Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Şıppıdık mel'un sevdi (meftun)
Puan vermedi
Grupça okuduğumuz Hüseyin Rahmi Gürpınar isimli yazarımızın kendınce mizah amaclı yazdıgı bu kitabı ilk başlarda okurken zorlandım 1907 lerde insanların bu sekılde Frenk etkisinde kalıp kendı kültüründen uzaklaşıp yer yer dilimize Fransızca kelımeler eklemesı garibime gıttı Canım Türkçemiz bu kadar zengınken bunu absürt buldum Zaten Rahmı amcamız bunu hıcvetmekte başarılı olmuş Hikâyeyi anladıkça kafamda karakterler oturdukça hikayenın kültürel yozlasmayı nasıl ele aldıgını ve bazı yabancı adetlerın bizim samımı ve içten kültürümüzü nasıl zedeledıgını gördüm Meftun karakterı menfaat için kız kardeşinin yaptıgı yanlıslara bile göz yumdu Kitaptaki hızmetcıler karakterler her biri ayrı alemdi menfaatcılık ruhu adan Z'ye herkese yerlesmıs ve hıkayenın olumlu bır hal alması zorlasmıstı Ölümler intıharlar hırsızlıklar saçma sapan hastalıklar herşey vardı ıcınde garıp bulduğum güldüğüm etkilendiğim yerler de oldu 4 bölümlük diziyi de izleyip gözümde canlandırdım roman karakterlerını ve karakterlerın bırer bırer yok oluşunu gozlemledım bu yokoluş manevi anlamda oldu Meftun Kasım karakterıni kızkardesını de mutsuz bır hayata surukledı bencilliği ile bızı mahvettı kıtapta bazılarımız dayanamadı kıtabı okumayı bıraktı Bu kitaptan aldıgım ders menfaatlerı uğruna insanları piyon gıbı kullanan insanlar da hıc bır zaman zafer kazanamaz Kitabın sonunda acı çekenler vardı ama ılahı adalet saglanmadı Doldurulması gereken boşluklar kaldı Farklı bır tanımlama oldu benım için kitabı seçen @Kitabameftunanne teşekkür ederim sızlerle okumak keyıflıydı
Sayfa Arası Yıldızlar
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20143,407 okunma
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2025 275. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2025 22:45
Şıpsevdi, Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran, romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın 1901’de yazdığı ama sansür sebebiyle 1908 yılında yayımlanan romanıdır. Hüseyin Rahmi Gürpınar, toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar, olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar. Şıpsevdi'de Tanzimat sonrası dönemin zihniyetini çarpıcı biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar Batılılaşmayla birlikte trajik bir şekilde ikileşen toplumun adeta fotoğrafını çeker. Tanzimat’tan beri Osmanlı toplumunun bir türlü uyum sağlayamadığı Batılılaşma karşısında ortaya çıkan Şık tipler, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kaleminde oldukça canlıdır. Şıpsevdi’de olayların merkezinde olan şık tip Meftun’dur. Paris’te tamamlamadığı tahsilini, tam olarak özümseyemediği Batı kültürünü ve çaktırmamaya çalıştığı cahilliğini kendince göğsünde bir madalya gibi taşır ve etrafındakileri de bütün bunlardan dolayı küçümseyen Meftun’un aslında bir anlamda acıklı hikâyesidir içine düştüğü gülünç durumlar. Yazarın diğer romanlarında da sıkça gördüğümüz alafragalık-züppelik ekseninde ilerlerken, okuyucuya da “Meftun gibi olma” mesajını verir. Meftun Bey: Romanın kahramanıdır. Avrupa özentisi içindedir. Kendi idealleri uğruna bir başkasının hayatının mahvolmasına kulak asmayacak bir yapıya sahiptir.
Edebiyat
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20143,407 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2022 24. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2022 09:20
Gürpınar, Şıpsevdi'de Meftun'un alafrangalaştırmaya çalıştığı kendi ailesi ile, komşuları kaşıkçılar kahyası Kasım Efendi'nin sofu, geri kafalı ailesi arasında bir olay örgüsü kurar ve işin içine yabancı bir karı koca da katarak bu üç grubu karışık bir aşk ve evlenme olayı etrafında toplar. Gözü parada olan Meftun kız kardeşini zengin Kasım Efendi'nin oğlu Mahir ile evlendirmek, kendi de çirkin ve kara cahil kızı Edibe'yi almak için dolaplar çevirir ve sonunda bu işleri becerir de. Ne var ki hesapları boşa çıkar, çünkü ihtiyar Kasım Efendi ölmek bilmez ve iki çocuğunu da, sözde kurnazlık etmiş olan Meftun'un başına atarak onların geçimini de Meftun'a yükler. Yazar böylece, mizah konusu olacak, birbirine karşıt iki aile yerleştirir romana. Meftun'un, büyük anası, anası, kardeşleri, hizmetçileri ile tüm ev halkını alafrangalaştırma çabaları Gürpınar'a alay etme ve komik sahneler kurma olanağını sağlar. Öte yandan faizle para vererek servet yapmış, ama çok zengin olmasına karşın cimriliği yüzünden ne yemeğine ne keyfine, ne rahatına ne çocuklarına para harcayamayan sözde dindar Kasım Efendi ile ailesi de bağnazlıkları, cahillikleri ve cimrilikleriyle alay konusu olurlar. Gürpınar din konusundaki eleştirilerinde dikkatlidir. O yıllarda bu konuda fazla ileri gidemezdi. Onun için doğrudan doğruya dine değil, yobazlığa ve dinde ki yüzlülüğe, boş inançlara takılır. Şıpsevdi kişileri bakımından, çeşitli güldürü sahneleri bakımından zengin bir romandır. Gürpınar güldürü için çeşitli yollara başvururken komik karakterler de yaratır. Gürpınar'ın okurlarını eğlendirerek eğitmek istediğini ve bu eğitmenin "yüksek bir felsefeye çekmek" anlamına geldiğini biliyoruz. Şıpsevdi'de bunu nasıl yaptığını araştırmak ve romancılığı hakkında bazı yargılara varabilmek için Meftun
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20143,407 okunma
8/10
·448 syf.··
2015 34. kitabı
Kitabı okuduğunuzda kesinlikle eğleneceksiniz. Sizi gülümsettiği anlar çok olacaktır. Ben çok sevdim. Mizah konusunda ilk akla gelenler arasına girmiş bir yazar. Günlük dilde kullanılan konuşmaları şiveleri ile çok başarılı bir şekilde aktarabilmiştir ve Ahmet Hamdi Tanpınar: "Sokak Türk Edebiyatına onunla girdi" demiştir. Romanın baş karakteri Meftun alafranga züppe olarak karşımıza çıkmakta ve romanda onun bu hali ile alay edilmektedir. Yazar Meftun üzerinden toplumu eleştirir ve yargılar. Eleştirmenler romanı incelemelerinde yazarı başarısız bulurlar, teknik açıdan tutarsızlıklar olduğunu örnekleriyle gösterirler ki bu örneklere baktığınızda eleştirmenlere hak verirsiniz. Ama benim en çok dikkatimi çeken Berna Moran'ın ifade ettiği gibi romanda yazar; toplum, ahlak, evlilik gibi konularda fikirlerini belirtmekte ve felsefi yaklaşımlarda bulunmaktadır. Lakin ilk akılda kalan kitabın mizah yönüdür. Mizah daha ön plana çıkmaktadır.
Edebiyat
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20143,407 okunma
6/10
·448 syf.··
2009 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2009 00:00
Alafrangalık budalası Meftun Bey’in çevirdiği dolaplar nedeniyle eşinin ve kendi ailesini felakete sürüklemesi anlatılmıştır. Pehlevizâde Meftun Bey tahsil için Fransa’ya gitmiş ancak başarılı otamadan geri dönmüştür. Babasından kalan Erenköy’deki köşkte alafranga yaşama arzusu vardır. Köşkteki çalışanlara alafranga yaşam tarzına göre çalışmalarını ister. Elinden de bu yaşam tarzını anlatan bir kitap düşmez. Evdeki yemek kültürünü de değiştiren Meftun Bey, evin ninesi Şeküre Hanım’ı çıldırtır. Meftun kızkardeşi Lebibe “milyoner” lakaplı Kasım Efendi’nin oğlu Mahir ile ilişkisi vardır. Meftun, kız kardeşinin onla evlenmesini istediği gibi kendisine de Mahir’in kız kardeşi Edibe’yi ister. Ancak aile kızı Meftun Bey’e vermez. Meftun ise plan kurar ve kendisine piyango çıktığını her yere yayar. Kasım Efendi ise bunun üzerine kızını Meftun’a verir ve Meftun’un kız kardeşi Lebibe de Kasım Efendi’nin oğlu Mahir ile evlenir. Ancak Meftun Bey ve konak gittikçe sefalete sürüklenir. Meftun ise damatları Mahir ile Kasım Bey’in paralarına konmak için sahte belgeler düzenler. Kasım Bey durumdan haberi olunca damadını ve oğlunu reddeder. Meftun ise karısı Edibe’yi boşar. Edibe babası Kasım Efendi’nin evine sığınır ve eve erkek aldığı duyulunca Kasım Efendiye inme iner. Mahir ise konakta intihar eder. Meftun ise Kasım Efendi’nin ölümünü beklediğini dile getirerek mirastan pay alacağını umut eder.
1000Kitap
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20143,407 okunma
Harika bir Türk Klasiği
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2022 04:06
Okuduğum kitapta Meftun adlı düzenbaz bir kişinin okumak için buyuk umutlarla amcasının yardımlarıyla eğitim için Paris'e gönderilip orada okumak yerine gezmeye eğlenmeye ve o zamanın tabiriyle alafrangalığı öğrenmeye çabalamaya uğraşmasiyla birlikte hiçbirşey öğrenemeyerek kendisine destek veren amcasının da ölümü üzerine evine dönerek ailesinin başına geçmesi ve orada öğrendiği usulleri ailesine tatbik ettirmeye çalışmasıyla ailesinde meydana gelen biraz komik ama acı ve elim olaylar silsilesini anlatıyor.Tabiri yerindeyse tilkinin kümese girmesiyle olan yıkıcı etkiyle Meftun'un evine dönmesi birebir sayılır.Meftun'da ağır basan iki özelliği alafrangalığı ve çok paragöz olması.Bu nedenlerden ötürü kendi ailesini uçuruma sürüklediği yetmediği gibi komşusu Kasım Bey'i ve çocuklarının akıbeti evdekilerle aynı oluyor.Kitap insanın içinde bulunan bencillik hırs ve ihtiraslarinin ne boyuta gelebilir hem de bu ailesini ve çevresindekileri mahvetme uğruna bile olsa? Sorusunu cevaplıyor.Kitabi tek başına özetleyen bir cümle var ki bütün romana bedel:'insanlar kendilerinden daha ahmaklarının zararına refahlıklarını kurarlar' Kitabın her yerinde alintilayacak o kadar güzel yerler var ki ayrıca kitapta Mösyö Makferlan'ın cenazeye gelenlere yaptığı konuşmasının anlatıldığı yerler tek başına önemli bir yer teşkil ederken kitabın sonundaki Meftun'un son mektubu ise baslibasina insanın özünü anlatıyor. Türk edebiyatının muhteşem bir klasiği olarak mutlaka okuyun diyorum...
1000Kitap
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20143,407 okunma
8/10
·448 syf.··
2020 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2020 07:47
Osmanlının son doneminde Fransa’da bulunup, havasından suyundan istifade etmiş olan olan kitabın ana karakteri Meftun beyin orada görüp duyduklarını memleketinde uygulamaya çalışması kitabımızın konusunu temel olarak teşkil etmektedir. Frenk usullerinin ve adetlerinin memleketimizde uygulamaya koyulmaya çalışılırken ortaya çıkan durumun vahameti, bir yandan okuyucuya güldürü unsurları sunarken diğer bir yandan da tregedyanın dik alası gözler önüne serilir. Frenk gömleği, Türk ruhuna ne kadar yakışmadı sorusunun cevabıdır bu kitap esasen. Kitapta okuyucu, yazıldığı dönemin ruhunu bulacak, hikayenin verdiği mesajla içi sıkılıp, bu gibi olayların ortaya çıktıklarında olası vehameti hakkında fikir sahibi olacaktır. Kitabı okumayı düşünenlere acizane tavsiyem sadeleştirilmemiş metinden okumaları, daha fazla tad almalarını sağlayacaktır diye düşünüyor, iyi okumalar diliyorum...
Edebiyat
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20143,407 okunma
8/10
·448 syf.··
2021 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2021 23:59
Şıpsevdi Gürpınar ile tanışma kitabım oldu çok da güzel oldu. Gürpınar ile bu kadar geç tanışmam epey üzdü beni. Ama ne demişler 'geç olsun, güç olmasın' :) Yazar romanının başındaki “Cemiyet Hayatımız ve Alafranga” başlıklı yazıda, alafrangalığın doğru anlaşıldığında bizi yükselteceğine dikkat çekmekte. Fakat alafrangalık yanlış anlaşılmış ve uygulanmıştır. Şıpsevdi körü körüne Batılı yaşama bağlanan özenti tiplerin özlerine yabancılaşmalarını anlatıyor. Meftun Batı'da eğitim görmüş , 'Şıpsevdi' lakabı ile anılan kitabın merkezindeki karakterimiz. Meftun karakteri üzerinden yanlış Batılılaşmanın aile üzerindeki etkisini görüyoruz. Oldukça esprili dilde yazılmış ve su gibi akıp giden bir toplum eleştirisi olduğunu söyleyebilirim. Okumaktan çok keyif aldığım ilk Gürpınar kitabım oldu ama kesinlikle son olmayacak. Herkese sağlıklı günler ve iyi okumalar dilerim:)
Edebiyat
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20143,407 okunma
10/10
·444 syf.··
Beğendi
·
2016 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2016 16:15
Muhtesem bir kitapti.Esere bir ask onyargisiyla yaklastim ama yanildigimi gordum.Kitapta yogunlukla yanlis batililasma ve onu takip eden ibretlik olaylar komik sekilde anlatilmis. Hic bu kadar aglanacak halleri ince bir zeka ve keskin bir dille akici anlatan yazar okumamistim. Kesinlikle tavsiye ederim.
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20143,407 okunma
Puan vermedi
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Karanlık Felsefesi Hüseyin Rahmi Gürpınar, seksen yılı bulan ömründe çeşitli türlerde çok sayıda esere imza atmış; az sayıda olmakla beraber tercümeler de yapmış bir yazarımızdır. Yazdığı döneme denk gelen edebiyat akımlarına yakınlık duymaz, toplum için sanat anlayışıyla kendine has üslubunu sürdürür. Ahmet Hamdi Tanpınar’a göre Hüseyin Rahmi’nin Türk edebiyatındaki önemi Türk romanına sokağın, gündelik konuşmanın onunla girmesidir. Berna Moran ise onun en güçlü yanının ve romancı olarak ününü sağlayan şeyin mizahı olduğunu söyler. Toplumun belli bir tabakasına değil, geniş halk kitlelerine hitap eder. Şahısları kendi dil ve şiveleri, gelenek-görenekleri ve kültürleriyle yansıtmada, tipleri karikatürize etmede oldukça başarılıdır. Gürpınar’ın, Şık isimli romanıyla yazın dünyasına girmesine vesile olan Ahmet Mithat’ın “popüler roman” anlayışını devam ettirdiği söylenir. Çok sayıda kitap yazması, eğlenceli bir üslup benimsemesi, meddah geleneğinden yararlanması, öğretici bir hava takınması açısından Ahmet Mithat’a benzediği doğrudur. Ayrıca, onun gibi Gürpınar da kitaplarını düşüncelerini yaymak için bir zemin olarak gördüğünden roman tekniğine uygun olmayan, üslup ve estetiği hiçe sayan müdahalelerde bulunur. Bu nedenle Tıpkı Ahmet Mithat’ta olduğu gibi Gürpınar da dönemindeki bazı eleştirmenler ve edebiyatçılar tarafından basitlikle itham edilmiştir. Benzerliklerine karşılık bence yazarın Ahmet Mithat’tan ayrılan yönleri çok daha çarpıcı. Örneğin, Ahmet Mithat’ın Felatun Bey ve Rakım Efendi romanıyla Gürpınar’ın Şıpsevdi romanlarını ele alalım. İkisi de Batılılaşmayı yanlış anlayarak özünden kopmuş züppe kişileri hicveder. Ancak Ahmet Mithat’ın Felatun Bey’i bu özelliğiyle yalnızca kendine zarar verir. Kendi kendini gülünç durumlara sokar,
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20143,407 okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi GürpınarYazar · 100 kitap
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi. Edebiyat hayatı Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...