Adı:
Mürebbiye
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
172
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052954188
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Mürebbiye
Mürebbiye
Mürebbiye
Mürebbiye
Matmazel Anjel, doğup büyüdüğü Paris’in kenar mahallelerindeki sefil hayatını geride bırakıp, zengin bir ailenin hanımı olmak konusunda kararlıdır. Anjel’in kaderi İstanbullu Dehri Efendi ailesinden birkaç masumun eğitim ve
terbiyesinden sorumlu öğretmen olarak atanmasıyla değişir. Mürebbiyelik Anjel’e istediği kazancı sağlamayınca, evin en küçüğünden en büyüğüne bütün erkeklerini fethetmek için hazırladığı dehşetli programı derhal uygulamaya girişir. Anjel’in odasının bulunduğu koridorda gölgeler dans etmeye başlar. Ev ahalisi giderek birbirine düşer, sınırlar zorlanır ve finalde büyük bir sürpriz beklemektedir.
Kendi döneminin Avrupalı romancılarını, filozoflarını yakından takip eden Hüseyin Rahmi, Mürebbiye’de geniş bir kültürel coğrafyaya referanslarla kurgusunun katmanlarını derinleştiriyor.
Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864-1944) Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp, genç yaşlarından itibaren geniş
halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi, edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir. Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler, kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak, çok defa gülünç, bazen hüzünlü olarak işlenir. Romanımıza “mahalli renk” ilk kez onunla girer. Yazarlık yaşamına 1883’te Tercüman-ı Hakikat gazetesinde başlar. 1896’da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur.
Döneminin en çok okunan yazarı olur. Tüm kazancı yazarlıktan gelir. Bu sayede Heybeliada’da şimdi müze olan köşkünü alır. 1908 Meşrutiyet’inden sonra Ahmet Rasim’le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır. İlk soruşturmaya böylelikle uğrar. Gazetesi kapanır. İkinci kez Ben Deli miyim? romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir. Çoğu roman olmak üzere öykü, tiyatro, makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır.
Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.
Merhabalar Edebiyatı Sokağa Taşıyan ve Natüralizmin en iyi temsilcilerinden olan Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Mürebbiye eserinde konu olarak Matmazel Anjel
Paris’in kenar mahalledeki hayatını bırakıp zengin olup evinin hanımı olmak istemektedir.Matmazel Angel’in başından geçen karanlık ve çıkılmaz olaylar ve Dehri Efendinin konağındaki entrikalı aşk maceraları ve konaktaki yaşam anlatılmaktadır.İlk defa Hüseyin Rahmi Gürpınar okuyacak olanlara akıcı gelmeye bilir ve sıkılabilirler.O dönemi daha iyi anlamak için okunması gereken bir kitap.
Keyifli okumalar dilerim
Kitabın konusunu bildiğimden pek isteyerek okuduğum bir kitap olmadı ama Türk Edebiyatı Klasikleri serisini eksiksiz okuma kararı vermem nedeniyle kitap seçme lüksümü rafa kaldırdım. Evet Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçtan sonra serinin 2. kitabı yine Hüseyin Rahmi.
1899 yılında basılan kitap dönemdeki ahlaki çöküntüyü gösteriyor. Evdeki ufaklıklara Fransızca öğretmesi için konak getirilen Fransız Anjel (ki kendisi memleketindeyken fahişelik yapan biri) kendisini konak ahalisine masum biri olarak gösterir. Fakat şeytan eline su dökemez hani öyle biri. Yavaş yavaş ev ahalisinin erkeklerini baştan çıkarır ve evdeki üç erkeği de idare etmeye başlar. Tabi romanın sonunda yazarımız Anjele bir sürpriz hazırlıyor. Korkum o ki bir senarist bu kitabı okurda dizi yapar. Malum bizim halkımız sever böyle entrikaları.
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç çok daha iyiydi net.
Medeniyeti yanlış anlamanın neticesi "modern" denilen sahalara da bir o kadar kötü sebepler doğuruyor. Tanzimat döneminin klasik konularından biri olan yanlış batılılaşmayı esere yansıtmış yazar. Güçlü bir dili, aydınlık bakış açısı ile...
Ara ara konuyla ilgili bilgi vermesi bazen sıkıyor bazen de romanın sürükleyiciliğini bozuyor olsa da bir Türk klasiği olarak okunması gereken bir eser.
Hüseyin Rahmi Gürpınar, Türk edebiyatının popüler roman anlayışının en büyük temsilcilerinden biridir. Emile Zola'dan etkilenen büyük usta, aynı zamanda Türk edebiyatında sokağı edebiyata taşıyan yazar olarak da bilinir. Servet-i Fünûn topluluğunun etkin olduğu bir dönemde yaşadığı için Ahmed Midhat Efendi tarzını benimsemiştir. Bu açıdan bakacak olursak, kısa bir süre önce okuduğum, Ahmed Midhat Efendi'nin değerli bir kitabı olan Felâtun Bey İle Râkım Efendi romanı ile Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kitabı olan Mürebbiye, üslup ve içerik olarak oldukça benzerlik gösterdiğini söyleyebilirim.

Mürebbiye adlı romanda baştan söylemek gerekirse, böyle şaşırtıcı ve güldürücü bir son beklemiyordum. Resmen ustalığını konuşturmuş Hüseyin Rahmi Gürpınar...

Mülkiye memurluğundan emekli olan Dehri Efendi, 65 yaşlarında, varlıklı, geleneğe göreneğe bağlı, bilim-fen ve tekniğe meraklı biridir. Aile reisi olarak katı biri olan Dehri Efendi’nin Fransızcası pek iyidir.

Sadri Bey, Dehri Efendi’nin kızı Melahat ile iç güveysi olarak evlenir. Dehri Efendi zamanın geleneğine uyarak kızları, damadı, kardeşleri ve oğluyla birlikte oturmaktadır. Dehri Efendi’nin ikinci karısından olma çocuklarına “Matmazel Anjel” adlı bir Fransız mürebbiye tutulur. Bu mürebbiye Paris’te babasız dünyaya gelmiştir ve kendisi de babasız bir çocuk doğurur. Paris’te tanıştığı bir iş adamı onu İstanbul’a getirir. Erkekleri nasıl baştan çıkaracağını bilen fettan bir kadındır. Köşkteki yaşam ona durgun, monoton, bağnaz geldiği için çok sıkılır. Kendine eğlence bulmaya karar verir. Yalıdaki üç erkeği de yani Dehri Efendinin 18 yaşlarındaki oğlu Şem’i’yi, damadı Sadri Bey’i, kardeşi Kambur Amcayı tuzağına düşürür. Onları birbirlerine hissettirmeden idare eder. Bunu da her gece farklı kişiye randevu vererek başarır. Fakat bu iş sonuna kadar böyle tıkırında gitmez.

Kahya Eda Kadın bir süredir sofadaki lambanın erken sönmesinden kuşkulanır. Olup biteni gözetlemeye başlar. Bir gece Anjel’in verdiği randevuya geleceği günü şaşıran Kambur Amca sofada Kahya Eda Kadını görünce kendini sofadaki kadife örtülü, yuvarlak masanın altına zor atar, oradaki iki kişiyle tokuşunca Anjei’e gelmiş olan iki kişiyi daha görmüş olur.

Bu arada erkeklerin odasının boş olduğunu gören Kahya Eda Kadın, Dehri Efendi’ye Anjel’in odasına baskın yaptırır. Oysa erkekler Anjel’in odasında değil sofadaki masanın altındadır. Anjel’in odasında kimse bulunamayınca Kahya Eda Kadın iftiracı durumuna düştüğü için işten atılır.

Şem’i, Anjel’i kıskandığı için eniştesi Sadri’yle amcası Kambur Amcayı koruda döver. Aşçıbaşı Tosun, Anjel’in odasını uzun zamandır bahçedeki sakız ağacından gözetlemekte kimlerle birlikte olduğunu, neler yaptıklarını bilmektedir.

Şem’i amcasını ve eniştesini dövdükten sonra aşçıbaşı Tosun’a susuz rakı içirip tüm ayrıntılar hakkında bilgi sahibi olur. Anjel’in kendi gururuyla oynamasına bozulur ve bir gece yarısı Anjel’i hançer ile öldürmeye karar verir. Gündüzden Anjel’in odasının menteşelerini gevşetir, gece yarısı geldiğinde omuz atarak kapıyı kırar içeri girer. Anjel yatağından çıkmış korkuyla titremektedir. Odada Anjel’den başkası yoktur. Şem’i aynalı dolapta biri olduğundan şüphelenir. Aynalı dolabı açtığında karşısında babası Dehri Efendi’yi görür, ikisi de şaşkınlık içerisindedir. Hem mürebbiye hem de Şem ve babası Dehri Efendi bayılır ve perde kapanır...

Başkahramanımız Anjel bir Fransız olduğundan ve yazarın yaşadığı dönemde batıdan etkilenmesinden dolayı oldukça fazla Fransızca kelimeler içerdiğini söyleyebilirim Mürebbiye'nin. Ve Türk edebiyatının büyük yazarlarından olan Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Mürebbiye adlı romanını okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Türk Klasiklerini okuyalım, okutalım...

S.Y.
Yalanın sözlü olanı bir ahlak zayıflığı sayılırken kalemle olanının hüner sayılması kitap şeklinde para ile satılması medeniyetin ilerlemesinin yazarlara bahşettiği garip bir ayrıcalıktır.
Hüseyin Rahmi dilini çok beğendiğim bir yazar. Kitap çok eğlenceli ve akıcı. Sıkılmadan okuyacağınız, okuduktan sonra iyiki okumuşum diyeceğiniz, yazarın başka kitaplarını da okumaya can atacağınız bir kitap.
Şıpsevdi okurken yaşadığım bunalımdan sonra Gürpınar'a pek de yanaşmak istemiyordum açıkçası. Ama Türk Edebiyatı Klasikleri serisinde basılmış olması ve günümüz türkçesine çevrilmiş olması, eh bir de kapağının bu kadar ilgi çekici olması 'Hadi okuyayım!' dedirtti. Evet, ünlem ile.. :)

Matmazel Anjel'in mürebbiye olarak çalıştığı yalıdaki erkekleri 'kandırması' oluşturuyor kitabın olaylarını. Kitaptaki karakterleri, hele hele en sevdiğim Dehri Efendiyi, okumak o kadar keyif vericiydi ki! Bu kadar seveceğimi hatta ne bu kadarı, seveceğimi bile düşünmüyordum.. Gürpınar'ın betimlemelerini okurken durup soluklandım resmen. Anjel'i o kadar kurnaz bizimkileri o kadar saf ve gözü kör olmuş aşık olarak okumak komikti. Olaylar gözümde dizi izlermişcesine canlandı.

Sözün kısası, okurken beklemediğim şekilde keyif aldım. Bolca güldüm çokça eğlendim. Gürpınar'ın Efsuncu Baba eseri var sırada. Bakalım aynı keyfi alabilecek miyim? :)
Ah Anjel Ah!

Kitap İnceleme Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=JX8hclgT_9U

Anjel (Angela yani melek) Fransız bi' kadın. Mesleği fahişelik olan bu kadının bir gün yolu İstanbul'a denk geliyor. Tabii o arada da başından olaylar falan geçiyor ama işte bi' şekilde geliyor :D Sonra da açlıktan ölmemek için ne yapayım ne yapayım derken Türk ailelerinden birisine kapak atıyor. Mürebbiye olarak...

Güya ailenin çocuklarına Fransızca öğretecek :D
Birkaç gün dayanıyor dayanıyor sonra dayanamıyor. Hüseyin Rahmi Gürpınar bana hep komik geliyor bu kitabında da öyle oldu. Bizim Anjel evdeki bütün erkekleri kendisine hayran bırakıp aşık ediyor.
Sonra da zaten olaylar başlıyor. (Kitabın sonu efsaneydi!)

Bence güzel bi' hikayeydi ve okurken zevk aldım. Mükemmel! Kesinlikle okumalısınız demiyorum :D ama bence okunabilecek türden keyifli bir kitaptı.

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
yabancı hayranlığı ile beraber ahlakı anlamda girmiş olduğumuz çöküntüyü çok iyi bir şekilde anlatan bir kitap. severek okuduğum kitaplardan biri oldu diyebilirim.
Hüseyin Rahmi'nin anlatış tarzı o kadar doğal ki hiçte sıkmıyor ve bir çırpıda bitiveriyor okurken çok keyif aldım o dönem ki yanlış batılılaşmayı çok güzel bir şekilde gözler önüne seriyor okurken en çok Eda kalfaya acıdım bir tabir vardır ya hani pisi pisine gitti bizim Niyazi diye Eda kalfada aynen öyle oldu haksız yere işinden gücünden oldu ama bunu yazar öyle komik bir şekilde tasvir ederek anlatıyor açıkçası çok beğendim iyi ki okumuşum :)
#okudumbitti #kitapyorumu Yine güzel bir kitapla karşınızdayım. Ana teması tüm aile erkeklerinin bir kadın için birbirine düşmesi olarak görünse de derinine bakıldığında Osmanlı toplumunun bir portresi yer alıyor. Zenginler ve fakir halk arasındaki eğitim farklılığı, Fransızcanın ne denli Türkçe ile iç içe geçtiği, günümüzde nasıl İngilizce cümleler içine yediriliyorsa aynısının Fransızca için yapıldığı görünen açık gerçekler arasında. Ayrıca zengin köşklerinin ev içi yapısından, aile fertlerinin meslek hayatına kadar pek çok altı çizilecek toplumsal bilgi yer alıyor. Ayrıca bir noktada yazarın ahlak konusunda dedikleri oldukça ilgimi çekti ki zaten bundan hikayemde bahsetmiştim. Yeni yeni yerleşen Batı ahlakına ters düşen kahya kadın da bence önemli karakterlerden biri. Çünkü geleneksel görüşte olan bir o var, haliyle zihin ve kültür yapılarındaki çatışmayı bir de böyle görmüş oluyoruz. Osmanlı toplumunun kültür çatışmasını bir de edebiyat ve ahlak ile harmanlayıp güzel bir kurgu yapmış Gürpınar. Edebi yönü kuvvetli, düşündürücü cümleleri ve bilgileri oldukça fazla olan, dönem toplumunun ahlak ve yapısı hakkında bilgi edinebileceğimiz nadide eserlerden biri. Tavsiyemi şöyle bırakıp güzel geceler diliyorum
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın okuduğum ilk eseriydi. Yazarın kalemi biraz ağır, yada yabancı terimler yüzünden okunması zor diyebilirim. Çok fazla dipnot ve Fransızca kelime bulunuyor romanda. Farklı bir üslubu var yazarın, alışınca çok güzel ve okuması daha rahat geliyor insana.

Kitaba gelecek olursam; Matmazel Anjel, Fransız bir fahişedir. Bir sevgilisiyle gezi amaçlı İstanbul'a gelir ve gezi sırasında sevgilisi, Anjel'in başka bir adamla para karşılığı birlikte olduğunu görerek kapı dışarı eder ve Anjel beş parasız ve savunmasız İstanbul sokaklarında kalır. Kendini etrafına gayet namuslu ve saf bir kadın olarak tanıtıp bu sayede kendisine iş buldurur. Anjel artık Dehri Efendi'nin evinde mürebbiye olur. Ancak yine rahat durmaz ve evdeki bütün erkekleri kendine aşık ederek hepsiyle birbirinden habersiz birlikte olmaya başlar.
Anjel için evdekiler birbirine düşer, düşman olup çıkarlar. Para için baştan çıktıklarına inanmayıp hepsi de Anjel'in kendini sevdiğini iddia eder. Peki olay nereye varır sizce? O da sürpriz olsun. Okuyun.🤗
Konu itibariyle çok dikkatimi çeken bir kitaptı ve beklentimi karşıladı. 3'lünün kavgaları beni çok güldürdü açıkçası. Hüseyin Rahmi Gürpınar, zamanının en çok okunan yazarıymış ve hem Batılı hem Türk yazarlardan etkilenerek edebiyatımıza birçok eser kazandırmış. Bize de okumak düşer tabiki. Şu sıralar Türk Edebiyatı yazarları çok dikkatimi çekiyor. Kesinlikle okumaya devam edeceğim bir yazar.
Ciddi aşklar böyledir.

Âşıklar her tavır ve hareketleriyle birbirlerine sessizce gerçeği söylerler de “seni seviyorum” sözünü telaffuza mümkün değil cesaret gösteremezler.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 54 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2.Basım
Samimiyetle seven, çoğunlukla aşağılanır, ihanete uğrar.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 18 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2.Basım
Herkes duyduğu şeyi, inceden inceye araştırmaya lüzum görmeksizin onu kötüye yormaya eğilimlidir.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 99 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2.Basım
Eski saf, masum sevgiler şimdi yalnız modaları geçmiş bazı hikâyelerde kaldı.

Şimdi hayvan gibi sevişiyorlar.

Ömrünüzde hiç insan gibi sevdiğinizi hatırlayabiliyor musunuz?
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2.Basım
Ağızla söylenen yalan ahlaksızlık sayırlırken,
kalemle yazılanı hüner saymak,
medeniyetin yazarlara bağışladığı garip bir ayrıcalıktır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2.Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mürebbiye
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
172
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052954188
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Mürebbiye
Mürebbiye
Mürebbiye
Mürebbiye
Matmazel Anjel, doğup büyüdüğü Paris’in kenar mahallelerindeki sefil hayatını geride bırakıp, zengin bir ailenin hanımı olmak konusunda kararlıdır. Anjel’in kaderi İstanbullu Dehri Efendi ailesinden birkaç masumun eğitim ve
terbiyesinden sorumlu öğretmen olarak atanmasıyla değişir. Mürebbiyelik Anjel’e istediği kazancı sağlamayınca, evin en küçüğünden en büyüğüne bütün erkeklerini fethetmek için hazırladığı dehşetli programı derhal uygulamaya girişir. Anjel’in odasının bulunduğu koridorda gölgeler dans etmeye başlar. Ev ahalisi giderek birbirine düşer, sınırlar zorlanır ve finalde büyük bir sürpriz beklemektedir.
Kendi döneminin Avrupalı romancılarını, filozoflarını yakından takip eden Hüseyin Rahmi, Mürebbiye’de geniş bir kültürel coğrafyaya referanslarla kurgusunun katmanlarını derinleştiriyor.
Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864-1944) Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp, genç yaşlarından itibaren geniş
halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi, edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir. Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler, kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak, çok defa gülünç, bazen hüzünlü olarak işlenir. Romanımıza “mahalli renk” ilk kez onunla girer. Yazarlık yaşamına 1883’te Tercüman-ı Hakikat gazetesinde başlar. 1896’da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur.
Döneminin en çok okunan yazarı olur. Tüm kazancı yazarlıktan gelir. Bu sayede Heybeliada’da şimdi müze olan köşkünü alır. 1908 Meşrutiyet’inden sonra Ahmet Rasim’le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır. İlk soruşturmaya böylelikle uğrar. Gazetesi kapanır. İkinci kez Ben Deli miyim? romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir. Çoğu roman olmak üzere öykü, tiyatro, makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır.
Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.

Kitabı okuyanlar 253 okur

  • Ebubekir Toğacı
  • Deniz P.
  • Erhan Akın
  • Alper Kanık
  • Aslı
  • Ayşe Gül
  • İlayda
  • M.Hanefi Başegmez
  • Bahadır Çavuşoğlu
  • Savcı Yukay

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.9
14-17 Yaş
%3.9
18-24 Yaş
%32.5
25-34 Yaş
%32.5
35-44 Yaş
%16.9
45-54 Yaş
%6.5
55-64 Yaş
%2.6
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%59.8
Erkek
%40.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.4 (17)
9
%18.4 (14)
8
%19.7 (15)
7
%11.8 (9)
6
%17.1 (13)
5
%1.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0