Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
Türkiye'nin yazılmış ilk korku romanı... anlatımı sade , duru ve bir o kadar güzel... hurafelerin insanları nasıl aciz bir duruma düşürdüğünü çok iyi kaleme almış..
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 201517,9bin okunma
Puan vermedi·184 syf.·
2020 37. kitabı
Filmin tamamı olmasa da Gulyabani kısmının kaynağı Hüseyin Rahmi’nin bu eseridir.Burada da bir kadının malına el koymak isteyenler onun akli melekelerini kaybetmesi için uğraşmaktalar.Hesap edemedikleri şey ise bir aşk.Aşk gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Filmde Gulyabaniyi gören Adile Naşit'in fal taşı gibi büyüyen gözleri.. Kitabı okurken Gulyabaniyi kafamda canlandırırken Adile Naşit'ten kalır bir yanım yoktu doğrusu. Korktum, heyecanlandım, alıştım.. Belli bir yerden sonra doğruluğunu kabul ediyordum ki cin, peri, yamyam, gamgamların da Hasan yetişti benim de imdadıma:) Hüseyin Rahmi “kocakarı” dedikodularına aşina, Anadolu insanının batıl inançlarla dolu düşünce yapısını yakından bilen bir isim.Eserlerinde mizahi unsuz olarak bunları sık kullanarak yaşadığı devri günümüze de ışık tutarak resmeder.Kahramanlarını kendi dillerinde konuşturması da üslup başarısıdır.Ancak bu eserinde böyle bir dil kullanmamış.Bu da eserin gerçekçiliğine zarar vermiş hissediyorum.Kendini affettirmek ister gibi de eserin başında bunu belirtmiş. Mutlaka okuyun diyeceğim bir kitap değil. Ama okumanızda bir zarar olmaz. Hayır hayır cinleri perileri kaldıramayacaksanız okumayın :))
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 201517,9bin okunma
Sipariş Usulü Kitap :) SPOİLERSİZ
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2020 64. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2020 22:29
Yakın bir arkadaşımın “Sonunu o kadar merak ettim ki, kitabın ortasında iken sonuna bakmadan kendimi alamadım” sözleri üzerine Gulyabani kitabını okumaya başladım. Kitabın yazılış öyküsü o kadar samimi ki… Bir hanımnine Hüseyin Rahmi’ye mektup yazarak okuma yazma bildiğini ve kendisinin kitapları dâhil birçok kitabı kendisi gibi yaşlı kimselerle bir araya gelerek onlara okuduğunu bildiriyor. Yazardan kendilerini sonunu meraktan titretecek bir kitap yazmasını rica eder. Yani Sipariş kitap desek yanlış kaçmaz sanırım kitap için. Yalnız kitabın öyle bir üslubu var ki içerisinde Türkçe’nin zenginliklerini, deyimlerini, tekerlemelerini ve atasözlerini buluyorsunuz. Bir de yazarın muhteşem akıcı dili de eklenince kitaba… Okurken insanın elinden düşürmesi mümkün olmuyor. İnanın kitabı okurken yer yer korkmadım değil. Bu kadar korkuya insanın nasıl dayanabileceğini sorguladım. Aklını kaçırmamak elde değil. Hep kafanızın bir kenarında kesin bir şeyler var bu işin içinde derken yine de korkmaktan uzak kalamıyorsunuz. Kitabın ortaya çıkmasına vesile olan hanımnineyi ve yazarımızı rahmetle anıyorum.
Edebiyat
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 201517,9bin okunma
7/10
·184 syf.··
2019 27. kitabı
çok enteresan bir roman. sanki korkutacak gibi görünüyor ama ben çok yerinde güldüm. eski kelimeleri çok fazla. ama okurken hikayenin gidişatından kelimelerin çoğunu anlıyorsunuz zaten. sonu güzel bağlanmış. yine de bir yüzyıl öncesi yazıldığı o kadar belli ki. bu açıdan hemen adapte olunması da zor bir kitap diyebilirim.
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 201517,9bin okunma
9/10
·185 syf.··
Beğendi
·
2022 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2022 00:00
Gulyabani kitabının en başında çok sıkı bir okuyucusunun yazara yazdığı mektuba cevaben kaleme alındığını görmem küçük bir şoktu Sonrasında hikaye anlatıcı Muhsine hanımın dilinden başlar.. Özetle yaşanmış bir olaydır ve anlatıcısının da her daim ısrarlara dayanamayarak kalabalık oturmalarda dile getirdiği gerilim dolu bir hikayedir. Özetle, Muhsine yetim bir kadindir. İş aradığı bir sırada Annesinin bir arkadaşına rast gelmiş olup,(Ayşe Hanım) ona güvenerek peşinden hizmetçilik edeceği konağa doğru yola koyulur. Yalnız gittileri adres de hem daha ilk sefer gördüğü izlenimlerden dolayı ürkmüş hem de işi kabul etmeyip ayrılacağı esnada Ayşe hanımın sırra kadem bastığını fark etmiştir. Evin iki hizmetlisi kadınlar ise ona kiminle geldi ise onunla gidebeileceğini aksi taktirde Konak'tan ayrılamayacığını ifade eder. Muhsine'yi bu adar korkutan ise hem cinler, periler hakkındaki dedikodular hemde Gulyabani adı verilen korkunç bir mahluktur... "Ta karşıdan, bahçenin derinliklerinden, servi ve kavaklar ile bir boyda bir minare belirdi. Bu, taşlaşmış, cansız bir sütun değildi. Yürüyordu... Şimdi artık mehtabın yardımıyla görünüşünü bütün ayrıntılarıyla seçebiliyordum... En korkulu rüyalarda bile görülemeyecek bu dev azmanını perdenin kenarından seyretmeye başladım." Artık Muhsine kaderine razı gelip, çokça merakına da yenik düşüp, konakta çalışmaya başlar. Birde Gönlünü Konaktaki bir çalışana kaptırır.. Sonrasında neler mi olur? Bilemem hem aşk, hem gerilim bence bu kitap. Mizahi yönü de yok değil.. Yazarın en ünlü eseri de hem! Bizim bildiğimiz Tük sinemasından farklı.. Okumayan var mı içinizde? Gulyabani
Edebiyat
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 201517,9bin okunma
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mart 2020 03:17
gürpınarın okuduğum ilk kitabı. eserin anlatımındaki üslup ve karakterlerin konuşma dili olay örgüsü kitabı bir çırpıda okutuyor. ilk defa bir kitabın ortalarına geldiğimde sonunu okumak zorunda kaldım.
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 201517,9bin okunma
10/10
·184 syf.··
2020 14. kitabı
Kitap güzel içinde yer yer mizahla karışık korku gerilim var sayfayı her çevirdiğinizde 'acaba daha ne ile karşılacağım' diyorsunuz. Kitabı okudukça şimdi herkes bir yerden çıkıp 'sana şaka yaptık muhsine ' diyeceklerini hissettim o kadar olağanüstü olaylardı. Yazar Kitabı bir hanım nineni'n mektubu ile yazmaya baslamış günümüz hurafelerine inanan insanları konu almıştır. Kitapta Muhsine'nin yolda ki yaşadığı sıkıntı üzüntü yer yer ağlaması. O Ayşe bacıya bende sinir oldum daha bide kızı düşünüyormuş tabi kızcağızın bu yol ile de derdi bitmiyor konakta yaşadığı korkular üzüntüler endişeleri yer yer insanı da güldürmüyor değil. En güldüğüm yerde "Bacaklarım doğru yumuşak yumuşak bir şey dokunmaya başladı. Korkudan dizlerimin bağı çözüldü. Bir iki destur dedim, durdum. Yürek çarpıntısından bayılacaktım. Kalfa: kızım niye yürümüyorsun? -Ben uğradım galiba -Ne var? -ayaklarımı okşuyorlar. Kalfa hususi bir makamla, " Göklerin mahı! Diyarların padişahı çekil!" çekil dedi. İki çenem birbirine vurmaya başladı mumu ayakların doğru dogru tuttu -A.. Kediymiş" hala aklıma geldikçe gülerim daha bunun gibi bir çok olay kitabın sonuna doğru heyecan artıyor okudukça okuyasınız geliyor en sonunda da güzel bir gülümseme ile kitabı kapatıyorsunuz.
1000Kitap
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 201517,9bin okunma
10/10
·184 syf.··
2021 26. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar eserleri dönemin şartlarını,yaşantısını olduğu gibi yansıtan kah güldüren kah hüzünlendiren eserlerdir bu kitapta batıl inançlarla çok güzel bir anlatımla alay eden tiye alan bir kitap gerçekten severek okudum hiç sıkmadı çoğu zaman güldürdü.
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 201517,9bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2020 3. kitabı
Kitap beklemediğiniz bir sonla bitiyor. Dili akıcı, olay örgüsü boğmuyor, bitirmeden bırakamayacağınız bir kitap.. Hüseyin Rahmi Gürpınar ustalığı.. dili... Edebi yönü..
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 201517,9bin okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2021 22:15
Hüseyin Rahmi Gürpınar benim favorimdir ki bu da boşuna değildir. Onun toplum olaylarını, psikolojiyi mizahla harmanlayıp ele alması ve okuyucuyu sıkmadan ama aynı zamanda da konudan çok uzaklaşmayıp işi cıvıltmadan yazması benim ona hayran olma sebebim diyebilirim. Kitabın konusu bildiğiniz gibi, adı da üzerinde, Gulyabaninin bir köşke dadanmasıyla başlıyor. Ve bu Gulyabani nedense sadece köşktekilere görünüyor, onlara işkence ediyor. Neyse ki sonunda Gulyabaninin foyası da boyası da ortaya çıkıyor. Gelelim eleştiriye. Öncelikle kitabı çok beğendim. Konusu zaten çok hoş, ilgi çekici. Bir de o zamanlara bakarak ( Serveti Fünun dönemi) çok değişik ve heyecanlı. Hele ki toplumcu gerçekçi bir yazardan beklenmeyen ama buna rağmen çok da güzel işlenmiş, anlatılmış bir konu. (Çünkü yazar okurlarını kıramayacak kadar da kibar biri.) En çok hoşuma giden şeyse eser de dedikodularla, hurafelelerle, şehir efsaneleriyle ve batıl inançlarla dalga geçilmesiydi. Ama tabii ki kitaptaki karakterlerin korkularını da yargılamıyorum. Sadece onların sorgulamadan körü körüne bağlanmalarını, inanmalarını yargılıyorum. Çünkü biliyorum ve biliyorsunuz ki biz insanların doğasında var bu inanma, tapma, bağlanma ve korkma. Onlar olmasa zaten yaşayamayız. Ayrıca araya sıkıştırılmış, "Korkularının üzerine git. Onları sorgula. Doğruyu öğrenmekten, araştırmaktan, sorgulamaktan ve inanmaktan korkma." mesajları da çok önemli ve güzeldi. Gerçekten de katıldığım mesajlardı. Kitabı okurken hiç sıkılmadım. Aksine kahkaha atarak okudum. Özellikle de o saçma sözlerden yazılmış türküler, maniler beni çok güldürdü. En sevdiğim diğer bir şey ise Muhsine'nin köşkün hanımına deli denmesine rağmen buna tam inanmaması ve onu, gerçeği hep merak etmesiydi. Eserin sonu da güzeldi. Ne kadar benim için çok
Edebiyat
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 201517,9bin okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi GürpınarYazar · 100 kitap
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi. Edebiyat hayatı Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...