Hazır kitabı bitirmişken duygularım soğumadan düşüncelerimi yazmak istedim. Doğrusu bu kitabı almadan önce ne konusuna ne de insanların yorumlarına baktım o yüzden benim için tamamen konusu sürpriz bir kitaptı. Alırken kapağındaki kütüphane ve kedi resminden dolayı Sahilde Kafka'yı anımsatmıştı, okumaya başladığım zaman ise Veronika Ölmek İstiyor aklıma geldi. Sonun nasıl biteceğini bilmiyordum o yüzden yarım bırakıp bırakmamak arasında kaldım. Sonra bir bakmışım son sayfadayım. Yazarın güncel konulara değinmesiyle farkettim ki günümüz yazarlarını neredeyse hiç okumuyorum. Kitaptan güzel bir örneği eklemek istiyorum. ''...Arada bir tek tük birkaç sözcüğü ve deyimi sebze çorbasının içindeki krutonlar misali seçebiliyordu sadece. ''Az bilinen gerçek'', ''tutku'', ''sizi şaşırtabilecek olansa'', ''ben yapabiliyorsam'', ''hayat mektebi''.'' Okurken acaba popüler kültür adı altında değerlendirilmiş midir diye merak ettim, diğer incelemeleri okuduğum zaman anlayacağım. Benim buraya yazdıklarım anlık olarak düşüncelerimin filtrelenmemiş halidir. Kendimin Nora ile birçok ortak yönümün olduğunu görmem kitaba odaklanmama yardımcı oldu ve benim gibi birçok okuyucunun aynı durumda olduğunu tahmin edebiliyorum. Bence okurken üstüne düşünülmesi gereken kısımlar vardı o yüzden bazı cümleleri birkaç kez okuma ihtiyacı hissettim. Kitabın konusundan bahsetmek gibi bir niyetim yok. Sadece yolunuzu kaybetmiş hissediyorsanız bence kitaba bir şans vermenizde fayda var belki de içindeki bir cümle sizi düşünmeye iter. Saygılarımla.