Adı:
Gulyabani
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052957462
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Muhsine geçimini sağlamak üzere şehrin epey dışındaki bir köşke hizmetçi olarak gider. Bu “netameli” köşkün sakinleri arasında çalışanları ve delirdiği söylenen zengin hanımının yanı sıra türlü çeşit periler, yaratıklar, bir de gulyabani vardır. Muhsine, sonunda öldürülmek, delirmek, iyi saatte olsunlara karışmak ihtimalleri olmasına rağmen merakını susturamaz ve kapalı kapıların ardına geçer. Hüseyin Rahmi cin, peri, cadı gibi doğaüstü varlıkları konu edinerek masalın romana, romanın masala dönüştüğü bir teknikle halkın batıl inançlarını ele alır. Ve bizi bütün bu tuhaf yaratıkların, garip mahlûkatın ötesinde yaptıklarıyla daha şaşılası, daha acayip bir varlıkla tanıştırır: İnsanla. Baştan sona heyecanla okunan Gulyabani, o devir İstanbul halkını bütün özellikleriyle yansıttığı gibi bilmeceleri, tekerlemeleri, mahalli kelimeleriyle de Türkçenin en güzel örneklerini barındırır.
160 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Geçen yıl bu zamanlar okumuşum bu kitabı... Üzerine birkaç söz yazmak geldi içimden... Her şeyden önce ben çok eğlendim bu kitabı okurken. Çok farklı ve yerel bir durum komedisi. Bildiğim kadarıyla edebiyatta çok da örneği yok bu türün... Aynı zamanda çok başarılı bir hurafe eleştirisi, toplumsal hiciv örneği...

Pek çoğumuz Gulyabani karakteriyle sinema vasıtasıyla tanıştığımız için daha sonra kitabı okuduğumuzda ister istemez Adile Naşit'in gözlerinin fal taşı gibi açmasına, Ayşen Gruda'nın dilinin tutulmasına sebep olan o beyaz sakallı enteresan devasa yaratık canlanıveriyor gözümüzde... Ancak Süt Kardeşler filminin konusu birebir kitaptan alınma değil. Sadece Gulyabani detayı filme ilave edilmiş. Kitabın orjiinal hikayesi çok daha eğlenceli ve sürükleyici...

Yine de 1913 yılında yayımlanan bir eserin, 1976 yapımı bir filmde yeniden hayat bulması, sinema ile edebiyat arasındaki bu geçişkenlik ve işbirliği, doğru insanların elinde doğru bir şekilde uygulandığında çok anlamlı ve kalıcı sonuçlar verebiliyor.

Tekrar kitaba dönersek, hurafe ya da batıl baştan sona mizahi bir dille yerilmiş. Hurafe, bizim kültürümüzde, diğer kültürlere nazaran çok farklı çeşitlere sahip ve gündelik yaşam üzerinde çok daha etkin... Özellikle o dönem, bir yazara kitap yazdıracak kadar hayatın içindeymiş... Günümüzde de varlığını devam ettiriyor ama eski gücünde değil artık. Ya da biçim değiştirerek varlığını sürdürüyor dersek de yalan olmaz...

Eğer yeterli vaktiniz varsa bir günde, hatta yarım günde elinize alıp, bir solukta okuyup bitirebileceğiniz bir eser. Kitap bittiğinde yüzünüzde kocaman bir tebessüm bulacak, üretkenlikte eşi benzeri olmayan klasik Türk edebiyatına derin bir hayranlık duyacaksınız.

Herkese keyifli okumalar dilerim...
144 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Halkın inandığı yanlış inançları insanları nasıl kandırdıklarını anlatmaya çalışmıştır. Yazar her söylenene inanmamak gerektiğini vurgular.Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Gulyabani'si toplumsal hurafelere karşı ve edebiyatta çok fazla örneğine rastlanmayan eğlenceli bir roman.
192 syf.
·4 günde·8/10 puan
Bazı yerlerde sıkılıyordum ortalara gelince bir merak uyandı acaba gulyabani kim çıkacak merakıyla kitabın sonuna nasıl geldiğimin farkına varmadım.
1 2 günde sıkılmadan okunacak bir kitap şimdiden iyi okumalar
160 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Bir Hanımnine Hüseyin Rahmi Gürpınar'a mektup yazarak toplantılarında tandır başında kadınların okuyabileceği bir eser yazmasını rica ediyor.Lakin bu eser bilimsel,felsefi,teknik zeminden uzak olmasını çünkü cahil arkadaşlarının bunu anlayamayacağını,bunun yerine konusu cinler,periler,gulyabaniler olan masalla roman arası bir şey olmasını istiyor.

Hüseyin Rahmi Gürpınar'da bu hanımnineyi kırmayıp onun istediği gibi gulyabanilerle,ecinnilerle,perilerle dolu bir hikaye veriyor onlara ve ortaya eğlencesi bol bir eser çıkıyor.Tabiki bunları Hüseyin Rahmice yapıyor.Batıl inançları çok güzel eleştiriyor.İncelememin sonunda Adile Naşit'e de Allah'tan gani gani rahmet diliyorum.Sebebini okuyan ve filmini defalarca izlemiş herkes anlamıştır. :)
220 syf.
Çok az spoiler var.

Gerilim, korku, fantastik, mizah ne ararsanız var olandan bir kitap ile karşı karşıyayız. Gerilim, korku derken Stephen King kitapları gibi düsünmeyin tabii :) Hiciv var, eğlence var...

Cinler, periler cirit atıyor köşkte... Ama ilk başlarda okurken açıkça gerilmeyi çok bekliyordum. Gayet güzel yazmış merak uyandırıyor ne olacak diye okudum. Ve çokta akıcı kitap.

Ana karakterimiz Muhsine hanımdır. Hayat ona acımasız davranınca kimsesiz kalıyor. Ayşe nine ona yardım elini bir anda uzatıp Hızır gibi yetişiyor. Lâkin işler onun düşündüğü gibi olmayacak. Bir de köşkümüz var evlere şenlik tam. Burada hizmetçi olarak işe başlayacak Muhsine hanım. Ayşe hanımın kıyağı diyelim...

Köşkte işleri halleden iki kadın varken Muhsine hanım da dahil olacak işlere. Köşkte bir gözün görmeyecek, bir kulağın duymayacak... Köşkün hanımları, bey efendileri nerede olduğuna dair hiçbir şey sormayacak, kime hizmet ettiğini bilmeyecek... vay anam vay her şey muamma. Geceleri rahat uyuyamayacaksın, bahçeye bile bakamayacaksın.

Merak mı o nedir ki merak kelimesini köşkte kaldırmışlar. Yasak odalara girmeyeceksin, cinlere karşı hazır ol da bekleyeceksin ve emirlerinde bekleyeceksin. Uyarılara kulak vereceksin ve uygulayacaksın ki rahatça yaşayabilesin. Gerisi mi Gulyabani'de...

Kitap çok akıcı olup hikayesini çok beğendim ve çok keyif aldım okurken. O dönemde çok iyi iş çıkarmış yazar. Muhsine Hanım'ın ve diğerlerinin başına neler neler gelecek hepsi kitabın içinde. Merak uyandıran kitapları sevenler, mizah eğlence sevenler hiç kaçırmasın derim.
160 syf.
Gürpınar eserlerinde halkın sorunları üzerine eğilmeyi sevmiştir. Bu eserde ise o dönem halk arasında bir efsane olan "Gulyabani" konusunu işlemiştir. Halkın korktuğu ve çekindiği bir durum olan Gulyabani işinin gerçek yüzünü kısa bir hikaye ile anlatmaya çalışmıştır. Ayrıca miras avcıları konusunu da ikinci plana işlemiştir. Gürpınar kendi dönemini yansıtmayı başarmış bir yazardır....
144 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitabı okumadan önce birkaç incelemesine bakmıştım. Bazı kişiler akıllarına Yeşilçam filmi olan Süt Kardeşlere konu olan Gulyabani karakterinden bahsetmiş bazıları sadece ismen benzerlik olduğuna değinmiş. Her ne şekilde olursa olsun kitabın muhtevası oldukça akıcı ve güzeldi. Film ile tek bağlantısı Gulyabani karakteri olabilir zannımca çünkü başka bir bağlantı pek kuramadım.

Kitap hanımnine isminde birisinin Hüseyin Rahmi Gürpınar'a tandır başında sohbet ederken okunacak felsefe, ilim içeren bunun yanında cinlerden perilerden bahseden bir kitap yazmasını istiyor ve kitabın macerası böyle başlıyor.

Baş karakterimiz Muhsine olsun , kalfa, hanım efendi, aşçı, Hasan olsun kitabın içeriği oldukça sürükleyiciydi. Gerçek şeylere değinmesi sebebiyle korkutuyorken bunun yanında insanların batıl inançların tüm açıklığı ile göz önüne seriyor. Yazarın anlatışı oldukça hoşuma gitti. Okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen gerçekten iyiydi. İki günde bitirdim ama derslerim olmasaydı muhtemelen bir gün içinde oturup okunacak güzel sürükleyici bir kitaptı.
176 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kitaplarında Anadolu yoktur. Roman kahramanlarının çoğu 19.yüzyıl sonu İstanbul'unun canlı, renkli insanlarıdır. Ve bu kahramanları ustaca konuşturur kitaplarında. Aile geçimsizlikleri, batıl inançlar, örf ve adetleri, sıra dışı olayları, gülünç ve acıklı yönleriyle ele alarak müthiş bir mizah ile anlatır.
Gulyabani kitabına gelecek olursak, Genç yaşında dul kalan Muhsine Hanım bir tanıdığı vasıtasıyla konağın birinde işe girer. Konakta cinler, periler, şeytanlar cirit atmaktadır, ayrıca Gulyabanisi, Ahu babası, Gamgamı, Yamyamı, Samsamı neler neler... Zavallı Muhsine, konağın hanımı, Çeşmifelek kalfa ve Aşçı Ruşen kadın ile aklının, canının ve namusunun derdine düşmüşken, yakışıklı, zeki, cevval bir delikanlı olan Hasan imdadına yetişir.
Heyecanla, merakla, şaşkınlıkla ve çokça gülerek okuyabileceğiniz harika bir Türk Klasiği.
Görüntüde virane konakta, Muhsine'nin iyi saatte olsunlar ile macerasını mutlaka okumalısınız.
Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır.
181 syf.
·2 günde·10/10 puan
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın okudugum ilk eseri ve tabiki ilk kalmayacak.

Ben cok begendım güldürürken düşündürüyor.

Eser bu kitapta toplumun yanlış inanışlarına , hurafelerine , batıl inanışlarına dikkat çekiyor. Ne yazık ki günümüzde bile bu yanlış düşüncelere kapılanlar çok , ilerleme katedemedik.

Kitabi biraz önce bitirdim ve gülümseyerek son sayfasını kapattım. Ben okurken çok eğlendım ve aynı zamanda düşündüm aklımızı kullanmazsak sonuçları nasıl olur , bizi ne kadar kolay kandırabilirler diye.
~Tavsiye ederim.
144 syf.
·10/10 puan
Kitabı okumadan önce Kemal Sunalin oynadığı film ile aynı olduğunu düşünürdüm ama okuduğumda böyle birşeyin olmadığı öğrenip gülmüştüm . kitapin konusu daha cok batıl inançlar ,hurafeler ve yalanlar ile alakalı . çok akıcı ve ders verici nitelikte . tavsiye ederim
160 syf.
·2 günde·7/10 puan
Türk edebiyatının tanınan isimlerinden Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan okuduğum ilk kitap Gulyabani oldu. Neden bu zamana kadar okumadım, çünkü okullarda sürekli anlatılıp övülmesi bende hiç merak ve istek bırakmadı. Bazı isimlere yeni giriş yapıyorum bu çok normal, hepsini aynı anda okuyamam. Gulyabani deyince aklımıza ilk olarak Süt Kardeşler filmindeki o garip yaratık geliyor. Bazıları çocukken korkmuş olabilirler fakat bence oldukça komikti. Kitapta da komiklikler var. Önemli mesajlar içerdiğini görmek mümkün. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın dili biraz ağır, çünkü o zamanki dil ağırdı. Sadeleşmiş versiyon okuduğum halde ara sıra zorladı beni. Rus edebiyatı yazmak istemiş sanki yazar ama tam olmamış gibi biraz daha pişmeliymiş bence. Oldukça az karakter var ve her sayfada aynı kişileri görmek sıkıcı hale geliyor. Kitap iyi hoş ama edebiyat öğretmeni olacak bazı kişiler fazla abartmışlar bana göre. Kitabın başında bir okur mektubu ve yazarın ona cevabı vardı. Gulyabani daha çok ısmarlama bir kitap olmuş, zorla yazılmış gibi geldi. Hikayeye geçersek; Muhsine diye genç bir kadın tanıdık vasıtasıyla İstanbul'un ücra köşelerindeki bir köşkte hizmetçiliğe başlar. Söylentilere göre köşkte bol bol periler ve cinler bulunur hatta daha önceki hizmetçiler uslu olmadıklarından ölmüşlerdir. Ondan istenen asla meraklı olmaması ve bu peri tayfasını kızdırmamasıdır yoksa canına mal olacaktır. Hurafeler içinde yaşayan insanların nasıl cehaletin kapanında rezil bir yaşam sürdüklerini okuyoruz kitapta. Yazar toplumumuzu hem uyarmak hem ders vermek istemiş, aklın yolunu seçmeyi ısrarla öğütlemekte. Başlarda biraz sıkıldım aslında bu ne böyle dedim ortalara geldikçe işin rengi değişiyor. Sürekli başka konulara atlaması canımı sıksa da sonu gerçekten tatmin edici. Orada söylenmesi gereken her şey söyleniyor, bütün sır açığa çıkıncaki olayları okumak güzeldi. Son bölümde ortaya çıkan Hasan bana yazarın kendisi gibi geldi. Erkek olduğu halde kadınların iç dünyasını gayet güzel anlatmış yazar. Fakat yaşını başını alan evlilerin hala birbirimizi çok seviyoruz palavrası olmasa iyiydi, bu zaten filmlerde ve kitaplarda olur gerçek hayat böyle değil. Genel olarak kitap iyi fakat abartılacak bir yanı yok. Bazı kısımları boğucu sadece onun dışında anlatmak istediği güzel şeyler var. Köpeğin adı şeytandı mesela, cinlerden korusun diye verilmiş gibi. Süt Kardeşlerdeki arap kadın bence o gulyabaniden daha korkunç.
"Sevdiklerini her dakika rahatsız edecek, ıstırap verecek şekilde sevenlerin duygularında içtenlikten çok bencillik vardır."
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 56 - Yapı Kredi Yayınları
"Sevdiklerini her dakika rahatsız edecek, ıstırap verecek şekilde sevenlerin duygularında içtenlikten çok bencillik vardır."
-Amma benim sözüm şaka değildir. Her ne zorlukla karşılaşırsak karşılaşalım yılmayacağız..Ölüm var ayrılık yok ..
Ben de tekrar ettim :
-Ölüm var ayrılık yok.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gulyabani
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052957462
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Muhsine geçimini sağlamak üzere şehrin epey dışındaki bir köşke hizmetçi olarak gider. Bu “netameli” köşkün sakinleri arasında çalışanları ve delirdiği söylenen zengin hanımının yanı sıra türlü çeşit periler, yaratıklar, bir de gulyabani vardır. Muhsine, sonunda öldürülmek, delirmek, iyi saatte olsunlara karışmak ihtimalleri olmasına rağmen merakını susturamaz ve kapalı kapıların ardına geçer. Hüseyin Rahmi cin, peri, cadı gibi doğaüstü varlıkları konu edinerek masalın romana, romanın masala dönüştüğü bir teknikle halkın batıl inançlarını ele alır. Ve bizi bütün bu tuhaf yaratıkların, garip mahlûkatın ötesinde yaptıklarıyla daha şaşılası, daha acayip bir varlıkla tanıştırır: İnsanla. Baştan sona heyecanla okunan Gulyabani, o devir İstanbul halkını bütün özellikleriyle yansıttığı gibi bilmeceleri, tekerlemeleri, mahalli kelimeleriyle de Türkçenin en güzel örneklerini barındırır.

Kitabı okuyanlar 3.720 okur

  • Anıl SAKALLIOĞLU
  • can korkmaz
  • Gizem S.
  • Alparslan Tokgöz
  • Şennur Kasa
  • Tuğçe
  • Ayfer
  • Selina Tüzin
  • Mrs. Linh
  • Uğur Savcı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.5 (183)
9
%12.7 (161)
8
%14.8 (187)
7
%7 (88)
6
%1.7 (21)
5
%0.9 (11)
4
%0.6 (7)
3
%0
2
%0.1 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları