5-6 yıldır ara tatilde klasik roman okuma alışkanlığı oluştu bende nedense. bu yılki romanım "İnsan ne ile Yaşar"'ın 2-3 kez okuduğum, böyle de aşk olur mu? olmaz olsun Anna dediğim, söylenerek romanını bitirdiğim Tolstoy'un Diriliş adlı romanı oldu.
Neyle mi dirilmek? " benim ödevim bundan sonra bir işi bitirdiğinde başkasına başlamak" diyerek neredeyse 5-6 aylık bir arayış tövbe serüveni'nin sonu: kutsal kitap. uygulansa hiçbir sorun olmaz bu kadar insan çile çekmez ne kendisi ne de başkası prens Nehlyudov:a göre.
Aşk hikayesi gibi bir görüntü olsa da isminden de anlaşılacağı üzere insanın kendini arayışı, varlık nedenini sorgulama serüveni, ben ne yapıyorum , ne yapmalıyım? sorgularken yaşanılan gelgitler ve nerede olursan ol yaşayabileceğin ilkeler bu ilkeler uğruna verilen mücadele.
İnsan okudukça bu eserler neden klasik haline geliyor daha da iyi anlıyor betimlemeler o kadar harika ve biraz da yoğun ki Roma'nın içinde kendini kaybetmeden edemiyorsun.