilde gömülmüştü.
Aslında anlatıcı ve Louis iki karakter de Balzacı temsil etmektedir, Şüphesiz ki Balzac çağının en önemli yazarlarından biriydi, yaşadığı dönem boyunca 85 eser ve 50 yarım kalmış taslak geriye bıraktı. fakat 51 yaşında ölerek çoğu eserini tamamlayamadan öldü. bu eser ise onun hayatından belirli parçaları yansıtmaktadır, Balzac burada iki karakter yaratarak kendisini anlatmıştır. kitapta çok fazla felsefi düşünce baskındır.