Dağın Öte'si
10/10
·133 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2022 16:16
"Bir kitap, içimizdeki donmuş denize indirilmiş bir baltadır.” Böyle diyordu Kafka. Bazı kitaplar vardır aydınlığı ve sıcaklığı içimizdeki karanlıkları daha bir aydınlatacaktır. Bilmek için değil, öğrenmek için değil, belki b/ilgi ile d/olmak için, yaşamak için okumak. Okumak bu bağlamda yazımsal bir şey değil yaşamsal ve de hayati bir unsur olarak karşımıza çıkacaktır. Elbette her kitap için bu durum geçerli olmayacaktır. Ama bazı kitaplar bu anlamda daha bir özel olacaktır. Dursun Çiçek kitapları ile bizi Öte”ye davet ediyor. “Türkünün Ötesi”, “Fotoğrafın Ötesi”, “Dağın Ötesi” ve dahi mekânın ve de okumanın ötesi ile başka bir dünyadan, bambaşka dünyalara pencereler açıyor. Kitapları ile bize modernizmin zincirlerinden kurtulabilmenin yollarını aralıyor. İşte o zaman anlıyorsunuz ki Öte ile ilişkisi olmayanın burayla da ilişkisi kopuk olacaktır. “Dağın Ötesi” ile dağ bambaşka bir hal alıyor. Buyurun o zaman dinleyelim. “ Artık biliyordum ve emindim ki hiçbir dağ yalnızca “dağ” değildi. Dağ sığınılan, konuşulan, sohbet edilen, varılan, erilen, gidilen, bilinen, sevilen bir yerdi. Dağ tevhitti, vahdetti… Dağ bilinci olmayan ve dağı bilinçle anlamayan “Bir” ve “Biz” olmayı anlayamazdı. Eşya ve hadiselere bir bütün olarak bakmak, aidiyet duygusunu yitirmemek, varlığı idrak edebilmek, hakikate giden yolu yürüyebilmek dağı bilmek ile ilgiliydi. Dağlanmak dediğimiz şey aslında kemal duygusuyla ilgili, olmakla ilgili bir şeydi…” Yer ile gök ile dağlar ile hâsılı tabiat ile sahih bir ilişki kuramayan insanın, bir başka insan teki ile ve nihayet Öte ile irtibatı üzerinde düşünmemiz gerekiyor. Seküler zihinlerle, insana ve tabiata bakışın bizi götüreceği yer bakış acısı olacaktır. İrtifa kaybı ile gelmiş olduğumuz dünyada, bizi dünya zindanından, kurtaracak olan, bize bir başka pencere açacak olan, her şeye “tecelli” ve “tezahür” nazarı ile bakış olacaktır. Evet, bugün birçok alanda yaşamış olduğumuz manzaramızın bozukluğundan ancak sahih ve Öte ile ilişkili bir nazarla kurtulabiliriz. Dağ, hem sureten hem de bir metafor olarak bize bir çok şey söylüyor. Dağ fıtrattır, dağ özüdür insanın, ana rahmidir. Dağ kendini aramasıdır, kendine gelmesidir insanın. Yok, yok, dağ insanın kendine gelebilmesi için önce kendinden gitmesidir. Aşk olanın, aşkın olanın, peşinde yürüyüşüdür. Dağ dost bildiğimizdir, canımıza can katanımızdır, yamacına oturup dağlanarak “dağdaş” olabildiğimizdir… İsterseniz sözü daha fazla uzatmadan, Dursun Çiçek’in diğer kitaplarını da dağ gibi kitaplarla dağlanmak isteyen kitap dostlarına hassaten tavsiye ederek sonlandıralım.
Düşünce
Benim DağlarımDursun Çiçek · Muhit Kitap · 2020172 okunma
·
196 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.