Adı:
Efsuncu Baba
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052954164
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Efsuncu Baba
Efsuncu Baba
Efsuncu Baba büyüyle, simyayla, tılsımla uğraşan; define aramak, madeni altına çevirmek, yıldıznamelerden âlemin sırrını çözmek gibi heveslere kapılmış bir zat-ı muhteremdir. Onun dünyasını batıl inançları şekillendirir, her adımını bu hurafelere göre atar. Eline yeni bir kitap geçer, İstanbul’un bütün defineleri şifreli halde bildirilmiştir bu kitapta. Defineye ulaşmak için tılsımı kaldırması gerekir, bu da Binbirdirek’teki anahtarı ve kendisine yardımcı olacak insan suretinde iki meleği bulmasına bağlıdır. Böylece Kirkor ve Agop’la tanışırız. Karın tokluğuna çalışan, ortaoyunundan fırlama bu iki komik tip Efsuncu Baba’nın karısı ve kızıyla yaşadığı konağa taşınır. Entrika giderek tüm aileyi sarar.
Hüseyin Rahmi sofu görünümlü budala karakterlerinden birini daha insanlığın en büyük derdi olarak, gülmeceyle süslü serüvenli bir dille canlandırıyor.
YAŞASIN LAİKLİK! YAŞASIN BİLİM! YAŞASIN ÇAĞDAŞ VE AYDIN İNSANLAR!

Bir saniye ya,kitabın bunlarla ne alakası var?
Hemen anlatmaya başlayacağım ama incelemeyi okumaya üşenenler için KİTABI ALIP OKUYUNUZ!

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın okuduğum ilk kitabı ama adama hayran kaldım!

Efsuncu Baba...
Efsuncu Baba büyülerle,simya,tılsım gibi saçma sapan şeylerle uğraşan bir zat. Tabii günümüzde bu kişi çok salak ya da budala gözükebilir ama değil.

Asıl salaklık bu olsa gerek ki o adam hala salak gözükmüyor!
Saçma sapan şeylere inanıyor, belli saatlerde yapmaya çalışıyor önemli işlerini, uğursuzluk vardır falan diyor.

Çok batıl inancı olan birisi.
Sonra da işte bir gün bi' kitap buluyor. Define kitabı güya.
Sonra da ona uyarak hazine aramaya başlıyor.
Güya 2 tane insan kılığında melek bulacak ve o meleklerde Efsuncu Baba'ya yardım edecek.

Sonraları kitap aşırı eğlenceli oluyor ki anlatmamak için kendimi zor tutuyorum :D

Kitap çok eğlenceli olmakla beraber çok bilgilendirici.

Peki,gelelim incelememin başına; neden Laiklik neden Bilim?

Şöyle açıklayayım, bizim insanımız aptal bunu herkes biliyor değil mi? Herhangi bir yüceltme çabasına girmeyelim abi işte, aptal...

Batıl şeylere inanır,dogmalara inanır. Felsefeyi öcü olarak görür. Güdülmek isteyen bir koyun misali kendisine birisinin önderlik etmesini bekler.

Sonra da başına her şey gelir.
Birisine yıllarca kölelik eder sonra da onu terör örgütü ilan eder.
Darbe yaptı der sonra da der ki kendimizi koruduk! Kahramanlarız biz!

Neyin kahramanı bi' sorayım. O adamı zaten sen oralara getirmedin mi :D

Neyse işte böyle konularda çok asabi olmakla beraber kalpleri kırmamak için susuyorum.
Efsuncu Baba bizleriz. Her şeye inanmak isteyen aciz yaratıklarız.

O yüzden tekrar ve tekrar diyorum ki YAŞASIN LAİKLİK!
YAŞASIN BİLİM,TEKNOLOJİ ve İNSANLIK!
YAŞASIN...

BU KİTABI KESİNLİKLE OKUMALISINIZ!

(İş Bankasının yeni serisi olan TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİNDEN çıktı zaten. 70 sayfa ve 3-4 tl bir şey,bence alıp hemen okumalısınız.)

Kitap için inceleme videom:https://www.youtube.com/watch?v=iWlTnHpUfJY

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim.
Hüseyin Rahmi Gürpınar klasiği ya da tarzı mı desem? Bilindiği üzere sokak edebiyatını en güzel ve içten veren bir yazar.Başlarda sıkıcı bir diyalogla başlasa da yine de devam edin. Öbür eserleri gibi yine toplumsal bir ders verme amaçlı yazılmış eseriyle kamu spotunun o devirdeki karşılığı olmuş adam(!) daha ne yapsındı? Toplumumuzda az bulunur cinsten bir adamdır kendileri "Kemal Sunal" gibi yani... Olayın bazı yerlerinde mizahi olsa da en sonunda mesajını doğrudan vererek tabiri caizse 'vurur yüze ifadesi anladın mı bitanesi' diyor üstad.
Keyifli okumalar :)
Merhabalar Türk Edebiyatımızdaki Önemli Natüralizmin savunucularından olan Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Efsuncu Baba konu olarak cahilliğin olduğu bir dönemde hurafe inanışların sonucunda olanları mizahi bir dille anlatmış.Kitap karakter olarak Efsuncu baba,Agop,Kirkor yer almaktadır.Agop ve Kirkor arasındaki konuşmalar Hacivat ve Karagöz arasında geçen gibi şiveli ve mizahi konuşmalar yer almaktadır.Efsuncu Baba ise kendince simyacı biridir ve define bulmasıyla gelişen olaylara yer verilmiştir Kitabın en beğendiğim bölümü son kısımıydı çünkü çok düşündürücüydü.Okumak isteyenlere İş Bankası Kültür Yayınlarını tavsiye ederim.
Keyifli Okumalar Dilerim
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ı özellikle karakterlerini şiveleri ile konuşturduğu, günlük yaşamı kendi dilinde ve ortamında yazdığı için ayrı severim. İş bankası gibi klasik kitaplarda usta olan bir yayın evinin bizleri yerli klasik ustalar ile tanıştırması, günümüz Türkçesi ile sadeleştirmesi süper bir uygulama olmuş. Benim gibi Türk klasiklerini takip etmeye çalışan biri için hazine değerinde. Serinin hepsini alıp okumak istiyorum. Efsuncu baba kitabında bilimsel veriler yerine hurafenin peşinde koşanların nasıl komik duruma düşüp, aldatıldığını kısa ve öz anlatmış. Dili sade sayılsa da aralarda dipnotlara bakmak biraz okumayı güçleştiriyor. İki ermeni arkadaşın diyalogları karagöz Hacivat tadındaydı. Tebessümü bol keyifli bir kitap.
Önceden dilinin ağırlığından dolayı okurken sıkıldığım kitapların yeniden günümüz Türkçesiyle basılması beni çok mutlu etti. Seriyi takip edeceğim bundan sonra. İş Bankası Yayınları nı kutluyorum bu anlamda.
Evvel zamanlarda (!) efsuna inanan insanların yaşadıklarını gülebileceğimiz bir şekilde anlatmış yazarımız. Keyifle okunacak ve ders alınabilecek güzel bir kitap çıkmış ortaya . Okunmasını kesinlikle tavsiye ederim...
O zamanlarda da günümüzde yaşanan benzer sorunların olduğunu gösteren bir kitap olmuş. Güzel dersler var içeriğinde. Daha çok bir tiyatro izliyor gibi hissettim kendimi. Aynı zamanda komikti de. Çok eğlendim.
1924 yılında yazılmış bir kısa roman. Efsun, büyü demek bu arada. Efsuncu Baba, Ebulfazl Enverî Efendi isminde biri. Kafayı büyü, sihir, hurafe ile bozmuş biri. Bir definenin peşine düşüyor. Şimdiki adıyla Yerebatan Sarnıcında olduğunu düşündüğü hazine. Ama sonu yine beklenildiği gibi bitmiyor, en azından Efsuncu Baba açısından.
Toplum için sanat diyen Gürpınar yine bu kitabında da insanlara akıl verip doğru yolu gösteriyor. Bırakın bu batılı, hurafeyi diyor. Bu kitapta da karşılıklı konuşmalar, ikili diyaloglar çok fazla, bunlar dönemin özelliklerini yansıtsa da birazcık sıkıyor bir yerden sonra. Bu arada kitabın 1949 yılında çekilen bir filmi varmış, siyah beyaz ama bir türlü bulamadım. Bulan buraya bir yere bırakırsa sevinirim. Son olarak Hüseyin Rahmi demişken, şöyle saçma bir şey buldum. https://www.youtube.com/watch?v=TwlFae8wcCc
Bu Türk Klasikleri Serisi fikri kimin aklına geldi de sonunda dileğim gerçek oldu bilmiyorum ama bilseydim herhalde o kişiye gidip sarılmak falan isterdim. Düzgün bir yayınevinden çıkmış Türk Klasikleri hayalim epeyce uzun bir süreye dayanıyor. Bu yüzden bir yanım hemen hepsini okumak istiyor, bir yanım da kıyamayıp her ay birkaç tane ile yetiniyor. En başta bu eserlerin amaçlı yazılmış olmasını, halka bir şeyleri anlatma çabası taşımalarını seviyorum sanırım.

Efsuncu Baba, mizah anlayışını sevdiğim bir kaleme ait. Beni epeyce eğlendireceğinden şüphem yoktu, nitekim öyle de oldu. Cahilliğin kol gezdiği bir dönemde, İslam ile alakası olmadığı halde halkın içine sinen batıl inançlar ve hurafeleri eleştiriyor bu kitabında Hüseyin Rahmi. Cahilliğin birçok çeşidini karakterler üzerinden yeriyor, arada kişisel fikirlerini de dile getirmekten çekinmiyor.

Bazı noktalarda yazara katılmıyor olsam da söylediği çoğu şeyi destekliyor ve yazdığı kitaplardaki ağlanacak hallerin, günümüzde de yaşandığını görerek bir parça üzülüyorum.

Ayrıca detaylar beni şaşırtmıyor ama 1920lerde yazılmış bir eserin bu kadar orijinal fikirler taşıdığını görmek bir parça gururlandırıyor. Mutlaka okuyun, tanışın bu seri ile.
Kitaba başladıktan iki sayfa sonra dilinin çok ağır olması sebebiyle bıraktım. Sonra bir kaç sefer daha başlayıp bıraktım ve en sonunda aldım elime kağıdı bilmediğim kelimeleri teker teker yazarak(tabii ki yine de hepsini değil) bitirdim. Sonunda yazarımızın açıkça yazdığı mesaj gerçekten takdire şayan nitelikte. Almanızı ve okumanızı öneririm.
Öncelikle sadeleştirilmesi gerçekten çok faydalı olmuş. Yoksa kitaptan fazla bir zevk alınmazdı. Çok fazla din terimleri ve kitap isimleri olduğu için açıklanması güzel olmuş.

Yorumum: İlk başta Agop ve Kirkor karakterleri ile kitaba başlıyoruz. Bu Ermeni arkadaşların karşılıklı cümleleri tam bir orta oyunu havasında ilerliyor. Devamında Efsuncu Baba ile tanışıyoruz. Üçü biraraya gelerek define işine girişiyorlar. İlk denemedeki başarısızlıktan sonra Efsuncu'nun kızının sevgilisinin yaptığı oyun ile olaylar çok değişik yerlere gidiyor ve komedi tamamlanıyor. Ayrıca kitapta geçen “Hemen her yerde ve hele ilim ve irfanın zayıf bulunduğu memleketlerde hile, aldatmacayla daha çok iş görülür” kitabın özeti sanırım.

Not 1: Ermeni karakterlerin melek olduğu bölümlerde kimin hangi melek olduğunu ilk başta hiç anlamadım. Dedim ben mi bir şey kaçırdım yoksa yazılmamış mı diye. Kitabın sonlarında yazıyor.

Not 2: Bızdık (ermenice) kelimesinin küçük çocuk anlamına geldiğini öğrendim ayrıca.
Başlardaki Agop ve Kirkor' un diyalogları beni fazlasıyla sıktığı için kitabı yarım bıraksaydım eğer kitabın sonundaki güzellikleri kaçırırdım. İyi ki yarım bırakmamışım...

Efsuncu Baba, sihire, büyüye ve define işine aşırı meraklı bir sofidir. Bir gün İstanbul' un tüm hazinelerini gösteren bir kitap bulur. Bu hazineleri tek başına bulamayacağı için yanına akıldan yana biraz kıt ve cahil olan iki Ermeni gencini de alır. Amaaa işin içinde iş vardır...
Efsuncu baba Babası Nasrullah efendiden kalan kitaplariyla büyüyle simyayla tılsımla uğraşip define arama madenî altına çevirmek hayalleriyle yaşamaktadır Her adımını hurafelerle atıp batıl inançlarla yaşar.
Eline geçen bir kitapta İstanbul'un hazineleri şifreli halde bildirilmiştir defineye ulaşmak kolay değildir tılsımi kaldırması gerekmektedir
Yerebatansarnıcıdan iki Ermeni arkadaş Efsuncu babanın hareketlerinden şüphelenip define aradığınin farkına varırlar..
Efsuncu baba bu iki arkadaşı tılsımi kaldırması için yardıma gelen insan görünümlü melek sanır ve olaylar entrikalar gelişir..
Gerçekten güzel bir edebiyat klasigi okudukça sanki 2 perdelik bir tiyatro yapıtı gibi gözlerinizin önünden geçiyor..
Hepimiz daima aldanıyoruz, fakat fırsat düştükçe aldatıyoruz.

Aldanıp da aldatamayanlar.. İşte aç kalan güruh bu zavallılar.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 75 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2.Basım
Haksızlık edenleri Allah birer birer çarpmadıktan sonra bu dünya düzelmez.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 27 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2.Basım
—Cenabı mevlam Mecnuniyet* ihsan buyurduysa artık aranızda kanun koyarak idare olunuz, dedi. Kendi karışmadı.

— O ki karışmadıysa işte böyle olduk..
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 27 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2.Basım *(Meşrutiyet.Anayasal monarşi.)
Henüz çoğumuz hayatın özünü anlayamayarak havada saadet, kuyu dibinde cennet arayan, birbirimizden keramet bekleyen, boş şeylere kapılan, vaatlere aldanan saf kimseleriz."
En akıllılarımız her gün aldanıyorlar. En akılsızlarımız her gün aldatıyorlar. Hepimiz daima aldanıyoruz fakat fırsat düştükçe aldatıyoruz. Bu suretle geçim dengesini biraz düzeltebiliyoruz. Aldanıp da aldatamayanlar... İşte aç kalan güruh bu zavallılardır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 75 - İş Bankası Kültür Yayınları 1. Baskı 2018

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Efsuncu Baba
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052954164
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Efsuncu Baba
Efsuncu Baba
Efsuncu Baba büyüyle, simyayla, tılsımla uğraşan; define aramak, madeni altına çevirmek, yıldıznamelerden âlemin sırrını çözmek gibi heveslere kapılmış bir zat-ı muhteremdir. Onun dünyasını batıl inançları şekillendirir, her adımını bu hurafelere göre atar. Eline yeni bir kitap geçer, İstanbul’un bütün defineleri şifreli halde bildirilmiştir bu kitapta. Defineye ulaşmak için tılsımı kaldırması gerekir, bu da Binbirdirek’teki anahtarı ve kendisine yardımcı olacak insan suretinde iki meleği bulmasına bağlıdır. Böylece Kirkor ve Agop’la tanışırız. Karın tokluğuna çalışan, ortaoyunundan fırlama bu iki komik tip Efsuncu Baba’nın karısı ve kızıyla yaşadığı konağa taşınır. Entrika giderek tüm aileyi sarar.
Hüseyin Rahmi sofu görünümlü budala karakterlerinden birini daha insanlığın en büyük derdi olarak, gülmeceyle süslü serüvenli bir dille canlandırıyor.

Kitabı okuyanlar 170 okur

  • Bekir BAŞOĞLU
  • Simay
  • İLKNUR ZEYBEK
  • seher
  • Tuğba
  • Hüseyin Yıldırım
  • feyrescursebreaker
  • Dolunay Hamurcu
  • Deniz Atabey
  • Halit Can Doğan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%24
25-34 Yaş
%26
35-44 Yaş
%32
45-54 Yaş
%14
55-64 Yaş
%4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%52.1
Erkek
%47.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.5 (16)
9
%23.5 (16)
8
%14.7 (10)
7
%19.1 (13)
6
%13.2 (9)
5
%1.5 (1)
4
%1.5 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları