Bu kez oldu.
10/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2022 19:45
Mustafa Kutlu külliyatında Chef kitabıyla doruğa ulaştım. Şimdiye kadar Kutlu’nun kalemiyle yıldızımız pek barışmamış olsa da bu kitap oldukça hoşuma gitti. Üstelik şaşırtıcı bir şekilde kadın karaktere, kadın karakterin arzularına ve isteklerine yer verilmişti. Kitap üç bölümden oluşuyordu ve her bölümde çekirdek ailenin bir ferdinin ağzından yaşananları okuyorduk. Bu ailenin en dikkat çekici özelliği mantık evliliğiyle kurulmuş ve içerisinde çokça sevgi barındırmadığından dağılması işten bile olmayan mutsuz bir aile olması. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. Her birinin ayrı hayatları var ve birbirlerine tahammül etmekten öteye geçemiyorlar. Ailenin babası Hüsnü Bey bir bankada şef ve tahsili yetersiz olduğundan bir türlü o çok istediği müdürlük mevkiine ulaşamıyor. Evden mümkün olduğunca uzak durabilmek için iki arkadaşıyla her akşam barda takılıyor ve biraz çıkarkeyif olduğu vakit ayakları onu yakınlardaki bir oto galeriye götürüyor. En büyük tutkusu arabalar. Tüm birikimiyle hurda sayılabilecek bir araba alıyor çünkü bir türlü ulaşamadığı saygınlığa bu sayede ulaşabileceğini düşünüyor. Yine de bu hurda ona yetmiyor ve daha iyi, daha pahalı arabaların hayalini kuruyor. Evini, karısını, oğlunu unutuyor. Sanki o insanlar hayatının bir parçası değilmiş gibi davranıyor. Evin içinde bir hayalet gibi dolanıyor. Karısı Arzu ona uzun bir müddet sabır gösteriyor. Belki de o da bu durumdan sıkıldığından, kendi düzeniyle, yani mutfağıyla mutlu olduğundan fazla ses etmiyor. Ona üst komşusu Gülşen yarenlik ediyor ama Gülşen de uçarı bir kadın. Arzu’yla tek benzerlikleri yalnızlıkları: Gülşen’in kimsesi yok ama Arzu’nun bir ailesi var. Arzu en sonunda Gülşen’in gazına gelip sıkıcı ve değersiz hayatından uzaklaşıyor ve emekliliğinden sonra Ege’de bir lokantada aşçı oluyor. Evini oldukça özlüyor, pişman da oluyor. Kıymeti bilinmese de orası onun yuvası. Yıllarca orada yaşadı ve o insanlara ait hissetti kendini. Toplumun kadınlara biçtiği vazife de bu: Bir aileye ait olmak. Baba gece geç saatlere kadar dışarıda kalabilir, istediğiyle görüşüp takılabilir, kendine ait arzuları olabilir ama kadın evine sadık ve ailesine olmak zorunda. Arzu en sonunda bunu yıkmayı başarıyor. Bu durum da Mustafa Kutlu’nun kitaplarında alışık olmadığımız bir şey açıkçası. Son olarak Hüsnü ve Arzu çiftinin mantık evliliğinden dünyaya gelen Özgür’den bahsedeyim. Diğer iki karakter gibi Özgür’ün hayatına da tanık olduk. Özgür kendini ticarete adamış bir genç. Yaşıtları dirsek çürüterek diploma peşinde koşarken o tüm bunların saçma olduğunu, onun anladığı en iyi işin ticaret olduğunu düşünüyor. Annesinden destek görse de babası onu alaya alıyor, küçümsüyor. Okuluna devam etmesini istiyor. Babası, kendi hayatında başaramadığı şeyleri oğlunun başarabildiğini görmek istiyor. Örneğin onu İngilizce kursuna yazdırıyor. Kendisi lisan bilmediğinden bir türlü müdür olamamış, oğlu İngilizce bilsin istiyor. Özgür babasının onu hiç anlamadığını düşünüyor. Burada bir kuşak çatışmasına şahit oluyoruz. Kısacası kitap oldukça güzeldi. Önceki Kutlu kitaplarında da sıkça şahit olduğumuz mutsuz evlilik bu kez kitabın çoğunluğunu oluşturuyordu. Üç karakterin de ağzından bir şeyler okumak ayrı bir hoşuma gitti. En sevdiğim bölüm elbette ki Arzu’nunki oldu. Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Şimdiye kadar okuduğum en iyi Kutlu kitabıydı.
ChefMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20112,171 okunma
·
322 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.