9/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
Tanzimat ve sonraki dönem, Batıya karşı duyduğumuz aşağılık kompleksinde çılgınca bir artışın olduğu herkesçe malûm. Bu eser ile de görülüyor ki Avrupa'nın fahişesi bile edebî eserlerimizde, Batı'nın örnek yazarları ile felsefi münakaşalarda bulunabilecek kalibrede bilgi birikimine ve algı açıklığına sahip. :') O dönem neşredilen romanları, hikâyeleri inceleyince aydın kesimin bazılarınca bu durumun hoş karşılanmadığı, hatta alaya alındığı bile rastlanabilir. Belki de Hüseyin Rahmi Bey bu duruma karşı göstermiş olduğu tepkinin daha iyi anlaşılabilmesi için, bu kitabı yazarken abartma duygusu ağırlıkta bir üslup tercih etmiş olabilir. Bu düşünce biçiminin, sonraları meşhur "Kafka Felsefesi" olarak medyada yer bulmuşluğu da vardır. "Abartıyorum, çünkü anlaşılmak istiyorum." Velhasıl kitaba dair menfi görüş aranırsa bu şekilde bakılarak bir şeyler söylenebilir. Ama üslûbu, akıcılığı ve nüktesi için yazara veya kitaba kötü yorumlarda bulunmak büyük bir haksızlıktır. Kitabın başında Mürebbiye Anjel'in, Yazar Bodler ile üstü kapalı geçen konuşmalarından bile çıkarılabilecek önemli dersler vardır.
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma
·
49 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.