Puan vermedi·592 syf.····Okunma: 06 Mart 2022 17:35 Hayal kırıklığı...
Akilah Azra Kohen'in oldukça ses getiren kitabı... Çok değer verdiğim bir dostumun hediye etmesiyle okudum. Kitabı her okuyan tıpkı sevgili dostum gibi övgüyle anlatıyordu dolayısıyla benim beklentim de o derece büyük oldu. Ama kitap beni sıktıkça sıktı. Hatta bazı sayfaları(selimle ülkünün, ilmiyeyle orhanın aşkının anlatıldığı sayfaları) atlaya atlaya okudum, işin kötüsü kitap ilerledikçe atladığım sayfaların eksiklik olmadığını farkettim yani hikaye hiç kopmadı bence bu çok ciddi bir sorun kitaptaki her satır o kadar iyi kurgulanmalı ve yerleştirilmeli ki okuyucu atlayamamalı.
Neyse... Kitapta pek çok şey beni rahatsız etti en başta da kitabın daha başında yazılan zaman kaymalarını önemsemeyin sözü oldu. Madem tatihi roman yazıyorsun niye akışa önem vermiyorsun? Tarih insaların keyfine göre oradan alınıp buraya yapıştırılacak bir şey değil ki! Onu da geçtim o kadar göze soka soka karıştırmış ki tarihi takılmamak elde değil mesela biri gaz lambasıyla apartmandan inerken diğeri asansörle çıkıyor. Dönemin zenginleri faytonla gezerken bi Selim üstü açık arabasıyla geziyor. Daha 2. Dünya Savaşı yapılmadan 1. Dünya Savaşı diyor. Hadi bunları geçelim kitapta sorgulamadan inanan insanlar eleştirilirken en başından okuyucuya bunları sorgulama boşver benim dediğime inan ve yap demek de neyin nesi...
Gelelim beni rahatsız eden 2. kısma kitap, sürekli biz olacağız diyor ama Cumhuriyetçi olmayan herkesi en aşağılık şekilde tasvir ediyor ne cahillikleri ne ahlaksızlıkları kalıyor. Yüksek değerleri asla Osmanlıya yakıştırmıyor Azra Hanım. Bu kadar ötekileştirici bir dili kullanıp da biz olacağız demek de ne kadar mantıklı acaba?
Rahatsız olduğum 3. konu da yazarın sürekli okuyucuya sanki ilkokul öğrencisiymiş de onlara bişeyler öğretir gibi anlatması. Azra hanımın bir fikri elbette vardır ama bildiğini ortaya koyar, okuyucu isterse inanır kalkıp da bu böyle şu şöyle demesi hoş değil. Hele özlü söz söyleyeceğim çabaları gözlerimi kanattı.
Rahatsız olduğum 4. nokta da her kesimin ilgisini çekecek günümüzde para eden her şeyi serpiştirme çabası. Aşk mı? Hemen zengin oğlan fakir kız aşkını koyayım o dönem ceo yoksa ben de sadrazamın oğlu yapayım. Kızı partide rezil olacakken yıldız da yaptım mı tamamdır. Kadını objeleştirip aslında öyle değilmiş gibi göstermek mi? Hemen kızı idealist yapayım ama tüm kitapta kadın bedenini vurgulayayım - bir kadın olarak en çok buna kızgınım- Bu aralar atlar revaçta hemen yakışıklıyı koyayım. Siyasetseverleri unutmak olmaz hemen Osmanlı-M.Kemal çekişmesine gireyim (Atamın böyle malzeme olması canımı sıktı)
Peki kitapta hiç mi güzel şey yok, derseniz var: Fred'in medeniyetler tarihi dersleri. Soluksuz okudum hata o kısımları not aldım Sümerlerle ilgili araştırma yapacağım yazarımız güzel ve ilginç bir noktaya dikkat çekmiş. Ayrıca kitapta bazı bölümler için müzik önerisinde bulunmuş yazar. Kitabı bitirdiğinizde küçük ve güzel bir çalma listeniz oluyor bu da diğer kazancı