Kendi seslerini duyan genç bir adam … Ailesi tarafından akıl hastanesine gönderilmesi ve orada yaşanan esrarengiz olaylar, durdurulması gereken geçmişten günümüze gelen seri cinayetler… Bir katil hem de en psikopatından bir katil gerçekten de akıl sağlığı yerinde değil numarası yaparak, psikologları analistleri ve her türden psikolojik uzmanı deli olduğuna ikna ederek aylarını bir akıl hastanesinde geçirebilir mi? Bu sorunun cevabı geçmişte olsa sanırım evet olabilirdi. Ama günümüzde bunca teknik tecrübe ve teknolojik araçlar vasıtasıyla mümkün olabilir mi? Bunun cevabını elbette alanın uzmanları vermeli. Lakin kitapta konu geçmişte yaşanıyor ve o zamanın şartları bu durumu mümkün kılıyor. İşitsel halüsinasyonların kişi üzerinde bu kadar derin bir etki bırakması ve Katzenbach’ın bunu ustaca bize yansıtması yeni bir Zweig mı sorusunu sorduruyor? Kitap, konusu itibariyle oldukça ilgi çekici ve muhteviyatın geçtiği mekanın biz normal yaşantısını yaşamakta olan insanlar için gizem barındırıyor olması kitabın sayfalarının daha hızlı çevrilmesine neden oluyor. Sadece biz okumayı sever insanlar için yazılmış bir kitap değil. Psikoloji öğrencileri, psikologlar hatta psikolojiye merak salmış benim gibi insanlar. Okumanız gereken kitap işte karşınızda duruyor. Çünkü bipolar bozukluk, anti sosyal eğilimler, delüzyonlar, klinik depresyon, antipsikotik ilaçlar, psikopati ve daha niceleri… Sizde merak uyandıran her şey bu kitapta mevcut. Gemisi batınca uzak, yabancı bir kıyıya vurmuş bir denizci gibi, geçmişin mutlak beyhudeliğine boyun eğmiş ve her hatayla kusurun, insanı yıkıp mahveden hıçkırıklarla ses bulmasına izin vermiş insanların hikayesi…